Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek
Kayseri Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Haziran 2008 · 1.021 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Elitaş (AK Parti), 12 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 223) VE 223' E 1 İNCİ EK); konuşma 1.021 kelime.
Mustafa Elitaş (AK Parti, Kayseri). “Tapu kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 223) ve 223' e 1 inci ek”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-elitas-23-2008-06-12-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-223 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
223 sıra sayılı, Tapu Kanunu’nda değişiklik yapılan kanun üzerinde görüşmelerimize devam ediyoruz. Değerli milletvekillerimizin yaptıkları katkılar, eleştiriler, ilave ettikleri, gerçekten bugün yapılan kanun konuşmalarına baktığımızda esas itibarıyla eğer siyaset yapmazlarsa, politika yapmazlarsa çok teknik bilgilendirme yaptıklarını görüyoruz ve yapılan kanundan hem değerli milletvekillerimizin hem de kamuoyunun çok büyük fayda sağladığı kanaatindeyim. İktidar tarafındaki arkadaşlarımız yapılan kanunun doğruluğu çerçevesinde, diğer arkadaşlarımız da yapılan kanunun şu eksiklikleri var diye ifade ederken açıkçası hamaset yapmadıkları çerçevede bazı şeylerin daha iyi anlaşılır noktaya geldiğini görüyorum.
Biraz önce benim verdiğim bir önergeyle, 2’nci madde ilave edilmesi konusunda, muhalefet partisinden değerli milletvekili arkadaşlarımızın bu konuda ortaya koydukları tepkileri değerlendirip en azından hem milletimizin rahatlaması hem değerli milletvekillerinin bu konuda daha etkin fikir sahibi olabilmeleri amacıyla, Komisyona bu maddenin geri çekilmesini arzu ettik.
Bizim bu 2’nci maddedeki niyetimiz, Anayasa Mahkemesince, yabancılara gayrimenkul satışıyla ilgili yapılan kanunun 3’üncü maddesindeki düzenlemenin iptal edilmesiyle alakalı bir durum. Anayasa Mahkemesi iptal gerekçesinde ifade ediyor, diyor ki: “Yabancı uyruklular tarafından kurulmuş Türk şirketlerinin Türkiye’de herhangi bir şekilde gayrimenkul edinimleri sınırsız bir şekilde ortaya çıkarıldığından dolayı, bunun sınırlarının tayin edilmesi gerekir.”
Anayasa Mahkemesi, yabancılara, yabancıların ortak olduğu, Türk hukukuna göre, Türk Ticaret Kanunu ilkelerine göre, kurallarına göre kurulmuş şirketlerle ilgili herhangi bir çekincesini veya sakıncasını ortaya koymuyor. Bunun, sınırsız olarak ortaya çıktığından dolayı, Türk şirketi de olsa, yabancılar ortaksa, bunlara bir sınırlama getirilmesi lazım diyor. Yine, Anayasa Mahkemesinin itiraz gerekçeleri içerisinde “Şirket konusu içerisinde bulunmayan bir şekilde faaliyette bulunan yabancılar tarafından kurulmuş Türk şirketlerinin, şirket konusunu ana sözleşmelerinde yazmaları şartının aranması gerekir.” diyor. Aslında, herhâlde daha önceki süreçlerde, bununla ilgili yasal düzenleme çerçevesinde iktisap etmiş, gayrimenkul edinimlerini sağlamış, şirketlerini faaliyete geçirmiş şirketlerle ilgili, ana sözleşme değişikliğinin geçmişe dönük olmayacağı varsayımıyla bu düzenleme yapılmaya gidilmiş. Niye? Tamamen samimi bir niyet var, tamamen halisane bir niyet var.
Bir de, değerli milletvekilleri, askerî yasak bölgelerle ilgili, bu kanun teklifinin, benim imzamın olduğu, ek madde ilavesi verdiğimiz kanun teklifinin, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler Kanunu’yla ilgili bir düzenleme yapıyoruz.
Şimdi, bu 2565 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi askerî yasak bölgelere yakın yerlerdeki satışlarla ilgili herhangi bir sınırlama getirmemiş. Bakınız, 2565 sayılı Kanun’un 28’inci maddesini okuyorum: “Genelkurmay Başkanlığının teklifi üzerine askeri yasak bölgelere yakınlığı veya diğer stratejik nedenlerle tespit edilecek bölgelerde yabancıların taşınmaz mal edinemeyeceklerine ve izin alınmadıkça kiralayamayacaklarına, Bakanlar Kurulunca karar verilebilir.” Genelkurmay teklif edecek. Askerî stratejik bölgeleri Genelkurmay teklif edecek, Bakanlar Kurulu da buna karar verebilecek. Şu anda 28’inci maddede herhangi bir sınırlama söz konusu değil. Bizim buradaki…
HARUN ÖZTÜK (İzmir)Var, var, var!
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Harun Bey, önceki maddeleri de okuyacağım, müsaade edin.
HARUN ÖZTÜK (İzmir)Mücavir alanda Bakanlar Kurulu yetkisi var.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Harun Bey, müsaade edin. Bakın ben madde içeriğini okuyorum. Sayın Öztürk, bakın, kara askerî yasak bölgeleri, Kanun’un 5’inci maddesi, birinci derecede kara askerî yasak bölgeleri, Kanun’da nasıl olacağı sayılmış, diyor ki:
“Yurt savunması bakımından hayati önem taşıyan askeri tesis ve bölgelerin, çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen dış sınırlarının en az yüz, en fazla dörtyüz metre uzağından alınan noktaların birleştirilmesi suretiyle meydana gelen alanlarda,
Kara sınır hattı boyunca ve lüzum görülen kıyılarda otuz ila altıyüz metre derinlikteki sahalarda,
Tesis edilir.”
Ancak, Genelkurmay Başkanlığı, bu sahaların genişletilmesiyle ilgili bir düşüncesi ortaya çıktığında Bakanlar Kurulundan bu konuda genişletmekle ilgili talepte bulunabilir. Kim yetkili? Bakanlar Kurulu yetkili. Kim isteyecek? Genelkurmay Başkanlığı isteyecek. İşte, burada 28’inci madde, değerli arkadaşlar bakınız, “… Bakanlar Kurulunca karar verilebilir.” diyor, “verilir” diye bir hüküm yok. Bizim buradaki amacımız, niyetimiz, 28’inci maddedeki, tamamen sınırsız bir şekilde, 28’inci maddede sayılan askerî yasak bölgeler ve stratejik önemi haiz olduğu ifade edilen bölgelerde, kanunlar gereğince mahkemeye müracaat eden bir şirketin bu sınırsızlıktan faydalanmamak ve bunun önündeki engeli ortaya koyabilmek ve Anayasa Mahkemesinin iade gerekçesini gerçekleştirebilmek amacıyla Bakanlar Kurulunca –bakın, tekrar altını çiziyorum bu 28’inci maddenin- bu bölgelerde, Genelkurmay Başkanlığının isteyip veya istememesi… Çünkü, isteyip istememesi diye bir durum söz konusu değil. Bu bölgelerde herhangi bir şekilde yatırım yapan yabancı uyruklular tarafından kurulmuş Türk şirketlerinin burada mal edinimlerinin ortaya çıkması durumunda, Bakanlar Kurulu izin vermek zorunda. Önce, Bakanlar Kurulu “Bu stratejik bölgelerde izin verdim.” diyor. İzin vermediği bölgelerde zaten herhangi bir kişinin, yabancı uyruklu şirketin veya kişilerin mal edinmeleri mümkün değil. İzin verdi Bakanlar Kurulu, o yolu açtı. Arkasından, izin verilen bölgelerde ildeki yetkili kurullar… Kimler bunlar? Yazmışız: Valilik…
OKTAY VURAL (İzmir)Zabıta…
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Lütfen Sayın Başkanım, lütfen Sayın Başkan…
OKTAY VURAL (İzmir)İdari şeyler…
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Lütfen Sayın Başkan… Bakın, hakikaten inanarak bunu ifade etmeye çalışıyorum. Sayın Bal’ın ifadelerini, gerçi Sayın Şandır “durdurun” diye ifade etti ama biz Sayın Bal’ı ilgiyle dinledik. İnanarak söylüyorum, Sayın Bal’ın da burada muhakkak ki bu çekincelerini inanarak söylediğini ifade ediyorum.
Bakınız, burada, bu valilik bünyesinde ilgili idare temsilcilerinin katılımıyla oluşan komisyonda, edinim, ülke güvenliği ve faaliyet konusu uygunluğu değerlendirilerek karara bağlanır. Şimdi, 28’inci maddeye göre, öncelikle Bakanlar Kurulu, o bölgelerde yabancı uyruklular tarafından kurulmuş Türk şirketlerine bir izin verme konusunda bölgeyi izne açacak, izne açtıktan sonra vali başkanlığında… Neresi? İzmir. Neresi? Konya. Neresi? Kayseri. Bu bölgelerde izne açılan bölgeler varsa, bu bölgelerde vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte izin verilip verilmeyeceği konusunda valilik yetkili kılınmış, ama önce Bakanlar Kuruluna bu yetki verilmiş.
Değerli arkadaşlar, belki maddenin düzenlenmesinde teknik olarak bazı farklılıklar, bazı yanlış anlamalara meydan verecek problemler çıkabilir. Bunu Komisyonda değerli üyelerimiz, değerli arkadaşlarımız tartışabilirler, bakabilirler, değerlendirirler. Muhtemelen, Adalet Komisyonumuz herhâlde önümüzdeki hafta bu görüşmelerini tamamlayacak. Hem muhalefetten milletvekilleri hem değerli milletvekillerimiz hem de ilgili bürokrasi ve ilgili Bakanlığımız bu konuda gerekli tartışmaları yaparlar.
Biz, açık yüreklilikle AK Parti Grubu olarak şunu diyoruz: Yaptığımızın tamamen şu andaki anlattıklarımız çerçevesinde olmasını arzu ediyoruz. Bu kanun metni nasıl düzenlendi? Bu kanun metni İçişleri Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık ve askerî yetkililerle birlikte düzenlendi. Onlardan alınan görüş çerçevesinde bu kanun metni düzenlendi. Samimiyetle, iyi niyetle getirilmiş bir düzenlemedir. İnşallah, değerli milletvekillerimizin Komisyonda verecekleri katkılarla birlikte, madde metninde maddi hata varsa, madde metninde ortaya çıkacak maddi hatalar ve farklı anlamalara meydan verecek kelimelerle ilgili, cümlelerle ilgili düzenlemelerde katkı yapacaklarını ve ülkemize önemli bir maddeyi de tekrar ihdas edeceğimizi ümit ediyor, değerli milletvekillerine saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 12 Haziran 2008