Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması ile tütün ve tütün mamullerinin üretimine ilişkin (s.s.125)
Manisa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 82. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Mart 2008 · 1.045 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Enöz (MHP), 26 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ, TUZ VE ALKOL İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE TÜTÜN VE TÜTÜN MAMULLERİNİN ÜRETİMİNE İLİŞKİN (S.S.125)); konuşma 1.045 kelime.
Mustafa Enöz (MHP, Manisa). “Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması ile tütün ve tütün mamullerinin üretimine ilişkin (s.s.125)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-enoz-23-2008-03-26-tutun-tutun-mamulleri-tuz-ve-alkol-isletmeleri-genel-mudurlugunun-ye (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA ENÖZ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 125 sıra sayılı Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün Mamullerinin Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 Sayılı Kanunda ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın geneli üzerinde, şahsım adıma söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasası düzenlenmesi amacıyla 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Kanun’la, idari ve mali özerkliğe sahip Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur. Burada çalışacak olan personelin durumu ise Bakanlar Kurulu kararıyla düzenlenmiş, ancak idarenin kanuniliği esasına göre Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin yasa ile mümkün olabileceği ilkesinden hareketle, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu tespit etmiş ve bu kararı iptal etmiştir. Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumunda çalışan personelin statüsü; kadro, unvan ve sayıları; mali ve sosyal hakları, aylık ve ödenekleri ile kurumun hizmet birimleriyle ilgili konularda hukuki bir boşluk meydana geldiği bilinmektedir.
Değerli milletvekilleri, tütün, ülkemiz için kendi hâlinde bırakılacak bir ürün değildir. Türk tütünü, fakir toprakların bir ürünüdür. Bugüne kadar yapılan bütün çalışmalarda, aynı arazilerde üreticilerin hayatlarını sürdürebileceği gelir sağlayabilecek alternatif bir ürün veya ekonomik faaliyet konusu maalesef bulunamamıştır.
Şark tipi tütünün dünyada en büyük üretimi ülkemizde yapılmaktadır. Sektöre hâkim Amerikan harmanlı sigaralarda bu tütünlerin kullanılma zorunluluğunun bulunması bizim için büyük bir avantaj teşkil etmektedir. Yaklaşık dört yüz yıldır, topraklarımızda, Anadolu insanının alın teri ve emeğiyle, sabırla işlenerek üretilen Türk tütünü, kokusu ve harmanları ıslah edici özellikleriyle dünya piyasalarında marka olmuş ve özel ürün konumuna ulaşmıştır. Ülkemizde yerli veya yabancı şirketlerin yeni sigara fabrikaları kurmalarına, üretim kapasitelerini artırmalarına mevzuatta hiçbir engel bulunmamaktadır. Devletin Tekelin sigara fabrikalarından sağladığı kârı çok uluslu şirketlere terk etmesi ya da onlarla bölüşmesi için haklı sayılabilecek hiçbir haklı neden olamaz. Hükûmet edenler, Tekel sigara fabrikalarının özelleştirilmesiyle tütün ve tütün mamulleri piyasasının mutlak hâkiminin çok uluslu yabancı şirketler olacağını herhâlde biliyorlardır.
Sayın milletvekilleri, özelleştirme ile tütünden ekmeğini kazanan milyonlarca örgütsüz ve savunmasız tütün üreticisi büyük kentlerde işsiz ve yoksulların arasına karışacak ve sektör çalışanları ciddi mağduriyetler yaşayacaklardır. 1997 yılı üretimi ile en son alımı gerçekleştirilen 2006 yılı üretimleri kıyaslandığında bile üretimde yaklaşık yüzde 70’lik, üreticide ise yaklaşık yüzde 65’lik bir azalma olduğu anlaşılmaktadır.
Sayın milletvekilleri, 4733 sayılı Kanun’da yapılacağı söylenen bu düzenleme ile yaklaşık 200 ilave personel alınacağı anlaşılmaktadır. 4733 sayılı Yasa ile kurulan Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmadan yani 2002 yılı öncesi yıllarda Tekelin yaptığı işleri kıyaslayacak olursak destekleme alımı hariç neredeyse hiçbir fark olmadığını görmekteyiz. Tekelin özelleştirilme aşamasında olduğu kesin karar için Rekabet Kurulu kararının ve Özelleştirme Yüksek Kurulunun onayının beklendiği, bu onay geldiğinde de BAT firmasına 1,72 milyar dolara devredileceği herkes tarafından bilinmektedir. Her ne kadar bu ihale Tek Gıda-İş Sendikası tarafından mahkemeye taşınmışsa da sürecin işlediği bilinmektedir. Hem tecrübeleri hem de iş gücünün verimliliği açısından Tekelde çalışmakta olan personelin bugüne kadar çalıştıkları iş kolunda çalışmaya devam etmesi gerekmez miydi? Oysa Tekel çalışanları, kendi işleriyle alakalı olmayan kurumlarda görev almak durumunda kalmaktadırlar. Bu yasa ile bunu değiştirmek mümkün iken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle personel alamayan ve en yetkili ağızlardan eleman sıkıntısı her fırsatta ifade edilirken, neden bu yasa ile Tekelden alınacak personele –ki özellikle uzmanlara- kırk yaş ve 15 kişi gibi sınırlar getirilmektedir. Bunu anlamak mümkün değildir.
Tekelin bu yetişmiş personelinin, hâlen sektör düzenleyicisi olan Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumunda çalışmaları daha mantıklı ve daha faydalı olmaz mıydı?
Sayın milletvekilleri, Bitlis, Malatya, Adana, Tokat, Samsun ve İstanbul fabrikalarında işçiler iş yerlerini terk etmemek için direnmektedirler. İşten çıkartıldıklarında işsiz kalacağını bilen işçilerimiz, yetkililere seslerini duyurabilmek adına direnmeye çalışmaktadırlar.
Seçim bölgem Manisa ilimizde bir türlü faaliyete geçirilememiş olan Akhisar ve bunun yanı sıra, Osmancalı Sigara Fabrikalarının açık cezaevi olacağı yolunda haberler çıkmaktadır. Hükûmetin, bu fabrikaları hizmete sokma yerine cezaevi olarak düşünmesini kamuoyunun takdirine bırakıyorum.
Sayın milletvekilleri, yasa ile Kurumda uzman kadrosuna nasıl atama yapılacağı düzenlenmektedir. Ancak üst kurulların sektörü denetlemesi genellikle uzmanlar eliyle yapılmakta olup yasaya konulan bu yüzde 20 sınırlaması, işin niteliğine göre uzman alacak olan Kurumun, denetim ve gözetim görevlerini yaptıracağı yetişmiş teknik eleman alımına sınır getirmektedir. Tekel ve bağlı kuruluşlarından alınacak personeli 15 kişiyle sınırlaması, Tütün Kurumunun etkinliğini sağlayacak nitelik ve niceliği de sınırlandırmakta, özelleştirilme kapsamında olan faaliyet konuları Tekel ile bire bir örtüşen Tütün Kurumuna personel geçişini büyük ölçüde engellemektedir.
Yasa bu hâliyle kabul edildiği takdirde, Kurul tarafından yapılacak sözlü mülakat işin niteliğine yönelik bir sınav olmaktan çok yasayla sınırlı olarak başvurabilenlerin arasından sınırlı bir seçim niteliğinde olacaktır. Bu yöntemle seçme hakkı sınırlanan kurulun mülakat için huzuruna, işin niteliğine göre, yılların birikimine sahip yetişmiş elemanlar gelemeyeceklerdir. Sınırlamaların kaldırılmaması durumunda, özelleştirme kapsamındaki Tekelin konusunda yetişmiş, kalifiye personeli, uzmanlığına ihtiyaç bulunan Tütün Kurumu yerine belki de hayatları boyunca hiç önünden bile geçmedikleri kamu kuruluşlarında çalışmak zorunda kalacaklardır. Sınırlamaların kalkması bu açıdan da önem arz etmektedir.
Yatay geçişlerin sadece Genel Müdürlük ve bağlı kuruluşlarından sağlanacak olması özelleştirilme kapsamında olması nedeniyle önceleri Tekelde çalışırken ayrılmak zorunda kalanların yanı sıra, bugün başka kurum ve kuruluşlarda çalışan uzman personelin de önünü kapatmaktadır. Ayrıca özel sektörde en az on yıl çalışan ve yaş engeli nedeniyle uzman yardımcılığı sınavına giremeyecek olan meslek personelinin de önü kapalıdır. Bu sebepten, kuruma geçişleri Genel Müdürlük ve bağlı kuruluşlarla sınırlamanın hak kaybına neden olacağı açıktır. Hükûmet, bu kanunla birlikte tütünden ekmeğini kazanan milyonlarca örgütsüz ve savunmasız tütün üreticisi ile ilgili bir düzenleme getirmiş olsaydı daha isabetli olurdu diye düşünmekteyim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasa dışı tütün mamulleriyle etkin bir şekilde mücadele için soruna geniş bir perspektiften yaklaşılması ve yasa dışı sektöre odaklanmış etkin çözümler üretilmesi için kamu otoritesi ile üreticilerin iş birliği ve koordinasyon içerisinde mücadele etmesi gereği vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA ENÖZ (Devamla)Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulunun 2005’te hazırladığı rapor her şeyi açıklığıyla ortaya koymaktadır. Bu raporda, Barzani’nin Kuzey Irak’ta kurulan iki sigara fabrikasına, başta makine olmak üzere, sigara üretiminde kullanılan her türlü madde Mersin Serbest Bölgede kurulu yedi şirket aracılığıyla gönderildiği ifade edilmektedir. Raporda, Kuzey Irak’ta kurulu Barzani’nin fabrikalarının istenen her türlü markayı sahte olarak ürettiği ve Türkiye’ye geri soktuğu belirtilmektedir. Bu sonucu özellikle doğu ve güneydoğuda satılan sigara miktarının yüzde 80’lere varan oranlarda düşmüş olmasına bağlayan rapor, terörist örgütlerin bölgede denetim kurmuş olmaları nedeniyle buradan kazanılan parayla terörist faaliyetlerinin finans edildiğini de ortaya koymaktadır.
Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygılarımla selamlarım. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 26 Mart 2008