Bursa milletvekili mehmet emin tutan ve 4 milletvekilinin; 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi; balıkesir milletvekili ali osman sali ile bursa milletvekili mehmet altan karapaşaoğlu'nun; sosyal güvenlik kurumu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi; bilecik milletvekili yaşar tüzün'ün; 5763 sayılı iş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanunun 26 ncı maddesinin geçici 23 üncü maddesi 1 inci fıkrasında değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri mersin milletvekili mehmet şandır ve izmir milletvekili oktay vural ile 1 milletvekilinin; 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; trabzon milletvekili m. akif hamzaçebi ve ordu milletvekili rahmi güner'in 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortas
Konya Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 138. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Temmuz 2008 · 1.114 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Kalaycı (MHP), 31 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURSA MİLLETVEKİLİ MEHMET EMİN TUTAN VE 4 MİLLETVEKİLİNİN; 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ; BALIKESİR MİLLETVEKİLİ ALİ OSMAN SALİ İLE BURSA MİLLETVEKİLİ MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU'NUN; SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ; BİLECİK MİLLETVEKİLİ YAŞAR TÜZÜN'ÜN; 5763 SAYILI İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNUN 26 NCI MADDESİNİN GEÇİCİ 23 ÜNCÜ MADDESİ 1 İNCİ FIKRASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLLERİ MERSİN MİLLETVEKİLİ MEHMET ŞANDIR VE İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL İLE 1 MİLLETVEKİLİNİN; 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; TRABZON MİLLETVEKİLİ M. AKİF HAMZAÇEBİ VE ORDU MİLLETVEKİLİ RAHMİ GÜNER'İN 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTAS); konuşma 1.114 kelime.
Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Bursa milletvekili mehmet emin tutan ve 4 milletvekilinin; 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi; balıkesir milletvekili ali osman sali ile bursa milletvekili mehmet altan karapaşaoğlu'nun; sosyal güvenlik kurumu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi; bilecik milletvekili yaşar tüzün'ün; 5763 sayılı iş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanunun 26 ncı maddesinin geçici 23 üncü maddesi 1 inci fıkrasında değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; milliyetçi hareket partisi grup başkanvekilleri mersin milletvekili mehmet şandır ve izmir milletvekili oktay vural ile 1 milletvekilinin; 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; trabzon milletvekili m. akif hamzaçebi ve ordu milletvekili rahmi güner'in 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortas”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 31 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2008-07-31-bursa-milletvekili-mehmet-emin-tutan-ve-4-milletvekilinin-5510-sayili (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 282 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 4’üncü maddesi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle muhterem heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’a eklenen prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler 26 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe girmiş ve bu hükümlerden yararlanmak için başvuru süresi 28 Temmuz 2008 Pazartesi itibarıyla sona ermiştir.
Bu hükümlere göre 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre takip edilen sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, sosyal yardım zammı borçları, özel bina inşaatı ve ihale konusu işlerden fark işçiliğe ilişkin borçlar, isteğe bağlı sigortalıların prim borçları, topluluk sigortasına tabi olanların prim borçları ve BAĞ-KUR’luların prim ve sosyal güvenlik destek primi borçlarının Kanun’un yürürlüğünden itibaren iki ay içinde müracaat edilmesi hâlinde peşin veya yirmi dört aya kadar eşit taksitler hâlinde ödenebilmesi imkânı getirilmiştir.
Ancak, yeniden yapılandırmadan yararlanabilmek için Kanun’da öngörülen iki aylık başvuru süresi yeterli olmamıştır. Kanun’un getirdiği imkânlardan kapsama giren tüm vatandaşlarımız yeterince aydınlanma imkânı bulunmadan süre sona ermiştir. Kanun 26 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe girmesine ve iki aylık başvuru süreci başlamasına karşın Sosyal Güvenlik Kurumu bu tarih itibarıyla hazır hâle gelememiş, bürokrat arkadaşlarımızın her türlü çabasına rağmen Kanun’un uygulamasına ilişkin 2850 sayılı Genelge ancak 3 Haziran 2008 tarihinde çıkarılabilmiştir. Sürecin başlamasından sekiz gün sonra çıkarılabilen ve elli sayfadan oluşan genelgenin il müdürlüklerince okunup incelenerek uygulamaya geçilmesi de takdir edersiniz ki önemli bir sürenin geçmesini gerektirmiştir. Dolayısıyla işverenlerimize ve sigortalılarımıza tanınan iki aylık başvuru süresinin önemli bir kısmı hazırlık çalışmalarında geçmiştir.
Ayrıca, peşin ödeme uygulamasında başvuru tarihini takip eden bir ay içinde ödeme şartı ve taksitle ödeme uygulamasında da başvuru tarihini takip eden ayda taksitlerin ödenmeye başlanması şartı, içinde yaşanılan ağır ekonomik koşullar nedeniyle zor durumda bulunan işverenler ve sigortalıların yeniden yapılandırma sonucu borcu yarıya kadar düşmesine karşın bu borcu ödeyecek imkânının olmaması, bankalardan kredi kullanmak için yaptığı başvurulardan sonuç alamaması, dolayısıyla, prim borçlarını ödeyebilmek için gerekli kaynağı temin edememesinin, yeniden yapılandırma için başvuru yapmaktan imtina etmelerine yol açtığı da bir gerçektir.
Kurum bu konuya ancak başvuru süresinin dolmasına bir hafta kala, 21 Temmuz 2008 tarihi itibarıyla çözüm getirebilmiş, Halk Bankasıyla protokol yapılarak vatandaşlarımıza kredi imkânı sağlanmıştır.
Gerekli kaynağı temin edemeyeceği düşüncesiyle yeniden yapılandırma için başvuru yapmaktan imtina eden vatandaşlarımızın birçoğunun bu kısa süre içinde kredi imkânından bilgidar olamadığı kanaatini taşımaktayım. Ayrıca, verilen kredinin borcu karşılamaması nedeniyle bu imkândan yararlanamayan vatandaşlarımız da çaresizlik içinde bizleri aramaktadır.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz teklifte, bu teklifin yasalaşarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işverenlerimize ve sigortalılarımıza yirmi günlük başvuru süresi tanınmakta, başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren yirmi gün içinde borç aslının tamamını ve gecikme cezasıyla gecikme zammının yüzde 20’sini ödemeleri hâlinde gecikme cezası ve gecikme zammının yüzde 80’inin terkin edilmesi öngörülmektedir.
Az önce belirttiğim gerekçeler, borçlarını yeniden yapılandırma imkânından yararlanamayan işveren ve sigortalılarımıza tekrar başvuru imkânı verilmesini gerekli kılmıştır. Nitekim, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, yeniden yapılandırma uygulamasından beklenen sonucun alınabilmesi ve vatandaşlarımızın süre darlığı nedeniyle mağduriyetine neden olunmaması için, 28 Temmuz 2008 tarihinde tamamlanan yeniden yapılandırma uygulamasında gerek başvuru süresinin gerekse peşin ödeme süresiyle taksitle ödemenin başlangıç süresinin bir ay uzatılması hususlarını içeren kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verdik. Bu konuda verilen tüm teklifler komisyonda birleştirilerek görüşülmüş ve bugün Genel Kurula getirilmiştir.
Görüştüğümüz teklifte, komisyon görüşmelerimizde de belirttiğimiz üzere, başvuru süresinin yine yetersiz kalacağı endişesini taşımaktayız. Ayrıca, şartlarda bir değişiklik yapılmasına da karşı olduğumuzu açık bir şekilde belirtmek istiyorum. Daha üç gün önce, 28 Temmuz 2008 tarihi itibarıyla sona eren uygulamada borç aslının tamamının ve gecikme cezasıyla gecikme zammının yüzde 15’inin ödenmesi hâlinde yüzde 85’inin terkin edilmesi uygulanmışken, şimdi borç aslının tamamının ve gecikme cezası ile gecikme zammının yüzde 20’sinin ödenmesi hâlinde yüzde 80’inin terkin edilmesi öngörülmektedir.
Neden 5 puanlık bir artışa gidiyoruz? Vatandaşlarımızı neden cezalandırmak istiyoruz? Sizlere soruyorum: Konuya tam vâkıf olduğu ve imkânı bulunduğu hâlde, neredeyse yarı yarıya kadar inen borcunu ödeyerek bu uygulamadan kim yararlanmak istemez? Kaldı ki sadece borçtan kurtulunmakla kalmıyor, emeklilikte bağlanacak maaşın yanı sıra sağlık yardımlarından yararlanma imkânını da beraberinde getiriyor.
Teklif ile getirilen hakkın, yeterince bilgilendirilmemiş ve imkân bulamamış vatandaşlarımıza yönelik olduğunu kabul ediyorsak şartları değiştirmememiz gerekiyor. Kesinlikle bu uygulamadan yararlanmak istemeyenlere yeni bir hak vermenin zaten bir anlamı yok.
Bugüne kadar peşin ödeme yolunu seçerek borçlarını ödeyen vatandaşlarımıza bir haksızlık yapılması endişesiyle şartlarda bir değişiklik yapılması düşünülmüş ise diyeceğim şudur: Bu durumda olanların büyük çoğunluğu, belki de tamamı emeklilik süresini tamamlayanlardır. Zira emekli maaşının hemen bağlanması önemlidir. Ödenen paranın hemen karşılığı alınmaya başlanmaktadır. Bu durumda olanlar için başvuru süresi altı ay bile olsa bu imkândan daha ilk günlerde yararlanma yolunu seçeceği kesindir. Bizim milletimiz akıllıdır, hesabını kitabını iyi yapar.
Sayın Bakanım, önümüzde hasat mevsimi geliyor. Aslında, geçici 24’üncü maddeyle ilk uygulamamızdan yararlanan sigortalılarımıza ve işverenlerimize bu ödeme süresini hasat sonuna bırakmayı düzenlesek daha doğru olur kanaatindeyim.
Benim bir de şöyle bir endişem var: Vatandaşımız başvurusunu yapıyor -epeyce vatandaşımız başvurusunu yaptı- ancak iş borç ödemeye gelince gerekli kaynağı temin edememeden dolayı bu başvurusunun yanabileceği endişesini taşımaktayım. O nedenle, ödeme konusunda vatandaşlarımızın içinde bulunduğu sıkıntılar da dikkate alınarak, en azından eylül-ekim ayına kadar, bu hasat sonuna kadar –özellikle, biliyorsunuz, BAĞ-KUR’lu esnaf ve çiftçilerimiz bu kapsamda- onların bu durumunun dikkate alınmasının daha doğru olacağını, ilk uygulamadan yararlananlara da aynı ödeme hakkının, uzatılması hakkının verilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum.
Değerli milletvekilleri, gündemimizi işgal eden bir konuya daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Biliyorsunuz konut edindirme yardımı ödemeleri başladı. Ancak 100 binlerce, hatta milyonlarla ifade edilebilecek sayıda vatandaşımız büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır, ya hiç adını görememiş listelerde ya da çok komik rakamlarla karşı karşıya kalmış, beklentileri, hayalleri, ümitleri suya düşmüştür. 1987-95 yılları arasında çalışanların -ki bunların birçoğu bugünlerde emekli, belki bir kısmı da vefat etmiş durumda, onların dul ve yetimleri bunu ümitle bekliyorlar- kesintilerinin zamanında yatmamasının, yatırılmamasının sorumluluğunu yine bunlara ödetmek hakkaniyetle bağdaşmaz diyorum. O dönemki kayıtları ayıklamak, doğru listeleri yapabilmek gerçekten zor; bunun farkındayız. Yıllarca bu konuda çalışmalar da yapıldı. Sayın Başbakanın bu ödemeler için söylediği şu lafı açıkçası yadırgadık: “Tozlu raflardan indirdik, arşivlerden çıkardık, ödüyoruz.” diyor. Anlaşılan o ki Hükûmet beş buçuk yıldır hiçbir şey yapmamış, arşivlerde tutmuş dosyaları, şimdi arşivlerden indirmiş, ödemek istiyor. Tabii ki birçok hatalarla, birçok yanlışlıklarla karşı karşıya kalınmıştır. Gerçekten vatandaşlarımız hayal kırıklığına uğramıştır. Gelinen tablo bunu göstermektedir.
Bu konuda bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Bu, bana göre bir skandaldır. Vatandaşlarımızın T.C. kimlik numarası, sicil numarası ve adı soyadı Resmî Gazete’yle ilan edilmiştir. Telefonlarımızı ve adreslerimizi bari ilan etmediniz, ona şükür diyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kalaycı, devam edin.
MUSTAFA KALAYCI (Devamla)Neden sadece T.C. kimlik numarası veya emekli sicil numarası, sigorta sicil numarası ile bu ilan yapılmamıştır, gerçekten bu sorgulanmalıdır. Kişilerin isimleriyle beraber kimlik numaraları ve sicil numaralarının Resmî Gazete’de ilan edilmesi –ki, bu, milyonlarca vatandaşımızdır- çok yanlış olmuştur. Bu bir skandaldır diyorum.
Teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 31 Temmuz 2008