İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 136. BİRLEŞİM · CUMA

Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)

Mustafa Kalaycı

Konya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 136. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Temmuz 2010 · 1.186 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Kalaycı (MHP), 16 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; HARÇLAR KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; ORDU MİLLETVEKİLİ RAHMİ GÜNER'İN; 3717 SAYILI ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN VE 657 SAYILI KANUNUN 152 NCİ MADDESİNİN "II-TAZMİNATLAR" KISMININ (G) BÖLÜMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KONYA MİLLETVEKİLİ KERİM ÖZKUL VE 4 MİLLETVEKİLİNİN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK'IN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:536)); konuşma 1.186 kelime.

Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)”. TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2010-07-16-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; temel kanun olarak görüşülmekte olan 536 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bu tasarı “torba kanun” olarak nitelenen bir özellik göstermektedir. Konu ve amaç bütünlüğü bulunmadığından sağlıklı bir şekilde müzakere edilmesi mümkün olmayan torba kanun uygulamaları nedeniyle kanunlarda sık sık ek ve değişiklik yapılmak zorunda kalınmaktadır.

Tasarı Meclise “Maliye torba tasarısı” olarak gelmiş ancak Komisyonda yirmi iki yeni maddenin ilavesiyle birbiriyle ilgili ilgisiz, ivedi ivedi olmayan birçok konuyu kapsayan tasarı hâline dönüşmüştür. Sanki “var var” ya da “yok yok” diye satış yapan mağazalar gibi, her şey var gibi ama içeriğine bakınca aslında vatandaşın esas sorunlarına çözüm getiren hükümler bulunmamaktadır.

Tasarıda bazı kanunlardaki birtakım hükümlerin Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle oluşan hukuki boşlukları gidermek üzere düzenlemelere yer verilmekle birlikte, yapılan düzenlemeler Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesini karşılamamaktadır.

Tasarının bazı maddeleri Gelir İdaresinin idari yapılanması ve vergi incelemelerine yönelik düzenlemelerden oluşmaktadır. Burada söz konusu olan, parça parça düzenlemelerdir. Birçoğu, komisyonda tasarıdan çıkarılmıştır. Hükûmet, ne yapmak istediğinden aslında emin değildir.

Tasarıyla vergi incelemelerinin siyasetin güdümüne sokulmakta olduğu yönünde kamuoyunda ciddi kaygılar oluşmuştur. Öteden beri, vergi incelemesine yetkili birimler veya unvanların sayısı çok fazladır. Tasarı bu noktada bir yenilik getirmemektedir. Tasarıyla taşradaki vergi denetiminin yükünü çeken vergi denetmenlerinin sorunları çözülmemekte, statü ve maaş eşitsizlikleri giderilmemektedir.

Vergi dairelerindeki sorunlara da çözüm getirilmemektedir. Ek ücret ve unvan almak için binlerce personel uzman yapılırken ara kademe yöneticiliği ihmal edilmektedir. Müdür ve müdür yardımcıları, sicil amiri olduğu personelinden daha az maaş almaktadır. Tasarıda bunu düzeltmeye yönelik de bir düzenleme yoktur.

Bu tasarıda iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, sağlık yardımları ile ilgili olarak İş Kanunu, Bakanlık Teşkilat Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerinde ek ve değişiklik yapan maddeler yer almaktadır.

Ancak, insanlık dışı koşullarda büyük çoğunluğu sigortasız olarak çalıştırılmış ve meslek hastalığı silikozise yakalanmış kot kumlama işçilerinin, sosyal güvenlik haklarından yararlandırılmasına yönelik olarak bu tasarıda bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bugün Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesinin çabalarıyla tespit edilebilen silikozis hastası kot işçilerinin sayısı 600 civarındadır.

Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi öncülüğünde 50 işçi ve aileleri Türkiye Büyük Millet Meclisinde tüm parti grupları ile ayrıca Devlet Bakanı Sayın Cevdet Yılmaz, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Sayın Zafer Üskül ile görüşmeler yapmış, herkesten destek aldıkları yönünde basına yansımıştır.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak diyoruz ki: “Gelin, bir hayır yapalım ve meslek hastalığı silikozis hastalığına yakalanmış kot kumlama işçilerinin sorunlarını çözecek düzenlemeyi, tüm partiler olarak ortak bir önergeyle bu tasarıya dâhil edelim. Biz varız, sözümüzün arkasındayız, işte çözüm.”

Değerli milletvekilleri, bu tasarıda kişiye özel düzenleme kanaatini uyandıran maddeler de yer almaktadır. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun yönetimindeki kurumların, kamu idarelerinin doğrudan ya da dolaylı hissedarı olduğu kurumların, KİT'lerin, bağlı ortaklıklarının ve iştiraklerinin yönetiminde mali müşavirlerin görev alabilmelerine imkân sağlayan düzenleme yapılmaktadır. Bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu durumda olan kişi var mıdır acaba, diye de merak ediyorum.

Değerli AKP milletvekili arkadaşlarım, bunu lütfen siz de sorgulayın; böylesi hükümlerin getirilmesinin zamanı mı, yeri mi, ayrıca doğru mu? Memleketin bütün sorunları bitti de sıra buna mı geldi?

Bu tasarıda hazine taşınmazları ile ilgili düzenlemeler de yer almaktadır. Hazine taşınmazlarını işgal edenlerden alınan ecri misillerin tespitinde, takdirinde, tebliğinde ve tahsilatında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Ecri misil takdirlerinde eşitlik, adalet, genellik, ödeme gücü konularında objektif kriterler uygulanmadığı gibi Türkiye genelinde de bir uygulama birliği yoktur. Çok sayıda vatandaş ecri misil uygulamaları nedeniyle zarar görmektedir. Bu yüzden ecri misil alacaklarının yeniden yapılandırılarak, ecri misil ve faizinde indirim yapılarak uzun vadeli taksitlendirilmesini gerekli görmekteyiz.

Yine toprak reformu çerçevesinde satılan arazilerle ilgili de sorunlar bulunmaktadır. Mesela, Konya’nın Cihanbeyli ilçesine bağlı Günyüzü ve Taşpınar beldelerinde 2004 yılında gerçekleştirilen arazi dağıtım projesi kapsamında Taşpınar’da 723, Günyüzü’nde ise 505 çiftçiye meradan tarım arazisine dönüştürülen toplam 56 bin dekar arazinin tapusu dağıtılmıştır. Ancak, çiftçilerimiz, kuraklık ve yanlış politikalar nedeniyle gelir elde edemediğinden taksitlerini ödeyememiş, icra uygulamalarıyla karşı karşıya kalmıştır. 6183 sayılı Kanun’a göre gecikme faizi ve zam uygulandığından, katlanan borçları çiftçilerimizin ödemesine imkân yoktur. Vergi, prim ve kredi borçlarının ödenmesinde yeniden yapılandırmalar yapılmış olmasına karşın, bu konuda bugüne kadar hiçbir ödeme kolaylığı getirilmemiştir. Taşpınar ve Günyüzü beldesinde yaşayan çiftçilerimizin bugünkü durumu kanayan yaraya bir örnektir. Aslında, benzer durumda olan birçok beldemizde, ilçemizde, ilimizde çiftçilerimiz vardır. Bu konuda mutlaka bir düzenlemeye gidilmelidir.

Yine, konut alanı ve köy genel ihtiyaçları amacıyla köylüye verilen taşınmazlarla ilgili uygulamada da sorunlar yaşanmaktadır. 442 sayılı Köy Kanunu’nun 20/5/1987 tarihli ve 3367 sayılı Kanun’la eklenen 12’nci maddesi ile köy yerleşme planında konut alanı ve köy genel ihtiyaçlarına ayrılan yerlerin, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan mera, yaylak, seyrangâh, yol, harman ve panayır yerleri gibi alanların ve hazinenin mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmaz malların köy yerleşme planının onayıyla bu vasıflarını kendiliğinden kaybetmesi ve valiliğin talebi üzerine köy tüzel kişiliği adına resen tapuya tescil edilmesi hükme bağlanmıştır. Bu maddede 27/5/2004 tarihli ve 5178 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik sonucu, Hazinenin mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazların devrinin Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle yapılması şartı getirilmiştir. Başlangıçta uygun görüş verilmekte iken mevzuatta herhangi bir değişiklik olmamasına karşın, verilen farklı görüşler nedeniyle köy yerleşim planları yaklaşık bir yıldır kilitlenmiş, açılan davalar ve konulan tedbirler nedeniyle köylüler mağdur olmuştur. Tapular iptal edilmiş, 100-150-200 milyara varan masraflar köylünün sırtında kalmıştır. Bu konuda yaşanan sorunlar mutlaka çözüme kavuşturulmalıdır. Gerçek ihtiyacı olan köylülere çıkarılan tapular, sırf görüş alınmadı diye iptal ettirilmemelidir.

Değerli milletvekilleri, tasarı, çeşitli konuları içeren ve geçici maddelerle birlikte yetmiş maddeden oluşmasına karşın ne çiftçimizin ne esnafımızın ne sanayicimizin ne çalışanımızın ne emeklimizin ne de iş bulamayan gençlerimizin hiçbir beklentisine cevap vermemektedir.

Vergi kanunlarında değişiklikleri de içeren bir tasarıyı görüşüyoruz. Ne gariptir ki Sayın Başbakan tarafından, bakanlar tarafından verilen sözleri de bu tasarıda göremiyoruz. "Haberleşme üzerinden vergiler kaldırılacak." dendi "Özel iletişim vergisi kaldırılacak." gibi sözler verildi ancak bu sözler havada kaldı.

Yine, çiftçi ve köylünün hasat dönemi dikkate alınarak tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedellerine ilişkin faturaların, yılda en fazla 2 defa düzenlenmesi konusunda söz verilmiş olmasına rağmen, bugüne kadar gerekli düzenleme yapılmamış olup bu tasarıda da yoktur.

Çiftçilerimizin ürün girdilerine aşırı zam yapılırken ürün fiyatları, tarımsal desteklemeler ve prim bedelleri düşük belirlenmiş ve geç ödenmiştir. Bu sebeplerden dolayı çiftçilerimiz elektrik borçlarını, kredi borçlarını, prim borçlarını ödeyemedikleri için idari ve kanuni takibe uğramaktadırlar. Çiftçilerimizin artık dayanacak gücü kalmamıştır. Çiftçilerimizin bu borçları mutlaka ödenebilir şekilde yapılandırılmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

MUSTAFA KALAYCI (Devamla)Sayın Başbakan 10 Nisan 2010 tarihinde ekonomi ile ilgili 6 bakan ile birlikte İstanbul Dolmabahçe Sarayı Başbakanlık Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısı ile "Esnaf ve Sanatkârlar Değişim, Dönüşüm ve Destek Strateji Belgesi ve Eylem Planı"nı açıklamıştır. Ancak bugüne kadar bu eylem planıyla ilgili, aradan üç ay geçmiş olmasına rağmen bir gelişme yoktur. O toplantıda Sayın Başbakan "Esnaf muaflığı kapsamındaki meslek kolları için, 'vergiden muaf esnaf belgesi' uygulaması getiriyoruz. Gelir Vergisi Kanunu Tasarısı’nda, basit usulden gerçek usule geçen esnaf ve sanatkârların şartlar oluştuğunda basit usulde vergilendirilmelerini sağlayacak düzenlemelere yer vermeyi planlıyoruz." diye açıklama yapmıştır. Ancak bu düzenleme hâlen yapılmamıştır. Aslında, Sayın Bakan, bu kanun, bu düzenleme için Hükûmetinizin verdiği, Sayın Başbakanın verdiği sözün de yerine gelmesi için bir fırsat idi. Nedense bu haksız, bu eşitliğe aykırı olan bu hüküm maalesef bu tasarıda da düzenlenmemiş oldu.

Ben teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 16 Temmuz 2010

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook