İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 83. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)

Mustafa Özyürek

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 83. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Nisan 2005 · 1.159 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Özyürek (CHP), 13 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 1.159 kelime.

Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2005-04-13-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz gelir idaresiyle ilgili tasarı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, çok önemli bir tasarıyı görüşüyoruz; çünkü, toplumların hayatında, devlet hayatında vergi toplanması çok önemli bir olaydır. Verginin adil toplanması ve yerinde harcanması, bütün kamu hukukunun konusunu oluşturmuştur. Magna Carta'dan beri bu konular hep tartışılagelmiştir.

Vergi sistemi dediğiniz zaman, öncelikle, bir, vergi kanunları ve onunla ilgili mevzuat, arkasından, o mevzuatın uygulanmasını denetleyecek, vergiyi toplayacak bir örgüt anlaşılır. O bakımdan, görüşmekte olduğumuz tasarı, vergi kanunu yapmak kadar önemlidir, hatta, bugün içinde bulunduğumuz şartlar açısından çok daha önemlidir.

Ben, 1962 yılında Maliye Bakanlığına hesap uzmanı olarak girdiğimden iki sene sonra, 1964 yılında, vergi idaresini yeniden yapılandırma konusunda Bakanlıkta oluşturulmuş bir projede çalışmıştım; yani, 1964-2005. Benim açımdan kırk yılık bir mesele; ama, Maliye Bakanlığında çalışanlar açısından çok daha önemli, 1930'lara kadar giden bir hayal, bir umut.

Şimdi, bu hayali, bu umudu hayata geçirme, uygulama şansı bu Meclisin önüne gelmişti; ama, ne yazık ki, tasarıyı incelediğimiz zaman, o hayalleri, o umutları gerçekleştiren bir tasarıyla karşı karşıya olmadığımız ortaya çıktı.

Şimdi, burada yapılmak istenen, bugünkü sistemin, bugünkü örgütün, Gelirler Genel Müdürlüğü olarak çalışmakta olan teşkilatın bazı noktalarını değiştirmek ve adını değiştirmekten ibaret bir tasarıyla karşı karşıyayız. Bu şansın, bu umudun iyi kullanılmamış olmasından, bir vatandaş olarak, bir milletvekili olarak büyük üzüntü duydum.

Değerli arkadaşlarım, nedir, nerelerde gereğini yapmadık, yapamıyoruz... Öncelikle, bu tasarı, mevcut durumu esas almış. Herkesin, bugün çalışanların konumuna fazla dokunmayayım, kimseyi tedirgin etmeyeyim, rahatsız etmeyeyim anlayışı içinde, durumu kurtaran, bugünü kurtaran bir anlayışla bu tasarı hazırlanmış. Oysa, daha köktenci, daha radikal bir değişimi Meclisin huzuruna getirmek gerekiyordu; çünkü, 43 000'den fazla çalışanı olan, hem vergi idaresini hem de geniş ölçüde vergi denetimini bünyesinde bulunduran bu teşkilatın iyi işler bir şekilde yeniden yapılandırılması, burada sürekli görüştüğümüz yeni yeni vergi kanunları gelmesini engelleyecek bir düzenlemeydi. Eğer, vergi idaresini güçlü kılabilseydik, vergi denetimini etkin kılabilseydik, yeni yeni vergi kanunlarına, ek vergi kanunlarına, olağanüstü vergi kanunlarına ihtiyaç olmazdı; ama, ne yazık ki, eğer tasarı bu şekliyle kanunlaşacaksa, yeni bir şey yapılmadığı için, bir hamle yapılmadığı için, bir radikal değişiklik hayata geçirilemediği için, yine geçmiş dönemlerde olduğu gibi, işte, bütçe zamanı geldiğinde bütçeyi hazırlayacağız, bütçedeki açıklara bakacağız, bütçenin açıklarının önemli kısmını borçlanmayla gidereceğiz ve daha da eksik kalan noktalarını vergilere zam yaparak, yeni yeni vergi kanunları çıkararak gerçekleştireceğiz. Oysa, bu teşkilat etkin ve güçlü hale getirilebilirse, getirilseydi, mevcut kanunlarla bile çok daha iyi bir vergi toplamak mümkün olabilirdi.

Değerli arkadaşlarım, bugün, Türkiye'nin en önemli sorunu, ekonomistler açısından en önemli sorunu, kayıtdışı ekonomidir. Çok çeşitli rakamlar verilir; fakat, adı üstünde, kayıtdışı olduğu için, bu konudaki rakamların hepsi, hem doğrudur hem yanlıştır. Böylesine kayıtdışılığın yoğun olduğu bir ülkede, kayıtdışılıkla mücadele edecek bir vergi idaresinin ve bir vergi denetiminin oluşturulması gerekirdi. Şimdi, vergi denetiminin, hep şikâyetçi olduğumuz çokbaşlılığı, planlı programlı çalıştırma şansının olmayışı konusunda, bu tasarıyla, ne yazık ki, bir adım atılamamıştır. Yine, vergi denetiminde çokbaşlılık devam etmektedir; vergi denetimi yapan örgütlerimizin bir kısmı Maliye Bakanlığı bünyesinde kalmakta, bir bölümü gelir idaresinin bünyesine alınmaktadır. Bu ikiliği, bu çoklu yapıyı teke indirmek, bu tasarıyla, ne yazık ki, mümkün değildir; çünkü, bu tasarıyla, vergi idaresi, hak ettiği düzeye çıkarılamamaktadır. O nedenle de, tarihî geçmişleri olan Maliye Müfettişleri, Hesap Uzmanları Kurulu gibi kurullar, bu tasarıyla oluşturulan gelir idaresi çatısı altına girmek istememişlerdir, bunda da haklıdırlar; çünkü, bu teşkilat, yeteri kadar etkin ve kamu idaresinde hak ettiği noktada değildir. Teşkilat, müsteşarlığın biraz altında, genel müdürlüğün biraz üzerinde bir noktaya taşınmıştır. Oysa, bu teşkilatın, belki ayrı bir bakanlık olarak, onu yapamıyorsak, ayrı bir müsteşarlık olarak örgütlenmesinde zorunluluk vardı. Tabiî, müsteşarlık demek, bakanlık demek, sadece unvanlar vermek demek değil, o şekilde etkinliği sağlayacak bütün birimlerin yeniden yapılandırılmasıdır. Bu, ne yazık ki, sağlanamamıştır; önemli bir fırsat kaçmıştır. İnşallah, daha sonra, bu konuda radikal bir çözümü, gerçek anlamda bir gelir idaresini yeniden yapılandırma şansını Parlamentomuz yakalayacaktır.

Değerli arkadaşlarım, bu tasarıyla, önce, gelir idaresinde çalışanlar son derece rahatsız edilmiştir. Vergi dairesi müdür yardımcılıkları, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonuna gelen tasarıda yoktur. Yani, vergi dairesi müdür yardımcılarının, şeflerin kadroları kaldırılmıştır. Daha sonra, komisyonda bu kadrolar tekrar konulmuştur; ama, insanlar, 6 000'in üzerinde çalışan, bir kere, huzursuz edilmiştir. "Acaba, Meclisten çıkarken, gene bir gece yarısı önergesiyle bizim kadrolarımız kaldırılacak mıdır" kuşkusu insanlara hâkimdir. Ayrıca, âdeta, o insanlara, vergi dairesi müdür yardımcılarına, vergi dairesinde çalışan şeflere, bir anlamda "size ihtiyaç yoktur, siz olmasanız da bu işler yürür" izlenimi, havası verilmiştir; ama, yanlıştan dönülmüş olması da önemlidir. Umarım, bu kanun tasarısı burada görüşülürken, bir önergeyle, bir sürprizle karşılaşmayız ve müdür yardımcılarının, şeflerin kadroları iptal edilmez.

Değerli arkadaşlarım, bir örgütün etkin çalışması, orada çalışan insanların motivasyonuna bağlıdır. Onları yüreklendiren, onların daha iyi çalışmalarını özendiren önlemleri o teşkilat yasasına koyarsanız, oradaki insanlardan daha çok verim alırsınız. Tasarıdaki bu eksikliği, Plan ve Bütçe Komisyonundaki müzakereler sırasında, altkomisyonda görev yapan arkadaşlarımız görmüşler ve personele 4 maaş ikramiye verilmesi şeklinde bir öneri geliştirmişlerdir; ama, ne yazık ki, hükümetin de katıldığı bir önerge verilmek suretiyle, komisyonda, bu 4 maaş ikramiye kaldırılmıştır. Bu da, insanları, orada çalışanları önce bir umuda sevk etmiş, o umutları kısa sürmüş ve hevesleri kursaklarında kalmıştır, bu 4 maaş ikramiye kaldırılmış, bu tasarıda çıkmıştır. İnşallah, milletvekilleri olarak, bu idarede çalışan insanların gerçekten çok güç durumda olduğunu düşünüp, bu 4 maaş ikramiye konusunu tekrar burada canlandırmamız, hayata geçirmemiz mümkün olur.

Değerli arkadaşlarım, bu ikramiyeden niçin vazgeçildiğini sorduğumuz zaman, Sayın Bakan, personel reformunu yakında getireceklerini söylemişler, o nedenle buna ihtiyaç yok demişlerdir. Oysa, Plan ve Bütçe Komisyonunun altkomisyonundan gelen tasarıda deniliyordu ki "personel reformu yürürlüğe girinceye kadar 4 maaş ikramiye verilmesi." Yani, ne sakıncası vardı?! Sanki, yarın yeni bir personel reformu mu getirilecek?! Belli ki, uzunca bir süre personel reformu falan getirilmeyecek veya personel reformu adı altında bir tasarı çıkarsak bile, memurların durumunu düzeltecek, onlara yeni yeni ücret artışları getirecek, sosyal haklar getirecek bir değişiklik yapmamız söz konusu değildir.

Yine, Plan ve Bütçe Komisyonuna gelen ilk tasarı da, gelir idaresinin başına özel sektörden bir daire başkanının getirilmesi şeklinde öneri vardı. Altkomisyonda bu öneri çıkarıldı. Daha sonra, bizim, özellikle Cumhuriyet Halk Partililer olarak büyük, ısrarlı taleplerimiz üzerine, bu konulmadı; yani, önünüzdeki tasarı eğer bu şekliyle yasalaşırsa, özel sektörden gelir idaresi başkanlığına bir tayin yapılmak mümkün olmayacak.

Değerli arkadaşlarım, bu konu kamuoyunda da çok tartışıldı. Sayın Bakan, bizi, biraz maliyeci olmakla, maliyeci mutaassıbı gibi davranmakla suçladı; ama, bu, mutaassıplıkla filan ilgili olmayan bir şey. Bir KİT'in başına özel sektörden birisini getirebilirsiniz, yararlı da olabilir; ama, vergi toplamak gibi, kamunun, devletin başlıca işinin başına özel sektörden birisini getirmek, işin tabiatına aykırı, mantığına aykırı.

Ayrıca, özel sektördeki ilişkilerle, özel sektördeki anlayışla, Maliye Bakanlığında vergi toplamakla görevli olan insanların anlayışı arasında çok büyük farklar vardır. O nedenle, bu yola gidilmedi, tasarıdan çıkarıldı. Umarım, bu görüşmelerde sürpriz bir önergeyle karşı karşıya kalmayız; ama, bu düşünce çok yanlıştır. Belki bugün değil; ama, yarın tekrar huzurunuza gelebilir. Pek çok noktada özel sektörden yönetici getirebilirsiniz; fakat, gelir idaresi gibi, vergi toplamakla, vergi denetimiyle görevli bir idarenin başına özel sektörden birisinin getirilmesi, her bakımdan son derece yanlış olur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 13 Nisan 2005

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook