Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle
Diyarbakır Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 47. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Ocak 2025 · 823 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 14 Ocak 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 823 kelime.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-sezgin-tanrikulu-2025-01-14-turkiye-adalet-akademisi-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=131689
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Diyarbakır)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, yine, bir Anayasa Mahkemesi kararı, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen bir yasal düzenleme ve o yasal düzenleme nedeniyle de görüşülen bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Yani bu yasal düzenleme 2019'da yürürlüğe girdi; 2023 yılının Aralık ayında, 28 Aralıkta Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Anayasa Mahkemesi 28 Şubat 2024 tarihinde yayınladı ve bir yıllık süre verdi. Hangi tarihteyiz şimdi? Ocak ayındayız. İşte, 28 Şubatta süresi dolacak ve dolayısıyla bu yasal düzenlemeyi bizim önümüze getirdiniz. Ne zaman? En son zamanda.
Demek ki şunu anlıyoruz: 2019'dan bu zamana kadar Anayasa'ya aykırı bir düzenlemeyle hâkim ve savcılar yetiştirilmiş. Peki, normal bir hukuk düzeninde, işleyen bir parlamenter düzende, eğer bu Anayasa Mahkemesi kararı yayınlanmışsa 28 Aralık 2023 tarihinde, Anayasa'ya saygılı bir siyasal iktidarın ne yapması lazım? Son tarihi mi beklemesi lazım, yoksa muhalefet partileriyle de istişare ederek gerçekten, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerini dikkate alarak bir yasal düzenleme mi yapması lazım? Anayasa'ya saygılı, Anayasa Mahkemesi kararına saygılı bir hükûmet bakımından söylüyorum. E, siz ne yapmışsınız? Yani neredeyse son zamana gelmiş, önümüze düzenleme getirmişsiniz.
Şimdi, diğer düzenlemelerden de anladığımız, amacınız, Anayasa'ya aykırı fiilî bir hukuk düzeni yaratmak. Bunu yapıyorsunuz ve sürekli yaptığınız bu. Bakın, bu Anayasa'yı, evet, darbeciler yapmış, dörtte 3'ü değişmiş, doğru, değişmiş, evet ve darbeciler yapmış, adı 1982 Anayasası ama siz, onlardan daha ağır, darbeci bir düzene sahipsiniz, bir kafaya sahipsiniz. Neden? Bu Anayasa'ya bile uymuyorsunuz, bu Anayasa’nın getirdiği anayasal kurumların kararlarına uymuyorsunuz.
Bakın, Sayın Başkan, siz buradasınız, hatırlarsınız, Anayasa Mahkemesi geçen hafta karar verdi, ben de Adalet Komisyonundaydım. Ne zaman karar verdi? 5/11/2024'te ve geçen hafta yayınladı. Bu Anayasa Mahkemesi kararı. Ne diyor Anayasa Mahkemesi bu kararında? Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt üyesi gibi cezalandırılma maddesiyle ilgili olarak daha önce verdiği iptal kararı var, 2023'te. Size dört aylık süre vermiş, o dört aylık sürenin sonunda Parlamentodaki Komisyona sekizinci yargı paketiyle yasa getirmiş.
Bakın, konuşmalarım burada, diğer siyasi partilerden de çok arkadaşımız konuştu, konuşmaları burada, okuyayım size. Adalet Komisyonunda size vicdanen ne söylediğim burada yazılı. "Vicdanlı bir hukukçu olarak siz buna nasıl 'evet' diyorsunuz?" dedim. Aynı zamanda bir anayasa profesörü olarak nasıl buna "evet" dersiniz ya! Bunu Anayasa Mahkemesi iptal etmiş ve size dedik ki: Aynısını yazmışsınız, getirmişsiniz. Bakın, burada konuşma tutanakları var, hem Komisyonda hem de Genel Kurulda benim dışımda da arkadaşlar konuştu.
Arkadaşlar, bakın, burası oyun bahçesi değil, burası Parlamento, yasa yapıyoruz. O zaman da konuşmuşum. Vicdan sahibi olması gereken iki grup var, en fazla vicdan sahibi olması gerekenler: Bir, yasama üyeleri, bizler, Meclis üyeleri, milletvekilleri; herkesi ilgilendiren yasa yapıyoruz, ortalama vicdan sahibi olmak zorundayız, Anayasa kuralları uyarınca Anayasa'ya aykırı yasa yapmamalıyız. İki, Anayasa Mahkemesi kurallarına uymak zorundayız. Bunu ne zaman söylemişiz? Komisyonda sizin yüzünüze karşı ve tutanaklar burada, aynısını okuyabilirim bakın, aynısını. Sonra gelmişiz, Genel Kurulda konuşmuşuz. Anayasa Mahkemesi kararı burada.
Arkadaşlar, bakın, normal bir hukuk devletinde, kuvvetler ayrılığına sahip bir hukuk devletinde bir iktidar partisi kendi aleyhine bir Anayasa Mahkemesi kararının bu şekilde yazılmasından utanır, ortalama kurallara göre utanır en azından ya!
Anayasa Mahkemesi iptal kararı vermiş, demiş ki: "Bu yasa, Anayasa'ya aykırı, yenisini yap." Komisyondakilerin hepsi hukukçu, profesörler var, anayasa hukukçuları var ve uzmanlar var, bizler varız; konuşmuşuz, demişiz ki: "Arkadaşlar, bu yasayı böyle yapmayın, Anayasa Mahkemesine gider, iptal edilir, ayıp!" Ve insanlar bundan yargılanıyorlar, ceza alıyorlar; insanların özgürlüğünü kısıtlıyoruz. Yani bu çocuk oyuncağı değil; bir saat bile bir insanın, bir canlının özgürlüğünü kısıtlayamazsınız. Ama bakın, bizler ısrarla "Bunu yapmayın." demişiz. Ki biz, Diyarbakır Barosu olarak, bu Parlamento 2004 yılında bu Ceza Kanunu'nu yazarken ben Diyarbakır Barosu Başkanıyken Adalet Komisyonu bizden görüş istemiş, o zaman da demişiz "Böyle yapmayın." diye, yazılı örneklerini okudum Komisyonda. Yirmi yıl boyunca insanlar belirli olmayan bir yasa maddesinden ceza almışlar; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Venedik Komisyonu, sonra, en sonunda Anayasa Mahkemesi 2 ayrı karar vermiş, iptal etmiş. Parlamentoya süre vermiş, sekizinci yargı paketi önümüze gelmiş, aynı yasayı çıkarmışsınız.
Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi -paragraf 24- diyor ki: "Dolayısıyla, yasama organınca Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararındaki tespitler ışığında temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal güvenceler gözetilerek bir düzenleme yapılmadığı, bu nedenle kuralların iptal edilen hükümle aynı sonuçları doğuracağı kuşkusuzdur."
Ya arkadaşlar, nasıl yazsın, sizin atadığınız üyeler daha nasıl yazsın? Yani bunu anlayan Parlamento üyeleri olarak söylüyorum: Daha nasıl yazabilir? O nedenle, ısrarla size söylüyoruz: Sizin demokrasi konusunda, barış konusunda, adalet konusunda samimiyetiniz yok, samimiyetiniz yok! Bir kural konusunda, eğer Anayasa'ya çok açık bir biçimde aykırı, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen yazıyorsanız, aynı Anayasa Mahkemesi yedi ay sonra bir daha iptal kararı verirse ne diyeceğiz burada? Hangi yasayı nasıl yapacağız? Neden yapacağız? Niye yapıyoruz? Bu kadar açık düzenlemeler var, şimdi bir daha getireceksiniz bize aynı düzenlemeyi Sayın Başkan. Ben size o zaman da söyledim, bakın, sizin sonuçta düzgün bir akademik kariyeriniz var ama Komisyon Başkanısınız, kendi akademik kariyeriniz bakımından -bakın, burada tutanaklarda var- hiç olmazsa böyle bir anayasal düzenlemeye imza attıran bir Komisyon Başkanı olarak imza atmayın; yarın, öbür gün hukuk öğrencileri "Bizim hocamız neden böyle bir yasaya imza atmış?" diyecekler dedim size. Şimdi, Anayasa Mahkemesi böyle...
Neyse arkadaşlar, şimdi neye geleceğiz?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 14 Ocak 2025