İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle

Mustafa Şükrü Nazlı

Kütahya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Aralık 2017 · 544 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Şükrü Nazlı (AK Parti), 16 Aralık 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 544 kelime.

Mustafa Şükrü Nazlı (AK Parti, Kütahya). “2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 5'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-sukru-nazli-26-2017-12-16-2018-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2016-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=64723

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ŞÜKRÜ NAZLI (Kütahya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İçişleri Bakanlığımızın bünyesinde olan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesi üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Siz değerli milletvekillerimizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Son on beş yılda milletimize ve ülkemize olan sevdamızla AK PARTİ Hükûmetleri olarak çok büyük hizmetler, yatırımlar ve köklü reformlar gerçekleştirdik. Türkiye için bir yandan vesayet odakları, antidemokratik unsurlar, dış müdahaleler ve terör örgütleriyle mücadele ederken, diğer yandan Türkiye'nin daha demokratik, daha özgür, daha müreffeh, huzurlu ve güvenli bir ülke olması için adımlar atarak ülkemizin çehresini değiştirdik. Demokratikleşme adımları ekonomiyi, dış politikayı, sosyal hayatı doğrudan etkileyerek ülkenin her alanda büyümesine destek oldu. Bizim köklü ve kadim geleneğimiz, Şeyh Edebali’nin o güzel ifadesiyle “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” ilkesi üzerine inşa edilmiştir. Devlet, insan için vardır, insana hizmet için vardır; insana değer vermeyen, insanını öteleyen, dışlayan, vatandaşlar arasında ayrım yapan, kendini vatandaşına karşı koruma altına alan bir devlet hizmet üretemez, hakları güvence altına alamaz, ülkeyi büyütemez. Son on beş yılda devleti milletin hizmetkârı yapabilmek, devlet ile millet arasındaki güven sorununu ortadan kaldırmak ve milletimize öz güven kazandırmak için AK PARTİ olarak büyük gayret sarf ettik. Bu süreçte “Demokrasi ve kalkınma yerelde başlar.” anlayışıyla yerel yönetimler reformunu gerçekleştirdik. KÖYDES, BELDES, Köye Dönüş ve Rehabilitasyon, SODES Programı, terör mağdurlarının zararlarının tazmin edilmesi gibi projelerle sosyoekonomik alanda önemli adımlar attık. Teşvik Yasası’yla bölgeler arası gelişmişlik farklarını en asgari düzeye indirdik, refahı en küçük yerleşim birimlerine kadar yaygınlaştırdık.

Yine bu süreçte kalkınma hamlelerine paralel olarak terörle mücadele, demokratikleşme ve hukuk alanlarında her biri sessiz devrim olarak adlandırılan dev adımlar attık. Ne güvenlikten ne de demokrasiden taviz verdik. Toplumsal barışı tesis etmek için ezber bozan bir yaklaşımla yeni bir güvenlik paradigması tesis ettik. OHAL uygulamasını, devlet güvenlik mahkemelerini ve özel yetkili mahkemeleri kaldırdık; 2010 yılında da Kamu Düzeni Müsteşarlığını kurduk.

Türkiye bir yandan terörle mücadele etmek zorunda bırakılırken bir diğer yandan terörden, savaştan ve işgallerden zarar gören tüm mazlum coğrafyaların sığınağı, aynı zamanda Adriyatik’ten Kafkaslara, Orta Doğu’dan Çin Seddi’ne, Asya’dan Afrika çöllerine kadar geniş bir coğrafyada umut ve moral kaynağı olmuştur. Türkiye bugün insan onurunun ve hayat hakkının güvencesi ve insanlığın son kalesidir. Tarihin akışı içerisinde belirli dönemlerde önemli kırılmalar yaşanır, işte tam böyle bir zamanda küresel, konjonktürel ve jeopolitik risklerle karşı karşıyayız. Haritalar yeniden çiziliyor ve biz, buna, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la güçlü bir şekilde itiraz ediyoruz. Bunun bedelini bazen teröre, bazen darbe girişimlerine maruz kalarak ödüyoruz. 15 Temmuzda, millet olarak bir araya gelerek millî birlik ruhunu ortaya koyduk ve tüm saldırıları püskürttük. Türkiye, aynı zamanda, bugün, PKK, DEAŞ ve FETÖ gibi dünyanın en tehlikeli üç büyük terör örgütüne karşı birlikte mücadele etmektedir. Teröre çok büyük bedeller ödemiş ve ödemekte olan insanımız bu tehdide boyun eğmemiş ve terörün hedeflerine ulaşmasına fırsat vermemiştir. AK PARTİ, terör örgütleriyle iş birliği yapan değil, terörün bu topraklardan kökünü kazıyan bir iktidar olarak tarihe geçecektir, bunu da buradan özellikle ifade etmek istiyorum.

Bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ülkemizi teröre karşı koruma görevini üstlenen ve canlarını siper etmekten kaçınmayan tüm güvenlik güçlerimize görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum.

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığımızı ve Sahil Güvenlik Komutanlığımızı bu anlamda sağladıkları katkılar nedeniyle kutluyor, 2018 yılı bütçesinin ülkemiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

91 konuşma daha · 16 Aralık 2017

91 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook