Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Kocaeli Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 107. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Temmuz 2025 · 499 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Nail Çiler (CHP), 9 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 499 kelime.
Nail Çiler (CHP, Kocaeli). “Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nail-ciler-2025-07-09-bazi-kanunlarda-ve-375-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-ya (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=136660
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)NAİL ÇİLER (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi gecenin bu saatinde sevgi, saygıyla selamlıyorum.
Evet, ben de 12 şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum; ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun.
Bugün demokrasiye değil halkın iradesine ipotek koydunuz. Sadece biz konuşmuyoruz; adalet, demokrasi, halk iradesi ses veriyor. Seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu olması vicdani bir meseledir. Bu ülkede sandık varsa, demokrasi varsa seçilmişlere kelepçe vurulamaz. Halk sandığa gitmiş, tercihini yapmış, yönetme görevini vermiş, başkanlarımız halkın hizmetine koşacakken neden cezaevinde? Biz yargılanmalarına karşı değiliz, bundan da korkmuyoruz. Neden cezaevinde tutuyorsunuz; bu, onları seçen milyonlara haksızlık değil midir, bu mudur demokrasi anlayışınız? Bizim mücadelemiz, kişilere değil adaletsiz düzene karşıdır. Belediye başkanlarımızı yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. (CHP sıralarından alkışlar) Onlar içeride olabilirler, biz dışarıda onların sesi, onların yürekleri ve gücü olmaya devam edeceğiz çünkü halkın iradesi tutsak edilemez. Bu ülkeyi birlikte kurduk, birlikte yöneteceğiz. İçeride olup tutsak olmayan tüm tutsaklara Meclisten selam olsun diyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
Bugün görüştüğümüz torba kanun teklifiyle geçen yıla "Emekliler Yılı" demiştik, maalesef emekliler öldü, cenazesini kaldırmak üzereyiz. Değerli milletvekilleri, 14.469 TL olan emekli maaşı 16.881 TL'ye çıkıyor yani 2,5 kilo pirzola parası artışı var burada; maddelerden biri bu. Refah seviyesi yüksek olan ülkelerde bunun için kanun yapmaya gerek kalmaz çünkü asgari ücretten düşük emekli aylığı da olmaz ancak siz, geçtiğimiz yıllarda yaptığınız artışlarda emeklilerimizin kök maaşına zam yapmadınız, onları ezdiniz. Bugünkü resmî oranlarla bazı emeklilerimizin maaşı 100 lira dahi artmayacağı için kanun yaparak en düşük emekli aylığını da 16.881 TL'ye yükseltiyorsunuz. Bu rakamlar yeterli mi? Tabii ki yeterli değil. Bu ülkede 10 milyonun üzerinde emekli ay sonunu getiremiyor. 16.881 TL'lik maaş bir müjde değil arkadaşlar, yoksulluğun belgesidir. Emeklinin açlığa ve yoksulluğa mahkûm olduğunu herkes biliyor. Kredi kartları patladı, patlamaya da devam ediyor. Borçla borç çeviren bir toplum oluşturduk. Ekonomi programınız çökmek üzere, birkaç ay sonra farklı şeyleri hep birlikte konuşuyor olacağız. Siz bunlara kulağınızı tıkadınız. Emekliye, memura yüzde 15-16 zam yapıp bir gece sonra doğal gaza yüzde 25 zam yapıyorsunuz. Bu nasıl bir anlayış? Emeklilerimiz enflasyon altında ezilmekte, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermekte. En düşük emekli maaşı en az asgari ücret düzeyine çıkarılmalıdır. Sorumluluk bizde, hukuk ve vicdan gereği bu yanlışlığa hep birlikte "Dur!" demeliyiz.
Değerli milletvekilleri, mesele sadece emekli maaşları değil, Türkiye emeğin ve üretimin değersizleştirildiği bir ekonomik darboğaza sokulmuş durumda. Sanayicimiz üretim yapmakta zorlanıyor, maliyetler sürekli artıyor, finansmana erişim çok zor. Tacir, tüccar ise piyasadaki olumsuzluk nedeniyle yatırım yapamıyor. KOBİ'ler krediye ulaşamıyor, krediye ulaştığında ise yüksek faiz ve kısa vade yüzünden ya yeni bir borca ya da iflasa dönüşüyor. Finansmana erişim olmazsa nasıl yatırım yapılacak? KOBİ'lerin bankalardan kullandığı kredilerin faiz oranından haberiniz var mı? Yüzde 60 seviyesinde. Hangi KOBİ, hangi sanayici, hangi tacir, hangi tüccar bu krediyle ayakta durabilir? Uyguladığınız ekonomi programı tutmadı, tutmuyor. Genç işsizlik yüzde 25, üniversite mezunları ya işsiz ya da asgari ücretle geçinmeye çalışıyor. Umutsuz bir gençlik yarattınız.
Değerli milletvekilleri, bir kentin değeri, sadece metrekaresine göre biçilen fiyatla değil o kentte yaşayan insanların huzuruyla, refahıyla ölçülür. Bugün sizlere Kocaeli'nin emlak değerleri üzerinden yükselen başka gerçeğinden söz etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 9 Temmuz 2025