İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)

Necati Özensoy

Bursa Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2007 · 818 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necati Özensoy (MHP), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 818 kelime.

Necati Özensoy (MHP, Bursa). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-ozensoy-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA NECATİ ÖZENSOY (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 64 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 5’inci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyeti saygılarımla selamlıyorum.

Ben de bir Bursasporlu olarak, bu akşam Beşiktaşı almış olduğu galibiyetten dolayı kutluyorum. Her ne kadar Bursasporlular Beşiktaşlılara kırgınsa da, bu, Avrupa kupası maçıdır. Bunun için, bütün kulüplerimizi Avrupa’da yaptığı maçlarda da desteklediğimizi ve dualarımızın onlarla olduğunu buradan belirtmek istiyorum.

İfade edildiği gibi, futbol, artık dünyada büyük bir sektör hâline gelmiş, Sayın Aydın Milletvekilimizin ifadesiyle, dünyanın 4’üncü büyük sektörü ve aynı zamanda sosyal hayatımızda da çok büyük bir yer tutuyor. Bunun dışında, maddi olarak sektör anlamında bakmaktan ziyade, futbol, artık belki de ülkelerin gelişmişlik göstergesi olarak bile kabul edilir duruma geldi. Türk futbolunun son yıllarda almış olduğu başarılarla, Dünya Kupası’nda aldığı 3’üncülük ve kulüplerimizin Avrupa kupalarında aldığı başarılarla, Türkiye’ye bakışın, tanıtım anlamındaki bakışların değiştiğini hepimiz biliyoruz. Bu anlamda, futbolun, hem sektör anlamında hem sosyal hayatımızda hem de Türkiye’nin tanıtımı anlamında büyük katkılarının olduğu gerçeği önümüzde duruyor.

Bugün, burada, Türk futbolunun bu sektör içerisinde dünyada hak ettiği yeri alması noktasında öncelikli olarak Futbol Federasyonunu özerk hâle getirmek ve onun genel kurullarının yapılması ve toplanması noktasında bir kanun tasarısı üzerinde görüşüyoruz.

Türk futbolu, Futbol Federasyonunun himayesinde ve desteklerinde bundan sonra özerk bir şekilde çalışmalarına ve faaliyetlerine devam edecektir. Ancak ben, Futbol Federasyonunun özerk hâle getirilip çalışmalarını böyle sürdürürken bir konunun da altını çizmek istiyorum. Burada çeşitli konuşmacıların ifade ettiği gibi, kulüplerin durumu birtakım himayelere muhtaç olduğundan dolayı, belediyelere ve diğer kamu kaynaklarına muhtaç olduğundan dolayı, maalesef kulüpler özerkleşememiş durumdadır. Bu gidişle de, bu borçlarla da bu borçların tasfiyesini yapabilecek güçte olmayan kulüplerin de, önümüzdeki yıllarda bu kriterlerle birlikte, maalesef kapanacak konuma gelecek durumları söz konusudur. Bunun için, geçmişte üretici birliklerini özerkleştirirken nasıl borçlarıyla ilgili burada birtakım tedbirler alındıysa, borçları silindiyse, kulüplerin de, bu anlamda, vergi, sigorta, özellikle kamuya olan borçlarıyla alakalı düzenlemeler yapmak gerekir. Artık, kulüpleri de birtakım yerlerin himayesinde olmaktan çıkartmak ve özellikle, burada konuşulduğu gibi, belediyelerin himayesinde olmasıyla da, spora bir anlamda siyasetin karışmasını engellemek adına, kulüplerin de, bu anlamda özerk olması için birtakım tedbirler geliştirmek zorundayız.

Yine, spora siyasetin bulaşması konusunda, hangi parti olursa olsun, belediyelerin himayesinde gelişen spor kulüpleriyle belediyelerin başarısı veya seçimlere yönelik bir argüman olarak kullanılması da bugüne kadar hep şahit olduğumuz olaylardır. Dolayısıyla, Futbol Federasyonu bu kanunla özerk hâle gelip bundan sonraki çalışmalarını özerk yapabilecek, ama futbol kulüpleri, yine, eğer burada tedbirler alınmamış olursa, özerk hâle gelemeyecek ve yine birtakım yerlerin himayelerinde çalışmalarına devam etmek zorunda kalacak veya kapanacaklardır.

Ben, bir de, burada, özellikle rekabet konusunda, bu Futbol Federasyonu özerkleşirken liglerdeki rekabet ve adalet konusunda birtakım eksikliklerin olduğunu ve bu kanun yapılırken de ben 4’üncü maddede söz almak istediğim ve buradaki eksikliklerini gördüğümü belirterek bunların da -bu maddede de olsa- yine altını çizmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi, özellikle Süper Lig’de büyük kulüplerin, yani “dört büyük kulüp” dediğimizin her anlamda, rekabet anlamında üstünlükleri söz konusu. Bu sektördeki pastadan en büyük payı alan yine büyük kulüpler. Bu anlamda, Futbol Federasyonu Genel Kurulunun oluşumunda burada yeni kanunda bile benim gördüğüm, özellikle Genel Kurul üyeleri belirlenirken futbolun en üst ligi kulüplerinin başkanları ve yönetim kurulunca belirlenecek 6’şar temsilci dışında, şampiyon olmuş kulüplerin de ilave olarak 1’er temsilci verilmeleri burada belirtildi. Bu da, yine temsilde adaletin sakıncalı durumlarından bir tanesi. Belki burada Genel Kurula ilave olarak 4 temsilci gönderilecek, ama 4 temsilci değil 1 temsilci bile sonuçları değiştirmeye bir anlamda yeter diye düşünüyorum.

Yine, bu kurullar oluşurken yine benim gördüğüm, Bursasporda yöneticilik yaparken, altyapıdan sorumlu bir yönetici olduğum için, özellikle kulüplerin altyapılara nasıl baktığını ve asıl geliştirilmesi, üzerinde daha çok konuşulması gereken bütün kulüplerin altyapıları olmuş olmasına rağmen, bu kurullar, bu Genel Kurul oluşturulurken, bu delegeler oluşturulurken yine altyapıların hocaları veya altyapı sorumlularının da, bu kulüplerin temsilcilerini belirlerken bu kurulların içerisinde olması görüşülebilir ve belirtilebilirdi.

Yine, burada, A millî takımında teknik direktörlük yapmış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanında, ümit millî takımında ve yaş gruplarında da görev yapan antrenörlerin, teknik direktörlerin de bu kurulların içerisinde yer alması sağlanır ve kulüplerin altyapılarının da bu anlamda genel kurullarda problemlerinin gündeme gelmesi ve bunların geliştirilmesi sağlanabilirdi.

Genel kurulların tek görevi seçim yapmak değildir, o genel kurullarda problemleri tartışmak, görüşmek ve problemlerle alakalı da yine tedbirler geliştirmektir. Bunun için, burada gördüğüm en büyük eksikliklerden bir tanesi, yine, Anadolu kulüplerinin burada temsilde adaletinin biraz arkada bırakılmış olması ve altyapıyla ilgili herhangi bir cümlenin de geçmemiş olmasıdır.

Burada, yine, 4’üncü maddede, belki madde geçti, ama önerge de versek, önergeler maalesef kabul görmeden geçiyordu, özellikle “Üçüncü Lig’de her gruptan ilk beş kulübün başkanları” ifadesinin, burada hangi dönemde belirlendiği belli olmadığından dolayı, burada yine belirtildiği gibi, maç fazlası veya eksiğiyle olanların puan esasına göre Federasyona yetkinin verilmesi ve averajların eşit olduğu durumlarda yine Federasyon gözetiminde kurayla belirlenmesi noktasındaki sakıncaları da, ilk yarının tescili ve lig sonunun tescilinde bu delegelerin belirlenmesi belirtilmiş olsaydı, buradaki sakıncalar da kendiliğinden kalkmış olacaktı diye düşünüyorum.

Yine, burada, 4’üncü maddedeki, Genel Kurul oluşurken, yine bu delegasyonun oluşumunda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

115 konuşma daha · 28 Kasım 2007

115 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook