İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 58. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Necati Yılmaz

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 58. Birleşim · 2. yasama yılı · 14 Ocak 2017 · 537 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necati Yılmaz (CHP), 14 Ocak 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 537 kelime.

Necati Yılmaz (CHP, Ankara). “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-yilmaz-26-2017-01-14-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=56931

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

NECATİ YILMAZ (Ankara)Sayın Başkan, Sayın Divan, sayın milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Toplumsal uzlaşma belgelerinden olan anayasaların varlık sebebi, iktidarı sınırlamak, bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktır. Anayasal sistemler, bireyler için iktidarların müdahale edemeyeceği güvenceli yaşam alanları oluşturan ve buna uymayan iktidarlara denetim ve fren mekanizmaları geliştirmiş olan sistemlerdir. Demokratik siyasal sistemlerde devlet, bireye karşı, meşruiyetini bu belgeden almaktadır. Anayasalar, aynı zamanda, bir çerçevedir, devlet için de, birey için de bir sınırdır. Bu anlamıyla, nizam belgeleridir.

Herkes anayasaların bir toplumsal uzlaşma belgesi olduğunu söylüyor da sormayalım mı, sizler bu metni hazırlarken kiminle uzlaştınız? Hangi toplum kesimleriyle, hangi meslek örgütleriyle, hangi muhalif kesimlerle konuştunuz? Komisyonda konuşmadınız, burada konuşmuyorsunuz; kimlerle konuşup uzlaştınız, bu anlamda, bu ihtiyacı karşıladınız mı?

Bu metinle, değil yeni bir mutabakat oluşturmak, maalesef, yüz yıllık cumhuriyet, demokrasi, hukuk devleti, laiklik, egemenliğin kayıtsız, şartsız millete ait olması gibi mutabakatlarımızı hedef alıyor ve ortadan kaldırıyorsunuz. Dolayısıyla, bu metin, bir mutabakat metni değil, bir yıkım ve imha metnidir. Yüz yıllık demokratikleşme sürecinde olgunlaştırmaya çalıştığımız parlamenter sistemi yok edip anayasal devleti, anayasalı devlete dönüştürüyorsunuz. Başbakanlığı kaldırıp, devletin tüm gücünü tek elde toparlayıp mutlakıyeti yeniden yaratıyorsunuz. Yargının tarafsızlığı sıfatını bu metne yazarken diğer yandan, bağımsızlık ve tarafsızlıkla bağdaşmayacak şekilde, Anayasa Mahkemesini, HSYK’yı, Yargıtay ve Danıştayı tek kişinin denetimi altına alacak bir düzenleme getiriyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Meclisimizin egemenliği temsil etme, yürütmeyi denetleme ve dengeleme yetkilerini elinden alıyorsunuz. Meclisi, otokratik yönetimi meşrulaştırmak için, varlığı korunan, işlevsiz, âdeta, bir sivil toplum örgütüne dönüşmüş sözde bir meclis hâline getiriyorsunuz, devletin tüm yetkilerini bir partiye devrederek bir parti devleti inşa ediyorsunuz. Tüm bu gerçekleri gizlemek için halka yine, her zamanki gibi yalan söylüyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu düzenlemeyle, iddia etiğiniz gibi, Atatürk dönemi yasalarına değil, cumhuriyetin öncesine dönerek cumhuriyetle hesaplaşmak istiyorsunuz. Bu niyetinizi defalarca ifade ettiniz, milletvekiliniz bugün de ifade etti. Cumhuriyetimizin kurucuları ve tarihiyle bu kavganız yeni değil. Cumhuriyetin kurucularına “iki ayyaş” söyleminizi, laikliği Anayasa’dan çıkarma ifadelerinizi kimse unutmadı.

Sadece tarihten değil, bugünden de düşmanlar yaratarak varlığınızı sürdürmek istiyorsunuz. Bilim adamından öğrenciye, öğrenciden işçiye, madenciye, çiftçiye herkesi “terörist” ilan ettiniz, “düşman” ilan ettiniz; yetmedi, elinde 50 doları olan sade yurttaşı da bunlara eklediniz.

Bu değişikliğin koalisyonlara son vereceği, yönetimde istikrar getireceği de bir aldatmadır, yüksek gelişmişlik düzeyine ulaşacağımız da hakeza öyle. Rakamlar ve dünya örnekleri bunun tam aksini söylüyor. Dünyanın refah sıralamasındaki ilk 20 ülkeye baktığımızda ilk 19’unun parlamenter sistemlerle yönetilen devletler olduğunu görüyoruz. Aynı listenin sonlarına baktığımızda da tamamına yakınının sizin öngördüğünüz siyasal sistemlerle yönetilen devletler olduğunu görüyoruz.

Bu düzenlemenin yönetimde istikrar getireceği de halka söylenmiş başka bir yalandır. Başkanlık sistemlerinin parlamenter sistemlerin iki katı oranında koalisyonlarla yönetildiği, halkın gözü önünden kaçırılmak isteniyor. Her zaman olduğu gibi yine halkı kandırıyorsunuz.

Sizin çokça kandırıldığınız da bir yalandı. Sizi hiç kimse kandırmadı. Başından beri varmak istediğiniz yere herkesi kandırıp kullanarak adım adım yürüyorsunuz, biz bunu görüyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Siz hiç aldanmadınız, dönemsel koalisyonlarınız ve ortaklarınız oldu, bu sürece de yeni bir koalisyon ve yeni bir ortakla giriyorsunuz. Zaman gösterecek ki onları da kandırdığınızı hep beraber izleyeceğiz ama onlar için ve Türkiye için vakit çok geç olacak maalesef.

Ben burada her partiden demokrasiye ve hukuka inanmış, cumhuriyete âşık milletvekillerine seslenmek istiyorum. Onların duyarlılık ve destekleriyle bu tasarının Genel Kuruldan reddedilmesini bekliyorum. Bunu Parlamentoda başaramazsak referandum sürecinde her partiden…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

161 konuşma daha · 14 Ocak 2017

161 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook