İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 119. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi münasebetiyle

Necati Yılmaz

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 119. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Temmuz 2017 · 520 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necati Yılmaz (CHP), 26 Temmuz 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi münasebetiyle); konuşma 520 kelime.

Necati Yılmaz (CHP, Ankara). “Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 26 Temmuz 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-yilmaz-26-2017-07-26-turkiye-buyuk-millet-meclisi-ictuzugu-nde-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=61243

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

NECATİ YILMAZ (Ankara)Sayın Başkan, Sayın Divan, sayın milletvekilleri; iktidar partisi, muhalefetin sesini kısmak ve Meclisi işlevsiz hâle getirip tek adam rejimini tahkim etmek amacıyla on beş yıldır bir çaba içerisinde. Menzili deşifre olmuş bu yürüyüşündeki yeni ortağıyla yeni rejimin hukuksal altyapısını oluşturmak için getirdiği İç Tüzük üzerinden söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, düzenlemeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi bina, tesis, eklenti ve arazisine silahlı olarak girmek yasaklanıyor. Biz, güvenlik görevlilerinin dışında herkes için tüm yaşam alanlarında bu anlayışın benimsenmesini istiyoruz. Ancak iktidar, bir yandan toplumu kutuplaştırıp ayrıştırırken diğer yandan bireysel silahlanmayı ne kadar özendirdiğini ve kolaylaştırdığını görüyoruz.

İktidarın son on yılında ülkemizde silahlanma 10 kat arttı. 2,5 milyon ruhsatlı, 17 milyonu ruhsatsız, silah sayısı 20 milyona ulaştı. Buradan iktidara sesleniyorum: Meclisin sesini nasıl kısabilirim diye İç Tüzük’le uğraşmak yerine, sizleri bu büyük ve bir o kadar da tehlikeli sorun üzerinde sağduyulu ve aklıselimle düşünmeye davet ediyorum.

Sayın milletvekilleri, yine bu teklifle, “Genel Kurulun çalışma düzenini ve huzurunu bozucu döviz, pankart gibi materyalleri getirmek ve kullanmak” şeklinde bir yasaklama getiriliyor. Burada bir anekdot anlatmak istiyorum, hatırlayanlarınız vardır: Yıl 1996, Ankara, Gazi ve Hacettepe Üniversitesi öğrencileri bu Genel Kurulda üniversite harçlarına yapılan yüzde 300’lük zamma tepki olarak “Okuma hakkımız engellenemez! Harçlara hayır!” sloganıyla pankart açmışlardı. Bunun üzerine öğrenciler, salondan çıkarılıp gözaltına alındılar, haklarında dava açıldı. Toplantı ve Gösteri Yasası’na muhalefetten onar ay hapis cezası aldılar. Sonrasında, Yargıtay, 1998 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bile olsa öğrencilerin ifade ve toplanma özgürlüklerinin kısıtlanamayacağını, Meclisin, halkın taleplerini dinlemek ve karşılamakla ödevli olduğunu belirtip Mecliste pankart açmanın, ifade özgürlüğü çerçevesinde korunması gerektiği gerekçesiyle ceza kararını bozdu; özetle, öğrencilerin eyleminin demokratik bir tepki ve hak olduğunu belirtti. Şimdi, bu düzenlemeyle Yargıtayın 1998 yılında verdiği, yurttaşlar için demokratik bir hak olarak gördüğü davranış, milletvekilleri için yasaklanıyor, vatandaşa hak olan, vekile yasak hâle getiriliyor.

Sayın milletvekilleri, insanız, düşünürüz, sorgularız, konuşuruz. Düşüncelerimizi sözle, jestle, mimikle, beden diliyle ifade ederiz. Bazen de düşüncelerimizi daha etkili kılmak için maddi veya görsel materyalle ifade ederiz. Bunların tamamı, söze dâhildir, düşünce ve ifade özgürlüğünün kapsamındadır.

Sayın milletvekilleri, tasarıdaki çalışma düzeni ve huzuru bozacağı iddia edilen şey, ne kâğıt ne plastik ne de kumaştır; elbette ki iktidarın huzurunu bozacak olan şey, o pankartın, o tişörtün üzerindeki yazıdır, resimdir, mesajdır, yani iktidarın yansıyan yüzüdür. İktidarı bu düzenlemeye zorlayan şey, o pankarta yansıyan gerçeğiyle yüzleşememesidir. Aynaya bakmaktan korkanlar, çocuklarının yüzüne nasıl bakar arkadaşlar? (CHP sıralarından alkışlar) Ama ne yapsanız da kendinizden kaçamazsınız, ayak izleriniz hep sizinle yürür. O ayak izlerinizden bulurlar sizi. Bunu siz de biliyorsunuz, o nedenle korkuyorsunuz. Korktukça daha çok baskı ve yasaklama getiriyorsunuz. Baskı ve yasak arttıkça daha çok korkuyorsunuz, o bilinen akıbetinizden korkuyorsunuz. Bu büyük açmazın içinde debelenip debelenip duruyorsunuz. Artık, bu süreçte “Tavşan, korktuğu için mi kaçar, kaçtığı için mi korkar?” sorusuna yanıt aramaya gerek yok çünkü korkak tavşan, kaçtığı yere korkusunu da götürür.

İktidarın ortağına sesleniyorum, diyorum ki: Vekilleri sustursanız halkı susturamazsınız, onurlu gazetecileri hiç susturamazsınız; bu kürsüyü sustursanız sokağı susturamazsınız. Hak ve hakikat, milyonlarca adım olur, Bolu Dağı’nı aşar. (CHP sıralarından alkışlar) Hak ve hakikat, mahkeme salonunda savunma kürsüsünde Ahmet Şık olur, haykırır, “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” der.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

121 konuşma daha · 26 Temmuz 2017

121 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook