İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 35. BİRLEŞİM · SALI

2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle

Necati Yılmaz

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 35. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Aralık 2017 · 469 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necati Yılmaz (CHP), 12 Aralık 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 469 kelime.

Necati Yılmaz (CHP, Ankara). “2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-yilmaz-26-2017-12-12-2018-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2016-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=64347

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA NECATİ YILMAZ (Ankara)Sayın Başkan, Sayın Divan, saygıdeğer milletvekilleri; sizleri ve ekranları başında bizleri izleyen yurttaşlarımızı saygıyla, sevgiyle ve hiçbir zaman tükenmeyen umudumla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, iktidarın on beş yıllık uygulamalarını özetleyecek bir kelime olacaksa tereddütsüz kullanacağım sıfat bellidir; bu sıfat “çürüme”dir. Bu dönemde, yirmi yıllık parlamenter sistem deneyimimizin tüm kazanımları, yüz yıllık cumhuriyetimizin tüm nitelikleri ve inançsal değerlerimiz çürütülmüştür. Ancak daha da önemlisi, tüm inançların, öğretilerin, hatta ideolojilerin yaslanarak meşruiyet aradıkları bir başka değer var. Tüm bunlara kaide olan, insanlığın yarattığı en büyük değer ahlak. Ahlak da çürütülmüştür. Vicdan çürütüldü sevgili arkadaşlar, vicdan. Zulmünüze boyun eğmeyen, yolsuzluklarınıza göz yummayan herkesi Nuriye ve Semih’e yaptığınız gibi terörist ilan ettiniz. İnsanları ekmeklerinden ettiniz, “Ağacın kökünü yesinler.” dediniz. Örgüt üyeliğiyle yargıladınız, beraat ettiler. Şimdi, soruyorum: Şayet beraat ettilerse, suçları yoksa neden işlerinde değiller? Her değeri çürütürken siz de çürüdünüz. Çürütme sizin yönetim anlayışınızın temel karakteriymiş. Kurumları çürütmek, kuralları değersizleştirmek, keyfîliği temel yönetim anlayışı hâline getirmek sizin politikalarınızın omurgasıymış, gördük, öğrendik. Yaptığınız Anayasa değişikliği de gayet açık şekilde gösteriyor. Kurmak istediğiniz parti devletinde hiçbir kurumsallığa, hiçbir kurala gerek yok. Sistemin tamamı bir kişiden ibaret, yetkisiyle yetinmeyen bir tek kişiden ibaret. Hem Cumhurbaşkanı hem Başbakan hem parti başkanı. O, elbette ki Anayasa’ya uymaz, elbette ki Anayasa Mahkemesinin kararına saygı duymaz.

Sayın milletvekilleri, demokratik bir hukuk devletiysek bu keyfîliği kim denetleyecek? Biliyoruz ki bu iktidar artık mali açıdan denetlenemiyor. Sayıştay devre dışı bırakılmış durumda. Hukuken de denetlenemiyor. Yüksek yargı çay toplama seanslarında cübbesine ilik arama telaşında. Meclisin denetim yetkisi zaten kaldırıldı, artık siyasi denetim de yok. Halkın sandıkta yapacağı denetime gelecek olursak onu da YSK toptan çalıyor. Hep birlikte yapalım, ruhuna el Fatiha. Evet, medya denetimine gelince, muhalif basına operasyonlarla gözdağı veriliyor, yandaş medya tek tek yemleniyor. Peki, bu iktidarı kim denetleyecek? Görülen o ki hukuk devleti ilkesinin güvencesi olarak kurulan Anayasa Mahkemesi iktidar partisini hukuki bir zeminde tutmak yerine kendisi tamamen siyasetin kontrolü ve denetimi altına girmiştir. Burada şu tarihî hatırlatmayı yapmak isterim: Nazi rejiminin binlerce muhalifi idama yollayan mahkemesinin başyargıcı, Hitler’e yazdığı mektupta şöyle diyor: “Führerim, bizim mahkemelerimiz bir karar verirken kararı veren hâkim siz olsanız ne karar verecek idiyseniz biz de o kararı vereceğiz." Tarih bu hâkimleri de yargıladı ve lanetledi. Bu durumdan pay çıkarması gerekenler çıkarsın lütfen.

Bu Anayasa Mahkemesi, kendini inkâr eden bir mahkemedir. Bu mahkeme aynı olayla ilgili iki farklı karar verebiliyor. Anayasa Mahkemesinin milletvekilimiz Mustafa Balbay hakkında kumpas davaları sürecinde verdiği bir karar var.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)Arkadaşlar, oradan tehdit ediyor.

NECATİ YILMAZ (Devamla)Bir milletvekilinin uzun tutukluluğunun hak ihlali olduğunu söyleyen bu karar, şimdi Balbay durumundaki milletvekili Gülser Yıldırım hakkında tam tersi bir karara dönüştü.

VELİ AĞBABA (Malatya)Gelsin, yiğitse gelsin, erkekse gelsin.

NECATİ YILMAZ (Devamla)Sayın Veli Ağbaba, konuşmak istiyorum, izninle.

VELİ AĞBABA (Malatya)Oraya söyle.

NECATİ YILMAZ (Devamla)Başkana söylüyorum o zaman, müdahalenizi istiyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

82 konuşma daha · 12 Aralık 2017

82 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook