İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 85. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.719)

Necdet Ünüvar

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 85. Birleşim · 5. yasama yılı · 31 Mart 2011 · 1.214 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necdet Ünüvar (AK Parti), 31 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.719)); konuşma 1.214 kelime.

Necdet Ünüvar (AK Parti, Adana). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.719)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necdet-unuvar-23-2011-03-31-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmu (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA NECDET ÜNÜVAR (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulması amacıyla Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Çok değerli milletvekilleri, ülkemiz içinde bazı iller vardır ki adları çok farklı duyguları hatırlatır. Adana, gerçekten gerek güneyin sıcağı ve sıcakkanlı insanları, tarımı, kendine özgü yiyecekleri ve o şehirde yaşayan farklı, kendine özgü tarzıyla ve yaşantısıyla can bulan insanların yaşadığı çok önemli bir şehrimizdir.

Adana ilinin ismi, yazılı kayıtlara göre 3.661 yıl öncesine dayanır. Son derece tarihî bir kentimizdir.

Tabii, Adana, cumhuriyet tarihimiz içinde de ayrı, özel bir yere sahip bir ilimiz. Zamanın Sadrazamı İzzet Paşa tarafından, o sırada grup komutanı olan Alman Liman Von Sanders’den elindeki tüm grup komuta ve koordinasyon yetkisini Mustafa Kemal Paşa’ya devretmesi istenmiş ve bu devir teslim işlemi gerçekleştirilmek üzere 31 Ekim 1918’de Gazi Mustafa Kemal Paşa Adana’ya gelmiştir. Liman Von Sanders Paşanın “Yenildik, bizim için her şey bitti.” sözüne karşılık, yetkiyi teslim alan Mustafa Kemal Paşa “Savaş müttefikler için bitmiş olabilir ama bizi ilgilendiren savaş, kendi istiklalimizin savaşı ancak şimdi başlıyor.” karşılığını vermiştir. İşte, 31 Ekim 1918’de geldiği Adana’da on bir gün kalan Mustafa Kemal Paşa’nın, etrafın ve halkın durumunu inceleyerek bunu Genelkurmay Başkanlığına bildirmesi sonucunda kurtuluş mücadelemizin ilk teşebbüsü başlamıştır. Bu anlamda şunu söyleyebiliriz ki Adana’dan verilen bu ilk emir Türk Kurtuluş Savaşı’nın ilk emridir. Nitekim 15 Mart 1923’te Adana’ya tekrar gelen Mustafa Kemal Paşa, bu durumu şu sözleriyle toplum ve tarih önünde ifade etmiştir: “Bende bu vekayiin ilk hissî teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur.” Adana bu yönüyle cumhuriyet tarihimizin hakikaten son derece önemli bir şehridir.

Adana pek çok özelliğiyle de önemli bir ilimizdir. Nüfusta şu anda 5’inci sırada. Devlet Planlama Teşkilatının sosyoekonomik gelişmişlik indeksine göre 8’inci sıradadır. Biraz önce konuşan Değerli Hatip ifade ettiği o değerleri nereden aldı bilmiyorum ama DPT, en son 2003 yılında sosyogelişmişlik endeksini belirledi, daha sonra ilçelere göre birtakım endeks belirlemeleri söz konusu ama Adana, tarımıyla, sanayisiyle, enerji potansiyeli ve gelecekteki enerji politikaları açısından önemi her geçen gün artan bir şehrimizdir. Türkiye'nin en büyük organize sanayisi Adana’dadır. Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekten önemli faaliyetlerde bulunan şirketler söz konusudur ve bunlar Adana’yı giderek daha gelişen bir şehir hâline getirmektedir. Hem çalışan işçi sayısında hem de orada faaliyet gösteren firma açısından yüzde 100’ün üzerinde değişiklikler söz konusudur. Aslında organize sanayi bölgesinin elektrik ve doğal gaz tüketimine baktığınız zaman da bir önceki yıla göre yüzde 40 ve yüzde 30 civarında önemli artışların olduğunu görürüz.

Tabii, Adana, esasında çok önemli bir potansiyeli de bünyesinde barındırıyor, özellikle enerji açısından Bakû-Tiflis-Ceyhan ve Kerkük-Yumurtalık boru hatlarının bulunduğu ülkemizin petrol ve doğal gaz alanında stratejik konumuna sahiptir. Ceyhan, enerji endüstri bölgesi ile ilgili Hükûmetimizin önemli gayretleri sonucunda belli bir noktaya gelmiş ve bundan sonraki aşamalarda orada yükselecek bacalar ülkemizde Adana’yı ve dünya çapında da Türkiye’yi önemli bir konuma getirecektir. İskenderun, Adana ve Mersin doğrultusuna kıvrılan körfezin denizcilik açısından gelecekteki faaliyetleri de hakikaten artacak ve önemli bir noktaya getirilecektir. Keza, ulaşım altyapısının sağlamlığına bağlı olarak lojistik, verimli topraklar ile tarım sektörlerinde ihtiyaç duyulan kalifiye iş gücü ile istihdamın da artması mümkündür. Ama şunu ifade etmemiz lazım: Geniş bir kıyı şeridine sahip olan Adana’da denizcilik sektörüyle ilgili çok önemli faaliyetlerde bulunulamamıştır. Bununla ilgili mutlaka Bilim ve Teknoloji Üniversitesi buraya insan gücü açısından ciddi bir potansiyel sağlayacaktır ve Adana denizcilik sektöründen de gereken payı alacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, bu vesileyle eğitim alanındaki gelişmeleri de kısaca özetlemek isterim Adana’yla ilgili. Adana’da gerek okul sayısında gerek derslik sayısında gerekse okulların iç donanımları açısından çok önemli gelişmeler söz konusudur. Burada nitelikli lise sayısı 11’den 49’a çıkmıştır. Adana’da bugün itibarıyla, resmî ve özel kurumlar dâhil, toplamda 938 okulda 10.873 derslik bulunmakta ve 435 bin civarında öğrenci eğitim görmektedir, derslik başına 40 öğrenci söz konusu. Bu kadar yoğun bir potansiyel yani 434.409 öğrencinin doğal olarak lise eğitimini bitirdikten sonra yüksekokul ihtiyacı söz konusu olacak. Şu anda Adana’da mevcut bir Çukurova Üniversitemiz var. Son derece önemli bir devlet üniversitemizdir. 40 bin öğrencisiyle Türkiye'nin önde gelen ve belli alanlarda dünya çapında tanınan öğretim üyeleriyle hakikaten göz dolduran bir üniversitemizdir. Bu üniversitemizde 12 fakülte, 4 yüksekokul, 8 meslek yüksekokulu, 1 devlet konservatuarı, 3 enstitü ve 23 araştırma ve uygulama merkezi söz konusu. Çukurova Üniversitesinde 388 profesör, 166 doçent, 289 yardımcı doçent, 173 öğretim görevlisi, 620 araştırma görevlisi, 72 uzman, 129 okutman ve 20 yabancı öğretim elemanı olmak üzere toplam 1.837 tane akademik personel ile eğitim verilmektedir.

Adana’nın nüfusu 2 milyon 100 bin. Türkiye'nin 5’inci büyük şehri. Bugüne kadar ikinci bir devlet üniversitesinin olması gerekiyordu, doğru ve bununla ilgili adımlar atılması gerekiyordu. Bütün milletvekili arkadaşlarımızın çok değerli katkıları söz konusu oldu. Aslında baktığınız zaman, Mersin Üniversitesinin, Hatay’daki Mustafa Kemal Üniversitesinin, Kahramanmaraş’taki Sütçü İmam Üniversitesinin ve Osmaniye’deki Korkut Ata Üniversitesinin altyapıları neredeyse tamamen Çukurova Üniversitesi bünyesindeki öğretim elemanlarıyla ve öğretim üyeleriyle oluşturulmuştur. Son derece mümbit bir üniversite ama ikinci bir üniversiteye ihtiyaç vardı ve ikinci üniversitenin de mutlaka tıp ve tarım ağırlıklı üniversite yapılanmasının ötesinde, Adana’nın gerek bugün gerekse yarınlardaki ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olması gerekiyordu. En temel hedeflerinin başında, bilim ve teknoloji odaklı bilgi ekonomisi ile iş gücünün entegrasyonunu sağlamak olarak özetleyebiliriz.

Değerli milletvekilleri, aslında, baktığınız zaman, Çin’in giderek artan büyüme hızıyla dünyada gerek teknolojide gerek sanayide önde gelen özelliğini sadece nüfus yoğunluğuna bağlamak mümkün değil. Onun sahip olduğu teknolojik güç, Çin’i gerçekten bir dünya devi yapma noktasında hızla ilerletiyor. Finlandiya’yı sıradan bir Kuzey Avrupa ülkesi konumundan çıkarıp küresel bir marka hâline getiren bulunduğu coğrafya değil, bilgiye dayalı olarak ürettiği ve bugün birçoğumuzun sahip olduğu iletişim cihazlarıdır. Yüzölçümü ve nüfusuyla ters orantılı şekilde dünya pazarına hâkim olan ülkeleri hatırladığımız zaman, hepsinin, bilgiyle ürettiği bir ürün ve bu ürünün dünya pazarına olan hâkimiyeti vardır.

Hükûmetimiz de Adana ili içerisinde, başta eğitim ve sağlık olmak üzere, bütün dezavantajlı gruplara yönelik acil tedbirleri uygulamasının yanı sıra ilimizde bilgi ve teknoloji kaynaklarını doğru kullanacak, insan gücüne olan ihtiyacı da giderecek bir Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulması noktasında çalışmaları başlatmıştı öteden beri ve bugün de inşallah, sizlerin çok değerli katkılarıyla bunu neticelendireceğiz.

Adana’da kurulacak olan Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Denizcilik Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, İşletme Fakültesi ve Turizm Fakültesi olmak üzere 10 fakülteyi; 1 Yabancı Diller Yüksekokulundan, Sosyal Bilimler ile Fen Bilimleri Enstitüsünden oluşan 2 adet enstitüyü içerecektir. Bununla, biraz önce ifade ettiğim gerek tarım gerek sanayi gerekse enerji sektöründe gerekse denizcilik sektöründeki ihtiyaçları, sadece Türkiye'nin değil dünyanın ihtiyaçlarını karşılayacak modern, çağdaş bir üniversite hâline gelecek.

Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi gibi, küresel düşünen ve bilgi üreten yükseköğretim kurumları ülkemize küresel rekabet ortamında ciddi avantajlar sağlayacaktır.

Yıllardır yapmaya çalıştığımız, Adana’ya ikinci üniversitenin kurulması, çok şükür bu dönemde AK PARTİ İktidarına nasip olmuştur. Konuyla çok yakından ilgilenen milletvekillerimiz ve Adana halkı adına; son Adana seyahatinde, ikinci bir devlet üniversitesi kurulmasının gerektiğini samimiyetle ifade eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin kurulmasının her aşamasını takip ve teşvik eden ve geçen haftaki muhteşem Adana mitinginde Adanalılara müjdeleyen Sayın Başbakanımıza, Sayın Millî Eğitim Bakanımıza ve Bakanlar Kurulunun saygıdeğer üyelerine, Sayın YÖK Başkanına ve değerli bürokratlara ve bu güzel eserin Adana’mıza ve ülkemize kazandırılmasını sağlayacak olan iktidarı muhalefetiyle tüm saygıdeğer milletvekili arkadaşlarıma çok teşekkür ediyor, bu üniversitenin Adana’ya, Türkiye’ye ve dünyaya hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 31 Mart 2011

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook