İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,saşıştay başkanlığı anayasa mahkemesi başkanlığı) birinci tur

Nesrin Baytok

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 30. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Aralık 2007 · 1.150 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nesrin Baytok (CHP), 5 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (TBMM,RTÜK,CUMHURBAŞKANLIĞI,SAŞIŞTAY BAŞKANLIĞI ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI) BİRİNCİ TUR); konuşma 1.150 kelime.

Nesrin Baytok (CHP, Ankara). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (tbmm,rtük,cumhurbaşkanlığı,saşıştay başkanlığı anayasa mahkemesi başkanlığı) birinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 5 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nesrin-baytok-23-2007-12-05-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-tbmm-rtuk-cumhurbaska (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c008/b030/tbmm230080300025.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA NESRİN BAYTOK (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 2008 yılı bütçesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini ifade etmek için söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, tarihî bir dönemden geçiyoruz. Burada yüce Meclisin kürsüsünde bu konuşmaları yaparken, içinden geçtiğimiz döneme ilişkin de görevimizi yerine getiriyoruz. Türkiye'nin temellerini oluşturan bütün değerlerin sorgulandığı, yeni baştan ele alınıp düzenlenmek istendiği, sil baştan yapılmak istendiği, Anayasa'mn da sil baştan yeniden yazılmak istendiği, bu sayede ülkenin farklı bir şekle dönüştürülmeye çalışıldığı bir dönemin uygulamaları hakkında ana muhalefet partisi olarak görüşlerimizi ve uyarılarımızı söyleyerek vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun gereğini yapıyoruz.

Değerli milletvekilleri, radyo ve televizyon yayınlarının denetlenmesi ve düzenlenmesi görevini yapması gereken RTÜK'ü konuşuyoruz. Çalışmalara baktığımızda, bu denetim işinin adil biçimde yürütülmediğini belirgin olarak görebiliyoruz. Sadece çıplak gözle bile seçim dönemindeki yayınların ne kadar taraflı olduğunu hepimiz tespit ettik. RTÜK de bu durumu seyretti. Öyle bir ik- tidar anlayışıyla karşı karşıyayız ki, biat kültüründen gelen, muhalefetin sesini asla duymak istemeyen bir anlayış. Bu anlayış, zaten baskıcı ve dayatmacı bir uygulamayla demokrasimizi tehdit eden çeşitli faaliyetler içinde. Kurumlar da bu baskıcı ve dayatmacı uygulamaları gerçekleştirmek isteyen iktidarın elini güçlendirirse, ortada demokrasi kalmaz. Gazetecileri öylesine korkutmuş bir Başbakan var ki, soru bile soramıyorlar. Bu Mecliste hiç kimse çıkıp şunu iddia edemez: İsteyen gazeteci, Sayın Başbakana istediği soruyu sorabilir. Soramaz. Bunu gözlerimizle ekranlarda görüyoruz. Gazeteciler Sayın Başbakanın karşısına geçiyor, en nazik, en anlayışlı, en hafif, en suya sabuna dokunmayan sorularla durumu idare ediyor. Bu durum, o gazetecilerin eksikliğinden değil, Sayın Başbakanın anlayış eksikliğinden doğuyor.

HALİDE İNCEKARA (İstanbul)Ayıp oluyor! Gerçekten çok ayıp!

NESRİN BAYTOK (Devamla)- Büyük bir sevinçle görüyoruz ki, medyanın içinde onuruyla, başı dik gazetecilik yapan gazetecilerimiz hâlâ var. Ayrıca çok rahatlıkla ifade edebilirim ki Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'a, isteyen gazeteci istediği soruyu sorabilir. Şimdiye kadar hiçbir gazeteciyle, gazetecinin şahsıyla uğraşmamıştır.

Hepimiz çok yakından biliyoruz ki, Sayın Başbakan, kimi gazetecileri işinden eder, kimilerini ülke dışına sürmek ister. Bu anlayıştaki Başbakanın karşısında ne mutlu ki medyaya saygılı bir ana muhalefet lideri var. Sayın Başbakanın medyaya dönük olarak şu sözleri söylediği kayıtlardadır: "Ham meyveyi koparmazsımz, bekleyin olgunlaşsm, ondan sonra."

Yandaş medya arayışlarını doruğa çıkarmış bir iktidar uygulamasıyla karşı karşıyayız. Medya kuruluşlarının el değiştirmesinde RTÜK hiç mi etki sahibi değil? Karar alırken neye göre alıyor? TGRT birden Fox Televizyonu oluyor. Bir kere, Türkçe karakter içermeyen bir ismi nasıl onayladınız? İkincisi, sahibi kim, yabancı ortaklığı ne kadar? Kanalın adına bakarak sahibini tahmin edin?

Hani eleştirmeyelim diyoruz. Ama, alfabemizin harflerinin bile sorgulandığı, değiştirilmek istendiği bir dönemden geçmekte olduğumuzu söylemeden de geçemeyiz. Neymiş? X, W, Q harfleri alfabeye konulacakmış. Bunları ifade edecek harflerimiz yok mu? "İ-k-s" yazınca "x" olmaz mı?

Bakın, bugün Sabah-ATV ihalesi yapıldı. Daha doğrusu minareyi çalanın kılıfını hazırladığı gibi bir şov yapıldı. İhaleye girmeyi düşünebilecek firmalar çeşitli yollarla ihaleden caydırıldı. Buna rağmen yine gireceğini açıklayan iki firma son anda girmeyeceğini açıkladı. Neden çekildiler?

OSMAN GAZİ YAĞMURDERELİ (İstanbul)Siz biliyorsanız söyleyin.

NESRİN BAYTOK (Devamla)İhale, Başbakanın damadının yönetimindeki şirkete verildi. Neler oluyor Sayın Başbakan?

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Cumhuriyet savcılığı orada!

NESRİN BAYTOK (Devamla)Ey Adalet ve Kalkınma Partisi, ilahi siz, artık ihale yapıyoruz diye ortaya çıkmanıza da gerek yok aslında. Bu kadar masrafa, bu kadar televizyonların canlı yayınlarına ne gerek vardı? TMSF'nin bir küçük odasında aldık verdik yapabilirdiniz.

FAHRETTİN POYRAZ (Bilecik)Siz öyle yaptınız...

NESRİN BAYTOK (Devamla)Değerli milletvekilleri, bu ihale iptal edilmelidir. Bunun neresi ihale Allah aşkına? İktidar partisine biraz itidal, biraz da sağduyu öneriyoruz. Nedir bu gidiş? Nereye doğru bir gidiştir? Nasıl bir gidiştir dörtnala böyle?

Öte yandan, bir RTÜK Yasası hazırlığı var. Buna göre yeni yasada yabancı payının yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarılması planlanıyor. Eğer aynı firma ikinci bir kanal sahibi de olmak isterse yüzde 25 hisse hakkı da orada verilecek. Bir kere biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak medyanın yabancılara satılmasına karşıyız. Bir ülkenin en nazik, en ince, en yönlendirilebilir olduğu konulardan birisi budur, medya aracılığıyla yönlendirmedir. Yabancıların bir ülkede yapacakları yatırımlar vardır, ya- pamayacakları yatırımlar vardır. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler." diyemeyiz. Bankaları- nızdaki yabancı hisse payı sınırlı olmalıdır. Medya, yine öyle, sınırlı olmalıdır. İktidar partisi, az önce belirttiğim gibi, yabancı payını yüzde 50'ye çıkaracak bir düzenleme hazırlıyor. Bir bakıyoruz, bu düzenleme bekletiliyor. Acaba neyi bekliyor? Sabah-ATV ihalesinin sonuçlanmasını mı?

Değerli milletvekilleri, iktidar partisinin değerli üyeleri; ülkeyi yönetiyorsunuz. 70 milyon için kararlar alıyorsunuz. Üç beş kişi için karar almayın. Medyayı susturup yazamaz, söyleyemez hâle getirmek kimseye yaramaz. Türkiye'ye hiç yaramaz. İktidarın görevi ülkenin yararı penceresinden bakarak ülkeyi yönetmektir. Ne yazık ki, bu anlayışı göremiyoruz.

Bakın, geçenlerde IMF Türkiye Masası Şefi Giorgianni bir açıklama yaptı, Türkiye ekonomisini değerlendirdi. O açıklamada cari açık hakkında bir şey söyledi. Diyor ki: "Cari açık Türkiye ekonomisi için Aşil'in topuğudur." Biliyorsunuz, Asil mitolojide yenilmez, güçlü bir kahramandır. Tek zayıf yeri Asil tendonudur ve oradan öldürülür. Demokrasimiz için de Aşil'in topuğu medyadır. Medya özgür olmazsa demokrasi yürümez.

Demokrasi için hayati önemde bir diğer konu da yargı bağımsızlığıdır. O konuda nasıl karar aldığınızı geçen hafta gördük. Bir hâkim adayı yazılı sınavdan 100 alsa bile mülakatta 69 aldığında sınavı geçemeyecek. O mülakatı da zaten iktidarın atadığı bürokratlar yapacak. Yargı bağımsızlığı da, medya özgürlüğü gibi, demokrasi için Aşil'in topuğudur. Demokrasiyi araç olarak görüyorsanız o başka elbette. Ancak, bu dönemde o kadar çok demokrasiden bahsediliyor ki, bu vesileyle demokrasiyi Asil tendonundan vuracak uygulamalar yapıldığını hatırlatmak istedim.

Medyayı denetleyip düzenlemesi beklenen RTÛK görevini doğru yapmazsa, yandaş medyayı kayırır diğerinin üzerine giderse bundan kimse yararlanmaz. RTUK, görevi olan işleri bırakıyor, görevi olmayan işlere mi yöneliyor? RTÜK Başkanı, televizyonu olmayan on dokuz ile de televizyon kurulacağını açıklamış. Bunu RTÜK mü kuracak? RTÜK'ün görevleri arasında televizyon kurmak var mı? Öte yandan, frekans ve bant ihaleleri ne durumda, neyi bekliyor? Bir reyting işi tutturulmuş gidiyor. Özel radyo ve televizyonların içerik denetimleri yeterince yapılıyor mu? Eğer yapılıyorsa eğitim ve sağlık konusunda yayınlara neden rastlamıyoruz? Bir televole kültürü egemen oldu.

Bakın, geçen hafta sonu bir uçak kazası oldu ve 57 vatandaşımızı kaybettik. Ölenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Medya gereken ilgiyi gösterdi ve yayınlarla neler olduğunu bütün Türkiye anında izleme fırsatı buldu. Önümüzde Kurban Bayramı var. Trafik kazaları bütün yıl boyunca can aldığı gibi, hız kesmeyip artıracak ve ortalama 100 civarında kayıp vereceğiz, her yıl olduğu gibi. Televizyonların yayın içeriği son derece önemli. Böylesine önemli ve hayati bir konuda, RTÜK, televizyonlarımıza eğitici, öğretici, trafik bilgileri içeren kısa filmler yayınlatamaz mı? Bir kanala ceza veriyorsa bu ceza böyle filmler olamaz mı?

Sayın Başbakan dün konuşmasında muhalefeti öylesine yararsız tarif etmişti ki hiçbir öneri getirmeden eleştiriyor diye, işte size öneri. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman Türkiye'nin yararını gözettik, vatandaşlarımızın yararını gözettik. Bu anlayışla buradayız. Muhalefet demokrasinin çok önemli bir ayağıdır. İktidar demokratik duyarlılık gösterirse, en başta kendisi bundan yararlanır. Medya önemlidir, demokrasi için hayatidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANSayın Baytok, bir dakika ek süre veriyorum. Lütfen tamamlayın.

NESRİN BAYTOK (Devamla)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Özgürlüğünü koruyalım, medya tekeli yaratmayalım. Sabah ve ATV ihalesi iptal edilmelidir.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 5 Aralık 2007

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook