Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Adana Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 104. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Haziran 2009 · 731 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nevingaye Erbatur (CHP), 12 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 731 kelime.
Nevingaye Erbatur (CHP, Adana). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevingaye-erbatur-23-2009-06-12-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
NEVİNGAYE ERBATUR (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 385 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 39’uncu maddesinin tasarıdan çıkarılması için verilen Cumhuriyet Halk Partisi önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.
Türkiye’de özel radyo, televizyonların yayın hayatına girmesinden sonra kamu hizmeti yayıncılığı yapması gereken TRT’nin önemi daha da artmıştır. Medya-sermaye-siyaset üçgeninin sarmalındaki özel radyo, televizyon yayıncılığının yaygınlaşmasıyla TRT’nin halkın doğru bilgi ve habere ulaşabilmesini tarafsız bir biçimde sağlaması gerekir. Ancak 2008 yılı sonu itibarıyla aylık ortalama 63 milyon TL geliri olan TRT, böylesi muazzam büyüklükte bir bütçeyle, ne yazık ki, basiretsiz ve kadrolaşma yanlısı bir yönetim anlayışı sonucunda, olması gereken bu yayıncılık anlayışını gerçekleştirememiştir.
Artık TRT’nin haber yayınları bile ilgi görmemektedir çünkü vatandaşın vergisiyle ayakta kalan TRT’de haberler Hükûmetin sesi hâline gelmiştir. Kadrosunda 157 muhabir, 301 prodüktör bulunduran TRT, bu nitelikli personelini çalıştırmak yerine, kaynağı, sahibi ve yayın politikası belirsiz kuruluşlardan hizmet satın almaktadır.
Kadrolu personelini çalıştırmayan TRT Genel Müdürü, halkın parasını yandaş şirketlere, yandaş medya çalışanlarına aktarmaktadır. Şu anda TRT radyo ve televizyonlarında yayınlanan programların önemli bir bölümü dış yapımlardan, yani para ile satın alınan programlardan oluşmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir kamu kuruluşu olan TRT, son yıllarda yanlış yönetimler sonucu, olması gereken nitelikli yayıncılık anlayışından uzaklaşmış, kendilerini belli gruplara yakın hisseden yöneticilerin elinde kadrolaşma iddialarının odağına oturmuş durumdadır. TRT’de muhabir, prodüktör, spiker, kameraman, montajcı gibi yayıncı kadrolar genel duyurulu sınavlarla alınır. Stajyer olarak üç yıl çalıştıktan sonra bu kişiler tekrar bir sınav sonucunda asıl kadrolarına atanırlar. TRT Genel Müdürü, yakınlarını TRT’ye alabilmek için önce TRT Yasası’nda yaptırdığı değişiklikle sözleşmeli personel alımının yolunu açıp ardından kendini belli gruplara yakın hisseden medya kuruluşlarının çalışanlarını sınavsız kuruma almaya başlamıştır. Bununla da yetinilmemiş, TRT Kurumu hizmetlerinin tanıtımı ve bu hizmetlere atanacak personel yönetmeliğindeki sözleşmeli program, haber personeli tanımında ilginç bir değişiklik yapılmıştır. Sözleşmeli program, haber personeli için gerekli olan fakülte veya yüksekokul mezunu olmak şartının yanına “Yurt içi veya yurt dışı yayın kuruluşlarının yayın, yapım, program veya haber hizmetlerinde en az iki yıl çalışmış olanlarda bu şart aranmaz.” ibaresi eklenmiştir. TRT Genel Müdürü, göreve geldiği günden bu yana bir kısmı akrabası olan hemşehrilerini başka kurumlardan nakil yoluyla TRT’ye almıştır. Hukuka aykırı gerçekleştirilen bu uygulamalar, iletişim fakültelerinden mezun olmuş ve TRT’de çalışmak amacıyla sınava başvuran onlarca gencimizin hakkını gasp etmektedir.
TRT, her türlü kültürün, evrensel değerin paylaşıldığı, anlaşıldığı ve değerler kazandırıldığı ortamlar olmalıdır. TRT, diğerleri öyle yapıyor diye değil, olması gerekene göre yayın yapmalıdır. Özgün bir kamu hizmeti yayıncılığı yaparak rating kaygısını bir kenara bırakmalı ve en azından vatandaşların gerçekten izleyerek kendisini geliştirebileceği evrensel ve ulusal bilim çalışmalarını, sanatın ve sporun her dalını izleyicilere benimsetecek yayınlar ile tarafsız habercilik anlayışıyla programlarını hazırlayabilmelidir.
Devletin, vatandaşlarına bilim, sanat, kültür, spor ve eğitim alanında ucuz, kolay erişilebilir ve yararlanılabilir hizmetler götürmesi sosyal devlet ilkesinin gereğidir. Ancak TRT, izleyicinin en çok ekran karşısında olduğu saatleri şans oyunları ve sadece futbol yorumculuğuna yönelik spor programlarıyla doldurmaktadır. Bu programların sunucularının, yorumcularının, yapımcılarının hangi ölçütlere göre, kimlerce seçildiği ve bu kişilere ödenen ücretler de ayrı bir soruşturma konusu olmalıdır. TRT, var olduğu biçimiyle olabildiğince yozlaşmış ve kısırlaştırılmış bir yayın politikasıyla yürütülmektedir. Ülkemizin saygın bir kamu kuruluşu olması gereken TRT, böylece, hiçbir iddiası olmayan, eğitici, tarafsız yayıncılık anlayışından uzak, yandaşları ihya etme mantığına dayalı bir kurum hâline getirilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Erbatur, konuşmanızı tamamlayınız efendim.
NEVİNGAYE ERBATUR (Devamla)İsmet İnönü gibi tarihimizde saygın bir yer kazanmış, vefayla anılan, Garp Cephesi’nin efsane komutanı, Mustafa Kemal Atatürk’ün tanımlamasıyla “Siz orada düşmanı değil, milletin makûs talihini yendiniz.” diyerek iltifatına mazhar olan, Lozan Antlaşması’nda gösterdiği cesur ve kişisel kararlılığıyla Lozan kahramanı olan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı, Türkiye’yi çok partili rejime sokan ve yapılan bir seçimle iktidarı 14 Mayıs 1950’de gönül rahatlığıyla devreden, iktidarı devrettiği günde 10.600 kilometre demir yolu, hazinede 144 ton altın, sıfır enflasyon ve sıfıra yakın borç bırakan, böylesi önemli başarılara imza atmış olan İsmet İnönü dahi “millet düşmanı” gibi akıl dışı ithamlarda bulunan kişilerin TRT ekranlarında boy gösterebilmesi millete yapılmış bir hakarettir. TRT’nin taraflı yayıncılık anlayışı ve saygın kişilere yönelik iftiraya dayalı yönetim anlayışı, Sayın Genel Başkanımızın…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NEVİNGAYE ERBATUR (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.
…Sayın Genel Başkanımızın TRT aleyhine açmış olduğu bir tazminat davasında haklı görülmesiyle de yargı yolunca da kabul edilmiştir. Peki, bu yayınlar nedeniyle ödenmesi gereken tazminatı TRT’nin kendisi mi ödeyecektir yoksa yapımcıları mı ödeyecektir? Umarım, vatandaşın ödediği vergilerle ayakta kalan TRT, bir an evvel olması gereken saygın, tarafsız ve çağdaş yayıncılık çizgisine çekilebilir.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 12 Haziran 2009