İsparta ve cevresinde aşırı yağışlardan etkilenen çiftçilerin sorunları hakkında
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 128. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Temmuz 2010 · 1.284 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nihat Ergün (AK Parti), 2 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSPARTA VE CEVRESİNDE AŞIRI YAĞIŞLARDAN ETKİLENEN ÇİFTÇİLERİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 1.284 kelime.
Nihat Ergün (AK Parti, Kocaeli). “İsparta ve cevresinde aşırı yağışlardan etkilenen çiftçilerin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nihat-ergun-23-2010-07-02-isparta-ve-cevresinde-asiri-yagislardan-etkilenen-ciftcilerin-sorunlar (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c074/b128/tbmm230741280197.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SANAYİ VE TİCARET BAKANI NİHAT ERGÜN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündem dışı söz alan Sayın Reşat Doğru’nun, Tokat Milletvekilimizin, organize sanayi bölgeleriyle ilgili yaptığı değerlendirme hakkında cevap vermek üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye'nin organize sanayi bölgeleri konusunda yaklaşık elli yıllık bir tecrübesi var ve bugün Türkiye’de organize sanayi bölgelerinin sayısı 263 adede ulaşmış ve bu organize sanayi bölgelerinde, 58.708 adet sanayi parseli oluşturulmuş ve bunlardan 54.800’ü sanayicilere tahsis edilmiş bulunuyor. 39 bin adedinde üretime geçilmiş, 10.500 parsel inşaat aşamasında, 5.290 parselde de projeler devam etmektedir. Parsel sayısına göre, organize sanayi bölgelerindeki doluluk yüzde 93, üretim açısından baktığımızda ise yüzde 66 seviyesinde bir doluluk vardır. Bugün organize sanayi bölgelerinde 916 bin istihdam oluşturulmuştur, yaklaşık 1 milyon kişi organize sanayi bölgelerinde çalışmaktadır.
Kuşkusuz, organize sanayi bölgelerimizin kuruluşundan bu yana çok değişiklikler, yenilikler de oldu ama sorunlar da zaman içerisinde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, organize sanayi bölgelerimizin sorunları hakkında Türkiye’de organize sanayi bölgesi yönetim kurulu başkanlarını ve organize sanayi bölgesi bölge müdürlerini bir araya getirdik ve tam günlük bir çalıştayla bu sorunları ortadan kaldıracak bir eylem planını birlikte oluşturduk. Dolayısıyla organize sanayi bölgeleriyle Sanayi Bakanlığımız arasında kurumsal ilişki sağlıklı bir şekilde yürütülmekte ve organize sanayi bölgelerinin sorunları Bakanlığımızca yakından takip edilmektedir.
Elbette Tokat organize sanayi bölgelerinde de birtakım sorunlar var. Mesela Tokat Merkez Organize Sanayi Bölgesi’nde bir heyelan söz konusu. Ben bu heyelan nedeniyle organize sanayi bölgesinde bizzat bulundum ve inceleme yaptım. Arkadaşlarımız orada çalışmayı başlattılar ve Tokat Organize Sanayi Bölgesi’ndeki heyelanın önlenmesiyle ilgili proje çalışması devam ediyor. Çalışmadan sonra dört beş tane parselin iptali gerekecek mecburen. Şu anda belki parsel sayısı heyelan nedeniyle fazla görünebilir ama çalışma bittiğinde bir miktar parselin iptaliyle -boş parseller bunlar, üzerinde herhangi bir sanayi tesisi yok- böylece Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nin heyelan sorunu çözülmüş olacak. Ayrıca Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde yeni yatırımlar da var. İki üç tane yatırımın temelini o ziyaretimiz sırasında zaten kendimiz atmıştık. Açılışa hazır olan tesisler de var, bir tesisin de açılışını orada birlikte gerçekleştirmiştik.
Organize sanayi bölgelerinin kuruluşuyla ilgili gerçekten önemli miktarda Hükûmet desteği vardır. Organize sanayi bölgelerimiz, bölgelere göre -kalkınmada öncelikli yörelerde biraz daha farklı, diğer yörelerde biraz daha farklı- kuruluşunun gerçekleşmesinden, yer tespitinden kamulaştırmasına kadar ve altyapısının ihalesine kadar kredilendirilmektedir. Bu kredilendirme kamulaştırma açısından yüzde 100’e varan bir kredilendirmedir ve çok uzun vadeli kredilendirmedir. Bazı bölgelerimizde on beş yıla kadar, on üç yıla kadar, on bir yıla kadar, çok düşük faizli kredilendirmeyle -yüzde 1, yüzde 2 faizli kredilendirmeyle- birkaç yılı ödemesiz olmak üzere organize sanayi bölgelerimizin kuruluşu Bakanlığımızca kredilendirilmektedir.
Küçük sanayi siteleri için de aynı. Küçük sanayi sitelerinde kamulaştırma kredisi yok ancak altyapı ve üstyapı kredilendirmesi var, yani bir bölgede küçük sanayi sitesi kurmak isteyenler için
– 197 – DEMET 6-10 altyapısı yüzde 100’e kadar kredilendirilebiliyor ve üstyapısı da yüzde 70’e kadar -dükkânların yapımı da yüzde 70’e kadar- Bakanlığımız tarafından kredilendirilebilmektedir.
Ayrıca, organize sanayi bölgelerinde KOBİ’lere destek amacıyla KOSGEB’in birimleri, şubeleri de oluşturulmuş ve KOSGEB desteklerinden organize sanayi bölgelerindeki KOBİ’lerin yararlanabilmesi açısından yakın bir bilgilendirme çalışması yürütülmektedir. Biliyorsunuz, son KOSGEB destek programı daha çok proje bazlı destek programıdır. Şu anda bütün KOSGEB yönetimindeki arkadaşlarımız, başkan, başkan yardımcıları, illerimizde KOBİ’leri KOSGEB destekleri konusunda bilgilendiren konferanslar, eğitim seminerleri düzenliyorlar ve kim bu proje desteklerinden nasıl yararlanabilir konusunda yakın bir bilgilendirme süreci de ayrıca devam etmektedir. Dolayısıyla KOBİ’lerimizin desteklenmesiyle ilgili çalışmalar çok kapsamlı bir şekilde sürdürülüyor.
Aslında organize sanayi bölgeleri dışında mümkün olduğu kadar sanayi tesisinin kurulmaması daha uygun olan bir yaklaşımdır. Mümkün olduğu kadar bütün sanayi tesisleri organize sanayi bölgeleri içerisinde kurulmalı ki altyapı beraberliklerinden istifade edebilsinler, ortak arıtma tesisi oluşturabilsinler, ortak ulaşım mekanizması oluşturabilsinler.
Rekabet gücünü artırabilmenin en önemli yollarından bir tanesi, bugün birlikte hareket edebilmektir. Birlikte hareket edebilecek en iyi yerler, sanayimiz açısından organize sanayi bölgeleridir. Bu nedenle, hem yerel yönetimlerimiz, valiliklerimiz, organize sanayi bölgeleri dışında sanayi tesisi kurulmasına imkân vermemeliler. Mümkün olduğu kadar o yörelerde organize sanayi bölgelerine yönlendirilmeli ama ne yazık ki ülkemizin bazı yerlerinde plansız bir sanayileşmenin de var olduğunu görüyoruz. Bu amaçla da şimdi bir yasal hazırlık içerisindeyiz, yakında Parlamento gündemine gelecek. İnşallah, Parlamento kapanmadan getirebilirsek, bazı yasaların içinde…
“Islah organize sanayi bölgesi” kavramıyla organize sanayi bölgeleri dışında yoğun yapılaşmış sanayi bölgelerini de -mümkün olanları- organize sanayi bölgesi çatısı altında toplayabilmenin, birleştirebilmenin çalışmasını yapmış olacağız çünkü onların da ortak arıtma tesislerine, ortak altyapıya ihtiyacı var. Bunlar ancak organize sanayi bölgeleriyle gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmayı da hazırlıkları da tamamlama noktasındayız.
Belediyeler organize sanayi bölgelerine destek verebilir mi? Tabii ki verebilir. Yani, belediyelerin Belediye Kanunu’ndan kaynaklanan görevlerinden birisi de kendi bölgelerindeki ekonomik gelişmelere katkı sağlamaktır. Bölgelerinin ekonomik gelişmesine belediyeler katkı sağlamalıdırlar. Organize sanayi bölgesindeki birtakım altyapı çalışmalarına belediyeler katkı verebilirler, protokol yapabilirler. Onun dışında, organize sanayi bölgesi çalışanlarının yerleşim birimleriyle irtibatının sağlanmasında, ağırlıklı olarak ulaşım imkânlarını sağlama konusunda ciddi katkı sağlayabilirler. Organize sanayi bölgelerinde çevre düzenlemelerinin yapılması konusunda katkı sağlayabilirler. Yani, yerel düzeyde sıkı bir iş birliğiyle, organize sanayi bölgeleri-belediye iş birliğiyle yapılabilecek önemli şeyler olduğunu görüyoruz. Bunu çok iyi yapanlar da var; birçok yerde, belediyelerimizden bunu gerçekten çok iyi bir şekilde yapanların da var olduğunu görüyoruz.
Şimdi yeni bir yaklaşımla “ihtisas organize sanayi bölgeleri” kavramı kanun ve yönetmeliklerimizin içine konuldu ve karma organize sanayi bölgeler yerine, daha çok, ihtisas organize sanayi bölgelerini tercih eden sektörler ortaya çıktı. Mesela bunlardan birisi gıda. Gıda ihtisas organize sanayi bölgelerinde tamamen gıda, tarım ve hayvansal ürünlerle ilgili üretim yapan tesisler bir arada bulunuyor. Tabii ki altyapıları daha kolay oluyor, diğer imkânları daha kolay oluyor. Diğer sektörlerde de ihtisas organize sanayi bölgeleri oluşturuyoruz. İhtisas organize sanayi bölgeleri,
– 198 – DEMET 10-14 gerek gıda olsun gerek diğer sektörlerde olsun, gittikçe yaygınlaşan bir organize sanayi bölgesi unsuru hâline gelmiş bulunuyor.
Şöyle bir sorunumuz da var: Çok yoğun talep nedeniyle, kamuoyu baskısı nedeniyle uygun olmayan arazilerde ve uygun olmayan şartlarda kurulan bazı atıl organize sanayi bölgelerimiz de var ne yazık ki. Yani şu zannedilmemeli, bir yerde organize sanayi bölgesi şöyle veya böyle kurulduğu zaman oraya sanayi yağmıyor. Bazen, “Biz bu ilçede organize sanayi bölgesi kurduk.” diyebilmek için veya “Sanayileşmeye hele bir arsasını tahsis edelim, ileride gelir.” diye bir düşüncede olmaktan ziyade, bugün, gerçekten yatırımcıyla organize sanayi bölgesi kuruluşunu yan yana getirebilmek lazım.
Ancak, atıl organize sanayi bölgelerimizi de canlandıracak bir yaklaşım içerisindeyiz. Sadece 5084 sayılı Yasa’daki arsa tahsisini uzatma ile de yetinmek istemiyoruz. Biz, mümkün olsa bütün organize sanayi bölgelerinde sanayicilerimize arsa tahsisini bedelsiz yapmaktan yanayız, bütün organize sanayi bölgelerinde. Sanayici yatırım yaparken arsa tahsisiyle alakalı ayrıca bir finansman ayırmak mecburiyetinde bulunmasın, arsaya vereceği finansmanı fabrika yatırımında, makine ve teçhizatında kullansın diye düşünüyoruz. Ancak bunu bazı organize sanayi bölgeleri açısından tam olarak yapmak mümkün değil fakat 5084 kapsamındaki illerde, 57 tane ilde bunu yaptığımız zaman, yaklaşık bu bölgedeki arsaların maliyeti 1 milyar Türk lirasının biraz üzerindedir, 1 milyar 80 milyon civarında bir maliyeti var. Bir çalışma yaptırdık, ona göre söylüyorum. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük şehirlerdeki organize sanayi bölgelerini dışarıda tutarsak, 76 ildeki organize sanayi bölgelerinde de 1 milyar 650 milyon gibi bir arsa bedeli maliyeti var. Bunlar çok yüksek maliyetler değil aslında, önümüzdeki yıllara sâri olarak düşünüldüğünde arsa tahsisleri ve bu arsa tahsislerinden elde edilecek yatırım, istihdam, üretim miktarları düşünüldüğünde, bunlar kolayca sanayiciye arsa tahsisi olarak yapılabilecek imkâna sahiptir. Şimdi yasal hazırlığını da biz bir noktaya getirdik. Arsa tahsislerinin yeniden organize sanayi bölgelerinde yatırım için yapılabilmesinin önünü de açmış olacağız.
Kuşkusuz başka da sorunlar var. Elbette organize sanayi bölgelerinde bölgesel asgari ücretle ilgili yaklaşımları ileri süren arkadaşlarımız da var. Ancak bu başka komplikasyonları da olabilecek bir yaklaşımdır. Bu, üzerinde çalışılması ve iyi düşünülmesi gereken bir konudur. Uzun zamandır, zaman zaman iş dünyasında bölgesel asgari ücret konuları gündeme gelmekte ama üzerinde hemen mutabakata varılabilecek bir konu olmadığını da ifade etmek isterim.
Bu vesileyle Reşat Doğru Bey’e, Tokat Milletvekilimize, organize sanayi bölgeleriyle ilgili sorunları gündeme getirdiği için ve bunları ifade etme fırsatı verdiği için çok teşekkür ediyorum.
Saygıyla selamlıyorum herkesi. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 2 Temmuz 2010