2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 28. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Aralık 2019 · 444 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nurettin Canikli (AK Parti), 9 Aralık 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle); konuşma 444 kelime.
Nurettin Canikli (AK Parti, İstanbul). “2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-canikli-27-2019-12-09-2020-yili-merkezi-yonetim-butce-kanun-teklifi-ile-2018-yili-merkezi-yo (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=83104
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA NURETTİN CANİKLİ (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. 2020 bütçesinin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum ve emeği geçen bütün arkadaşlara da çok teşekkür ediyorum.
Bütçe gerçekten çok önemli, her açıdan önemli. 1050 sayılı eski Kanun vardı bütçeyi şiir gibi tanımlayan yani harcamalara ve harcamaların yapılmasına yetki veren, gelirlerin toplanmasına da yetkili kılan bir kanun. Hatta eski, biraz Osmanlıca ifadelerle “Devlet devair ve müessesatının senevi varidat ve masarifi muhammenatını gösteren ve bunların tatbik ve icrasına mezuniyet veren bir kanundur.” derdi, hiç unutmadım. Sonra 1050 sayılı Kanun değişti, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu geldi. Gerçekten öyle ve bütçe yürütmeye harcama yetkisi verir, yürütme de verilen bu yetki çerçevesinde harcamasını ifa eder çünkü “yönetmek” harcamak demektir, yönetmeden harcama olmaz.
Şimdi, yalnız, aşağı yukarı kırk elli yıldan beri şöyle bir uygulama var: Personel harcamalarıyla alakalı ödeneküstü harcama yapılır. Yani kırk elli yıldan beri bu uygulama vardır, sadece personel harcamaları, personel giderleri için ödeneküstü harcama yapılır ve bu ödeneküstü harcama kesin hesap kanunuyla tamamlama ödeneği olarak Meclisten talep edilir. Biraz önce Sayın Kılıçdaroğlu Sayıştayın ifadesini aynen aktardı yani “Tamamlama ödeneği konusunda takdir Meclisindir.” diye. 63 milyar liralık bir ödeneküstü harcamadan bahsetti, sanki olmayan bir para harcanmış ya da yanlış yerlere harcanmış ve verilmeyen bir yetki çerçevesinde bir para harcanmış gibi aktardı. Öyle değil. Personel için harcanan para kırk elli yıldan beri devam eden bir uygulama.
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul)Hayır, hayır, personel harcamalarından başka yere aktarılan…
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Aynen öyle, evet, kırk elli yıldan beri devam eden bir uygulama ve tamamlama ödeneği yani personel harcaması nedeniyle o aşan ödenek de kesin hesap kanunu çerçevesinde yetki olarak alınır ve hukuki süreç yani Meclisin yetkilendirme süreci tamamlanır. Bu işin bütün esası budur. Dolayısıyla açıklığa kavuşturmak gerekir.
Şimdi, tabii, burada, Cumhurbaşkanının yetkileriyle alakalı çok ciddi birtakım tartışmalar gündeme geldi ve özellikle Cumhurbaşkanı izinli olduğunda ya da herhangi bir şekilde yurt dışına çıktığında ona vekâlet edecek olanın seçilmiş biri olması gerekir, Meclis Başkanı olması gerekir şeklinde biraz önce bir ifade ortaya konuldu. Burada, çok ciddi bir mantıksal hata vardır. Hani, hep diyoruz ya yasama, yürütme erkleri mutlaka ayrı olmalıdır; Meclis Başkanı yasama erkinin başı, Cumhurbaşkanı yürütmenin başı. Dolayısıyla siz Cumhurbaşkanlığına yasama organından herhangi birine vekâlet veremezsiniz, o zaman birbirine karışmış olur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu kadar basit bir mantık hatasının yapılmasına gerçekten şaşırdığımı, üzüldüğümü ifade etmek istiyorum.
Biraz önce, aslında, Naci Bey söyledi ama ben de vurgulamak istiyorum: Kolay olan Trump’a o mektubu elçilik kanalıyla ya da postayla ya da başka bir şekilde göndermektir. Esas olan, yüzüne, gözlerinin içine baka baka onu kabul etmediğinizi göstererek, önüne koymaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu yapmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 9 Aralık 2019