2003 mali yılı bütçesinde 9 nci tur görüşmeleri
Sivas Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 56. Birleşim · 1. yasama yılı · 26 Mart 2003 · 648 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nurettin Sözen (CHP), 26 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 9 NCİ TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 648 kelime.
Nurettin Sözen (CHP, Sivas). “2003 mali yılı bütçesinde 9 nci tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 26 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-sozen-22-2003-03-26-2003-mali-yili-butcesinde-9-nci-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA NURETTİN SÖZEN (Sıvas)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Millî Eğitim Bakanlığı, YÖK ve üniversiteler bütçesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına düşüncelerimi sunacağım; öncelikle, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Bütçelerini görüşeceğimiz, millî niteliğini korumuş bakanlığımızın, ulusal eğitim ordumuzun tüm bireylerini sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Nasıl, ulusal savunmamız için görevli ordumuz, ulusumuzun en değerli varlığı, gözbebeği ise, eğitim ordusu da ulusumuzun, halkımızın kalkınması, uygarlaşması ve demokratikleşmesi için en büyük umudumuzdur.
Eğitim ordusu dedim; sayısal değerlerini anımsatırsam, bu ordunun ne denli etkin ve büyük olduğunu göreceksiniz. Yaklaşık 60 000 örgün ve yaygın eğitim kurumumuz var. İlköğretimde 10 300 000, yükseköğretimde 1 900 000 olmak üzere, okul öncesi, ortaöğretim ve yaygın eğitim de dahil toplam 18 600 000 öğrencimiz eğitim görmektedir.
Yükseköğretimde ise durum şudur: 53'ü devlet üniversitesi olmak üzere 74 üniversite vardır. Bu üniversitelerimizde 621 fakülte, 235 yüksekokul, 477 meslek yüksekokulu, 289 enstitü mevcuttur. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 107 adet sağlık meslek yüksekokulu mevcuttur.
Üniversitelerimize devlet bütçesinden ayrılan para çok yetersizdir; 1981'de yüzde 3,1; 1992'de 4,2; 2002'de 2,2; 2003'te ise 2,3'tür. Ülkemizde, öğrenci başına harcanan para 2 000 dolar civarında iken, 1995 rakamlarıyla dünya ortalaması 3 370 dolar, Avrupa ortalaması ise 6 585 dolardır. Buna rağmen, Türk yükseköğrenim sistemi, yirmi yılda öğrenci sayısını 6 kat, öğretim üyesi sayısını 3 kat, bilimsel yayınları 13 kat artırmıştır. Diğer taraftan, 1981'de dünya ülkeleri arasında yayın sayısı sıralamasında 42 nci iken, 1999'da dünya ülkeleri arasındaki yayın sayısı sıralamasında 25 inci sıraya yükselmiştir. Türk yükseköğretim kurumlarının bütçedeki payının azalmasına rağmen gelişimlerindeki bu başarı, takdire değerdir. Yükseköğretimde özveriyle çalışan tüm yüksek Öğretim Kurulu mensuplarını, öğretim üyesi ve yardımcılarını teşekkürle ve takdirle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bir taraftan yükseköğretimin bütçeden aldığı pay azaltılırken, diğer taraftan, üniversitelerimizi olumsuz yönde etkileyecek bazı maddeler Bütçe Kanun Tasarısında yer almaktadır. Örneğin, üniversitelerin akademik kadrolarında bulunan okutman, öğretim görevlisi, uzman, araştırma görevlisi ve çevirmenlerin atanmalarına sınav getirilmesi, akademik hayata bir müdahaledir ve uygun değildir.
Bütçe içi aktarmalarının yüzde 10-12'yle kısıtlanması, bürokrasiyi artıracak, idarenin işini zorlaştıracaktır. Dönersermaye dışı gelirlerin -kira gibi, bağış gibi- devlete ödenek kaydedilmesi ve Maliye Bakanın tasarrufuna bırakılması, üniversitelerin gelirlerini azaltacak niteliktedir.
Son olarak, mesaî saati dışında dönersermayeye yaptıkları katkılardan dolayı ödenecek payın 3 kat ile sınırlandırılması, öğretim üyelerinin paylarını azaltması yanında, dönersermayenin de önemli ölçüde gelir kaybına yol açacaktır.
Konsolide bütçeden Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan pay ise, gittikçe küçülmektedir. Konsolide bütçeden Millî Eğitim Bakanlığına, ayrılan pay 1994'te 11,36; 2001'de 8,17; 2002'de 7,6 ve 2003'te sadece, 6,93'tür.
Diğer taraftan, konsolide bütçeden Millî Eğitim Bakanlığı yatırımları için ayrılan pay da gittikçe azalmaktadır. Sayılara ve oranlara bakacak olursak; 1998'de yüzde 37,33 iken, 2002'de yüzde 22,34 ve 2003'te ise yüzde 16,43'tür.
Millî Eğitim Bakanlığının, gerek konsolide bütçedeki payı ve gerekse yatırım oranlarındaki düşüşü, ülkemizin geleceği için son derece önemli tehlikeleri akla getirmektedir.
Şimdi, iktidar partisi ve onun hükümetinin, acil eylem planının Millî Eğitim Bakanlığıyla ilgili olan bölümüne göz atalım.
Başlıklar arasında şunlar var:
Millî Eğitim Bakanlığının yeniden yapılandırılması,
Altıncı sınıflara, meslekî yönlendirme adı altında, meslek dersleri ve din eğitiminin seçmeli ders olarak konulması.
YÖK'ün, bir koordinasyon ve uzun vadeli planlama kuruluna dönüştürülmesi.
Şimdi, acil eylem planı konusunda Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı neler yapmıştır, bir de onlara bakalım. Acil eylem planındaki, Millî Eğitim Bakanlığının yeniden yapılandırılması alanında uygulanan şey şudur: Millî Eğitim üst düzey yöneticilerinin ve millî eğitim müdürlerinin kıyımıyla ve kendi parti ideolojilerini benimseyen kadroların göreve gelmesiyle yeniden yapılanma başlamıştır.
MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat)Kaç kişi?..
NURETTİN SÖZEN (Devamla)Millî Eğitim Bakanlığında yeniden yapılandırma, sadece Partinin değil, Bakanın bireysel ideolojisine göre de yeniden ele alınmaktadır. Örneğin, yeni Bakanın görevinden aldığı müsteşar İsmail Bircan "Bakanla ilkelerimiz uyuşmadı" diyor.
Bircan, ilave ediyor; "Bakan, birlikte çalışmamızın zor olacağını söyledi. Kendisi, farklı siyasî görüşleri savunuyor"
Şimdi soruyoruz...
MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat)Hangi bakan müsteşarını değiştirmedi; müsteşarını da mı değiştirmesin?!
NURETTİN SÖZEN (Devamla)Size verilecek yanıtlarım çok; ama, zaman sınırlı. Başkanı sıkıntıya sokmayın... (AK Parti sıralarından gürültüler)
MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat)Müsteşarını da mı değiştirmesin?!.
NURETTİN SÖZEN (Devamla)Başkanı sıkıntıya sokmayın...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 26 Mart 2003