İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · SALI

(2/599) esas numaralı önerge hakkında

Nurettin Sözen

Sivas Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Şubat 2006 · 517 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nurettin Sözen (CHP), 14 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/599) ESAS NUMARALI ÖNERGE HAKKINDA); konuşma 517 kelime.

Nurettin Sözen (CHP, Sivas). “(2/599) esas numaralı önerge hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-sozen-22-2006-02-14-2-599-esas-numarali-onerge-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NURETTİN SÖZEN (Sivas)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; biraz evvel Kemal Kılıçdaroğlu'nun sunduğu, Divriği Ulucamiinin korunması ve yaşatılması amacıyla hazırlanmış bir kanun teklifi üzerinde konuşuyorum; konuşmama başlamadan evvel, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Biraz evvel de ifade edildiği gibi, bu, dünya kültür mirasında yer almış, Türkiye'de tek ve eşsiz bir eser olarak, 800 yıl evvel atalarımız tarafından yapılmış ve bu topluma, bu geleceğe, bu tarihe armağan edilmiş bir eser; UNESCO'nun ilgi alanı içerisinde ve dünya kültür mirasları arasında. Herkes bunun öneminin farkında. Biraz evvelki kanun teklifine AKP Grubunun gösterdiği duyarlılığın, bu ulusal değer için de gösterileceğini umuyorum, bu ortak değerimiz için de gösterileceğini umuyorum ve bu konuda, bu kanun teklifinin gündeme alınması konusunda Meclisimizin oybirliğiyle karar vereceğini bekliyorum.

Niçin oybirliğiyle karar verilmesi gerekiyor; çünkü, bu, dünyada eşi görülmemiş bir eser. 800 yıl evvel inşa edilmiş; ama, biraz evvel Kılıçdaroğlu'nun söylediği gibi, şu anda, bahçesinde, önünde top oynanılan, topun, o eşsiz kapıları harap ettiği bir tarihî eser. Arka tarafına yapılmış istinat duvarlarıyla, tarihî eserin birçok değerleri betonlar arasında kalmış. Bazı değerleri başka müzelere götürülmüş. Örneğin, tavandan asılı olan mavi çini küre, kırılmasın, düşmesin, bozulmasın diye Sivas Müzesine aktarılmış, 800 yıl evvel yapılan caminin eşsiz halıları İstanbul Halı Müzesine taşınmış. Yani, cami, bir bütün olarak hâlâ yaşamıyor, değerleriyle, elemanlarıyla bir bütün olarak yaşamıyor. Sadece cami değil, eski yıllarda yapılmış, o çağlarda yapılmış birçok tarihî eser gibi, biliyorsunuz, caminin yanında, bir de darüşşifa var -ki, bu dürüşşifa daha sonra medrese halini almıştır- onun da, aynı şekilde camiyle beraber düşünülmesi, restore edilmesi ve yaşatılması gerekmektedir.

Şu anda kapılar harap durumdadır ve birçok küçük ve değerli motifler, mermerden yapılmış değerler, betonla kaplanmış durumdadır ve dış etkenlerle, coğrafî etkenlerle, sürekli, cami, harap olmaktadır. Gerek ısı farklılıklarından, kıştan, gerek rüzgârdan gerekse çevresindeki yapılardan sızan sularla, bu büyük eser harap olmaktadır. Yakında bulunan imam-hatip okulunun öğrencileri caminin önünde top oynamaktadır. Apartmanlar yapılmıştır, gecekondular yapılmıştır ve eşsiz bir eser, maalesef, kaybolup gitme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Şimdi, bu eserin bir bütün olarak ele alınması gerekiyor; camisiyle, darüşşifasıyla ele alınması gerekiyor, çevresiyle ele alınması gerekiyor, çevre düzenlemesinin yapılması gerekiyor, çevresindeki birçok şeylerin, gecekonduların ve binaların yıkılması gerekiyor. Dolayısıyla, bunun, bir ödenekle, bir kez restorasyon yapılarak düzeltilmesi ve hayata, tekrar topluma kazandırılması, hatta, dünyaya kazandırılması söz konusu değil. Onun için, bir taraftan restorasyonu yapılırken, bir taraftan sürekli bakımının yapılacağı bir anlayışa kavuşması, bir kurumlaşmaya kavuşması gerekiyor.

2003 yılında Sivas'ta toplanan Bakanlar Kurulu, bu iş için 2,3 trilyon ödenek ayırmıştır. Özel idare emrine verilen bu ödeneğe karşın ihaleye çıkılmış; ama, hiçbir müteahhit buna ilgi göstermemiştir.

Yine, biraz evvel Sayın Kılıçdaroğlu'nun söylediği gibi, bu tür dünya malı olan, dünya eseri olan büyük eserlerin restorasyonu kolay kolay yapılacak şeyler değildir; altyapı gerektirmektedir, ustalık gerektirmektedir, araştırma gerektirmektedir ve hazırlık gerektirmektedir; dolayısıyla, herhangi bir ihale gibi, bir inşaat ve temel atma ihalesi gibi bu ihalenin yapılması söz konusu değil; nitekim yapılamamıştır.

O bakımdan, mutlaka, devletin, devletin organı olan hükümetin bu işe el koyması gerekiyor. Hükümetin yeni kararıyla bu ihalelerin yapılması mutlaka gerekli; eğer, Ulucamii ve medresesini yaşatmak istiyorsak. Bunun için çözüm, bir yasayla hem çevre düzenlemesine yetki veren hem sürekli onarımını öngören, Maliye Bakanlığı ödeneklerini öngören bir yasa tasarısı hazırlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 14 Şubat 2006

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook