Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Genel Kurul, 85. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Nisan 2008 · 742 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oğuz Oyan (CHP), 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 742 kelime.
Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OĞUZ OYAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; efendim, burada görüştüğümüz sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası düzenlemesi, 2006 yılında yasalaşmış, ama bir türlü yürürlüğe girememiş bir düzenlemenin tekrarı niteliğinde. İşin ilginci de şu: Türkiye, 1999 yılında “birinci nesil” denilen bir sosyal güvenlik reformu yapmıştı. Orada elli sekiz-altmış yaş limitleri vardı, bu yaş limitlerine karşı sendikalar inanılmaz gösteriler yaptılar ve doğru bir iş yaptılar. O elli sekiz-altmış yaş limitlerini yaşayamadık, yani 99 sonrasında işbaşı yapıp da elli sekiz-altmış yaşında olan daha bir tane vatandaşımız yok, ama diyoruz ki şimdi: “Bu yetmez, altmış beşe çıkaralım.” Ya, uygulamayı bir görün; 99’da çıkmış, henüz 2000’den bu yana çalışanlar elli sekiz-altmış yaşına gelip emeklilik hakkını kazanmadılar, uygulamayı bir görün, bir yaşayalım. Yok…
İlginç başka bir şey de şu oldu: 2006 yılında bu 5510 çıkarken sendikalar 99’daki eylemliliklerini bırakmışlardı, hiçbir şey yoktu ortada. Hükûmet de Ekonomik ve Sosyal Konseyi bile toplamamış idi. Yani tam bir bahar havası, yani -hiç kimse- sanki ortada bir sosyal güvenlik düzenlemesi yokmuş gibi. 2006 sonunda Cumhuriyet Halk Partisinin başvurusuyla bu düzenleme iptal edildi ve işin ilginci, gene iktidar bayram yaptı. İktidar bayram yaptı, çünkü 2007’de seçimlere 5510’la gitmek istemiyordu ve bu arada, beş milyon kadar yeşil kart dağıtma fırsatı buldular. Ondan sonra seçimler bitti, dört milyon yedi yüz bini geri çekildi. Şimdi yeni seçimler var, bu yasa daha çıkmadan yeni, bir milyonu aşmış durumda, bu arada yeniden yeşil kartlar dağıtılıyor. Yani, son derece oportünist bir uygulama sürecinden geçiyoruz. Şimdi, çok ilginç bir şey oldu. 2008’de, 4 Ocakta Ekonomik ve Sosyal Konsey toplandı. Gene tam bir oyalama ve ikna -güya- çabası, ama oyalamaydı, yani durumu kurtarma meselesiydi. Sonra ne olduysa Emek Platformu iki saatlik bir iş bırakma eylemi yaptı. Fakat işin ilginci, aynı gün Cumhuriyet Başsavcısının iddianamesi geldi. Hangisi daha etkili oldu bilmiyoruz, ama iktidar geri adım attı. Emek temsilcileriyle görüşme talebini bu sefer kabul etti. Süreç içinde olan, Komisyondan geçmiş bir yasada dokuz bin iş gününden yedi bin iki yüz iş gününe doğru geri adım attı.
Şimdi, bu ilginç tabii. Bu ilginçlik iki tarafı da kurtardı mı bilmiyorum. Ama muhtemelen, iktidara yakın, iktidar güdümlüsü olan bazı konfederasyonlar da rahat nefes aldılar. Böylece, hem işte, eylem yapmış oldular, bir göstermelik eylem hem de iktidar geri adım atmış oldu. Böylece, bir yerde buluşmuş gibi oldular ve birdenbire Emek Platformu sanki hiçbir şey yokmuş gibi diğer taleplerini de sürdürüyor gözükmekle birlikte ortada yoklar. Kutluyorum. Kutluyorum. Buna rağmen bazı sendikalar, bazı meslek kuruluşu örgütleri bugün cansiparane bu yasaya, bu antisosyal yasaya karşı mücadele veriyor. Kendilerini kutluyorum değerli arkadaşlarım ve şunu da söylüyorum: Türk-İş bir deklarasyon yayınlamış, diyor ki: “Biz Emek Platformu olarak Genel Kuruldaki görüşmeleri, aktif olarak bu süreci takip ediyoruz.” Hani neredesiniz? Hani tribünlerde Türk-İş, hani Hak-İş, neredesiniz? 2003’te burada İş Yasası görüşülürken buraya sadece 1 kere ne yazık ki Selüloz-İş’in 60 işçisi geldi. Ben şuradan davet ediyorum Türk-İş’i, bu yasa daha sürecek, geliniz, orada oturunuz. Sizden kimse pankart açmanızı istemiyor. Sizin orada nefes almanız bile iktidarı, bugün bu yasayı getirenleri etkileyecektir. Geliniz, orada soluk alınız. Orası bin kişi alıyor. Gelin, ey Türk-İş, ey Hak-İş, şube başkanları, bütün sendika başkanları, hepinizi davet ediyorum buradan. Evet, aktif müdahale böyle yapılır, yerinizde oturarak değil. Gelin, sürece müdahale edin. Bu, buradaki siyasilerden daha fazla, bu siyasetçilerden daha fazla sizi ilgilendiriyor. O halde gelin, temsil ettiğiniz kitleleri layıkıyla temsil edin.
Değerli arkadaşlarım, yedi bin iki yüz güne indirmek meseleyi çözmez altmış beş yaş orada durdukça. Kesintisiz yirmi yılda bu günü doldurduğunu düşünelim, kırk beş yaşında doldurdunuz-altmış beş yaşına kadar yirmi yıl beklemeniz gerekiyor. Elli yaşında doldurdunuz, on beş yıl beklemeniz gerekiyor. Bugün Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunda SSK’lı türü sigortalı işçi olanlarda beş bin günü geçmemektedir. Dolayısıyla bu kesinlikle büyük bir haksızlıktır, bu, bir sosyal erozyondur, bu bir büyük hak kaybıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Oyan, konuşmanızı tamamlayınız.
OĞUZ OYAN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bakın, size bir örnek vereyim: Bugün Avrupa Birliğinde -sadece Fransa için- Fransa’da yüz yaşını aşmış insan sayısı 20 bini bulmuştur. Fransa’da elli altı yaş ilâ altmış beş yaş arasındaki -çok daha az, yüz değil, bakın- dilimde çalışma imkânı bulanların oranı, o yaş grubundaki aktif olabilecek insanların yüzde 38’inden ibarettir. Avrupa Birliğinde ortalama yüzde 42’dir. En yüksek oran İsveç’te ve yüzde 69’dur. Türkiye’de yüzde kaç, bir hesabınız var mı Sayın Bakan? Yüzde 10 var mı? Memur olanları söylemiyorum, memurlar dışındaki, işçilerde, bana söyleyin, elli altı-altmış beş yaş arasında Türkiye’de –Avrupa ortalaması yüzde 42- yarısı vardır deyin, dörtte 1’i vardır deyin, var mı böyle bir şey? Siz, hiç, Türkiye’de herhangi bir yere gittiğinizde…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 2 Nisan 2008
