Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)
İzmir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2007 · 1.084 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oktay Vural (MHP), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 1.084 kelime.
Oktay Vural (MHP, İzmir). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA OKTAY VURAL (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Tabii, bu maddeler üzerinde görüşlerimizi ifade ederken aslında bu kanun tasarısıyla getirilmek istenen uyumun sağlanmasını, bu irademizi ortaya koyarken aynı zamanda bu Futbol Federasyonunun özerkliğine ve gündemine de müdahale edilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz. Bu özellikle son derece önemli. Bunları ifade ederken de grubumuz adına konuşan Sayın Milletvekilimizin “bu konuda alet olmayalım” ifadesini “Parlamento hiçbir şeye alet olmaz” diyerek Sayın Bakan, yani bu alet olmayı açıkçası sağlıklı bir değerlendirme yapılması ve özellikle kamuoyu tarafından yanlış algılanmaması bakımından milletvekillerimize yaptığı bir uyarı olduğunu dikkate almak lazım. Şimdi, alet olmayın dersek, daha önce orada söylemiştim, yani bu Parlamentodan iki tane GSM şirketinin birleşmesi için bile karar çıktı, yabancı şirketlerin kurtarılması operasyonu yapıldı. Nereye alet olduk biz şimdi? Kime alet olduk? Şimdi soruyorum size. Yani, alet oluyor. Peki, Mavi Akım’ı hatırlarsınız, bu konuda Parlamentodan uluslararası sözleşme geçti diye ihalesiz inşaat ihaleleri verildi, değil mi? Alet olmadı mı işte? Bu konudaki uyarılar Parlamentoyu bir başka genel kurulun vereceği bir karara müdahale edebilecek bir alet olarak kullanılmasın, kim karar verecekse versin.
Değerli milletvekilleri, şimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, Genel Kurul, millî hâkimiyetin tesis ettiği bir genel kurul, bir federasyonun genel kuruluna, gündemine, seçimin olup olmayacağı konusunda karar ver diye müdahale ediyor. Nasıl özerklik? Yani, şimdi kalksak, birinin federasyon başkanı olup olmayacağına dair karar ver desek, efendim, onlar karar verecek, bu son derece demokratiktir diyebilir miyiz? “Efendim, zaten kararı onlar verecek...” Siz müdahale ediyorsunuz. Genel Kurulun neyi yapıp yapmayacağına, neye karar verip vermeyeceğine, gündemine hâkim olup olmayacağına Genel Kurul karar verecek. “Efendim, bu konuda zaten onlar karar verecek...” O zaman ben de diyorum ki, geçici maddeye koyalım, birkaç tane federasyon başkan ismi koyalım, bunlar hakkında da karar ver. Sonra kalkıp desek ki, canım, karar ver demiyoruz ki, federasyon başkanı olup olmayacağına dair karar ver, son derece demokratiktir diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Onun için, Türkiye Büyük Millet Meclisi bir başka genel kurula bir tavsiyede bulunmasın. Madem diyorsunuz özerk olmalı, işte, futbol adamları olmalı, onlar yönetmeli; o zaman, niye seçimle ilgili bir şeyi… İlla bu konuda karar vereceksiniz diye bir dayatma yapmak doğru değildir. Tabii olan nedir? Genel Kurul toplanır, ister karar verir ister vermez, yüzde 40 şeyi vardır.
Yani, eğer Parlamento… Bakın, söylüyorum, biz Parlamentoysak, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diyorsak, koyarız maddeyi, Genel Kurulu yap deriz, yap deriz. Bir irade olacaksa, bu irade “yap arkadaş” deriz. Yapıp yapmayacağına karar ver... Zaten karar verebilir. Bunu oraya zikretmenin manası nedir? Bu nedir? Doğrudan doğruya siyasi bir müdahale ve yönlendirmedir. O zaman “yapar” diye getirin. Genel Kurul seçimle olur. Bunu söylemiyorsunuz, yapıp yapmayacağına karar ver, yani benim kararım aslında gündeme alın… Seçimin gündeme alınmasını diyorsanız, seçimin yapılmaması konusunda değil de yapılması konusunda bir irade beyanı değil midir? İrade beyanıdır. Bu bakımdan, bu oldukça tehlikelidir, spora siyaset bulaşmamalıdır.
Şimdi, seçimden niye kaçıyorsunuz… “Seçilmiş kimseden niye kaçıyorsunuz?” diye sormak lazım. Yani, asıl sorulması gereken o. (MHP sıralarından alkışlar) Seçilmiş kimseden niye kaçıyorsunuz ya? Seçilmiş adam. Oradan buradan müdahale edip… İçimize sindirmeliyiz. Yüzde 47 oy aldınız, yüzde 15 oy aldık. Demokrasi bu. Demokrasinin gereği. Onlar karar verirler, onlar yaparlar. Seçilmiş kimseden niye kaçıyorsunuz? O zaman, bu müdahale gerçekten doğru değildir.
MHP’nin bu kadar, bu kanunla, seçimle ilgilenmesi neden? Değerli arkadaşlarım, özellikle son beş yıl içerisinde AKP’nin yaptığı uygulamalarla, medya üzerindeki baskıyı, sivil toplum örgütleri üzerindeki baskıyı dikkate aldığımız zaman… Yani, spor bir özgürlük alanı ya. Takımımız vardır. Kim hangi partiden olursa olsun, bir özgürlük alanı. Yani, özgürlüğün en önemli genişlemesi gereken alan spor. Spora siyaset bulaşmasın istiyoruz, yeter artık! Her yere müdahale. Şu sivil toplum örgütünün… TOBB genel kuruluna müdahale, şuraya müdahale, buraya müdahale…
ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya)Sizden öğrendik.
OKTAY VURAL (Devamla)Bırakın da, hiç olmazsa spor vasıtasıyla birbirimizle tanışalım, görüşelim. Niye illa siyasileştiriyorsunuz? Spora siyaset bulaştırmak istemiyoruz. Spor bir özgürlük alanı, demokrasinin olduğu bir yer. Bırakınız, ne karar verirse versin, ne yaparsa yapsın. Nedir bu derin istek? Niye? Neden? Bir yıl sonra olsa, üç ay sonra olsa, beş ay sonra olsa ne olacak? Onun için, değerli milletvekillerimizin asıl amacı nedir? Değerli arkadaşlar, biz burada neden toplandık? Türkiye Büyük Millet Meclisi neden karar alıyor? FIFA’ya uyumlu hâle getirmektir, bizim asıl amacımız budur. FIFA’ya uyumlu hâle getirmek suretiyle, özellikle Türkiye’nin uluslararası bir yaptırımla karşılaşmamasını temin etmek için yapıyoruz. Onun dışında bana ne ya, Ulusoy olmuş, Ahmet olmuş, Mehmet olmuş, kim olursa olsun! Bana ne ya! Niye müdahale ediyorsunuz? Bizim burada amacımız, acaba, Federasyonun bir seçim yapması mıdır, yoksa bunun FIFA kurallarına uygun olup olmadığına dair bir ana statünün ilkelerini benimsemek midir? Ee, bunları bırakıyoruz seçimle ilgili müdahale yapıyoruz. Gerek yok. Genel Kurul gündemine hâkimdir, son derece açık bir şekilde -burada değerli futbol adamları da var, gerçekten anlamakta zorluk çekiyorlar- mevcut Genel Kurulda delege yapısı oluşur, ana statü bu delege yapısına sunulur, ana statüye uygun hâle getirilir, o Genel Kurulda eğer yüzde 40’la seçimin gündeme alınmasını istiyorlarsa gündeme gelir ve seçim yapılır. Bu kadar açık, seçik, basit bir olay. Şimdi, bu kadar açık, seçik, basit bir olayı, bir Genel Kurulun kendi uhdesinde olan bir iradeyi bizim buradan yönlendirmemiz ne derece demokratiktir? Gerçekten bunu düşünmek lazım. Bize ne! Burası Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulu değil, Türkiye Futbol Federasyonunun Genel Kurulu olarak seçimi yap-yapma konusunda bir irade beyanında bulunacak yer değil, onlar ne yapıyorsa yapsınlar. Haa, efendim özerklik olmuyorsa, denetimden de kaçıyorsak, o zaman yapmayalım bunları, FIFA’ya uyumlu hâle getirmeyelim, atamayla yapalım Federasyon Başkanını, hepsini yapalım. Dolayısıyla, bu konuda bu eleştirileri de, açıkçası, canım, FIFA, uluslararası maçlar, şunlar bunlar bizi ilgilendirmez diyelim, istediğimizi yapalım. Eğer istediğimizi yapamıyorsak, o zaman, bu konuda yapmamamız gerekiyorsa –yapamıyorsak değil, bu Meclis elbette her şeye muktedir bir Meclistir, irade olarak, ama bunun doğru olmadığından dolayı yapmıyorsak- bırakın da Genel Kurul karar versin buna. Basit. Yani, bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu seçim maddesiyle ilgilenmiş olmamızın temel sebebi, doğrudan doğruya sivil toplum örgütlerine yönelik siyasileştirme operasyonunun spora bulaşmaması açısındandır. Amacımız ve hedefimiz budur, başka bir amacımız da yok. O bakımdan da, futbolu, Türkiye’nin geleceğini bir Federasyon Başkanı ile bir Hükûmetin çekişmesine kurban etmeyelim! Önemli olan budur. Kurban etmeyelim. (MHP sıralarından alkışlar)
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sayın Başkan, üzerinde uzlaştığımız önergeyi dikkate almadan mı konuşuyorsunuz?
OKTAY VURAL (Devamla)Bizi de ilgilendirmiyor. Getirirsiniz, desteklersiniz, yönlendirirsiniz, ne yaparsanız yapın, bununla ilgili kararı Genel Kurul verir. Dolayısıyla, bu kadar açık ve nettir teklifimiz. Çok açık ve net.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Üzerinde uzlaştığımız önergeyi dikkate almadan mı konuşuyorsunuz?
OKTAY VURAL (Devamla)Bundaki amacımız, tamamıyla, dediğim gibi, spora siyasi irade olarak müdahale etmeyelim, bunun yerine delegeleri etkilesin arkadaşlar, kim ne yapıyorsa, delegelerin iradesiyle, kendiliğinden gelişen bir süreç olsun.
Sayın Elitaş orada önergeyi…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
115 konuşma daha · 28 Kasım 2007