İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Oktay Vural

İzmir Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 102. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Mayıs 2010 · 468 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Oktay Vural (MHP), 5 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 468 kelime.

Oktay Vural (MHP, İzmir). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OKTAY VURAL (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileriyle ilgili maddeye istinaden vermiş olduğumuz bir önerge münasebetiyle söz almış bulunmaktayım.

Tabii, bir Anayasa görüşmesi, bugün Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini bu vesileyle dile getirirken aslında bizi buraya getiren ve “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” düsturuna uygun olarak hepimiz milletimizin iradesiyle buraya geldik.

21’inci Dönemde biz vardık, 21’inci Dönemden önce AKP yoktu. Daha sonra olmadık, bugün varız. Yarın kimin olup olmayacağını millet takdir edecek. Ama burada bizim kullandığımız irade, bizim yaptığımız Anayasa, elbette, sevabıyla, günahıyla milletimizin, açıkçası, bedel ödeyebileceği ya da faydalanabileceği bir yasa olacak.

“Bizi millet getirdi.” Her yaptığımız doğru mudur? Bizim her yaptığımız gerçekten doğru ve istediğimizi yapabileceğimiz bir güç mü verilmiştir bize? Biz “Millet bizi buraya getirdi, ben istediğim gibi millete muamele edebilirim.” diyebilir miyiz? Bizim sınırımız nedir? Bizi buraya getiren iradeyi, açıkçası, kullananlar olarak acaba kendimizi sınırlandırmayı başarabiliyor muyuz, becerebiliyor muyuz? Evet, bizim her yaptığımız doğru mu, yanlış mı, bunlara bakmamız lazım. Bu iradeyi kimin için, nasıl kullanacağız? Keyfimize göre, gelecekte oluşturacağımız sırça köşklere göre mi, yoksa milletimizin iradesine göre mi? Bizi kim sınırlayacak? Anayasa, bu Anayasa ve kanunlar.

Evet, işte böyle olunca aslında hukuku üstün kılmış oluruz. Millet oy veriyor bize. Millet oy veriyor ama yanlışı doğru, doğruyu yanlış yapmak için oy vermiyor. Sizin yaptığınız yanlışı millet oy verdi diye doğru kabul etmek mümkün müdür ya da yaptığınız doğruyu yanlış görmek, yine millet için, milletin iradesi olarak böyle ifade etmek doğru mudur? Haklıyı haksız yapabilir misiniz siz? Yapabilir misiniz? Yapamazsınız tabii. Yapmamanız gerekiyor. Milletin gücünü kullananlar kendi güçlerini sınırlandırabiliyorsa, hesap verebiliyorsa, sınırını bilebiliyorsa, millet sorgulayabiliyorsa egemenlik vardır. Yoksa, demokratizm olarak sadece iradeyi alıp “Ben istediğimi yaparım. İstediğim yere hâkim atarım, istediğim yere gönderirim.” diyebiliyorsanız bu doğru değildir değerli arkadaşlarım. Milletin iradesi ancak bu şekilde hür olursa egemenlik kazanır. Sadece oy vermekle millî irade oluşmuyor, millî iradenin hesap vermesi gerekiyor, millî iradenin Anayasa’ya göre davranması gerekiyor.

Hukuk kimin için var? Biz kimin için hukuk yapıyoruz? Millet için, değil mi değerli arkadaşlarım? Haklıyı korumak için, zengine karşı fakiri korumak için, zalime karşı mağduru korumak için, mağrura karşı mağduru korumak için değerli arkadaşlarım. Eğer hukuk güçlünün isteğine göre olursa ve bu güçlü olanlar istediği gibi hukuk yapar, yargıyı istediği gibi kullanırsa değerli arkadaşlarım, hukuk, egemenliği ifade eden hukuk, hukuk olmaktan çıkar, sadece bir araç olur. İşte, bugün geldiğimiz bu noktada gerçekten yargının siyasallaşmasına götürecek sürecin çok tehlikeli olduğunu ifade etmek istiyorum. Bugün geldiğimiz bu noktada hangi biriniz acaba Habur’daki o gönderilen hâkimin gelenleri geldikleri gibi içeri sokmasını içinize sindirebilirsiniz? Hangi biriniz acaba Habur’da kurulan mahkemede Türk Bayrağı problem olmasın diye indirilmesini içinize sindirebilirsiniz değerli arkadaşlarım? Dolayısıyla hangi biriniz acaba TÜPRAŞ’ın ihalesi 1,3 milyar dolara giderken mahkeme tarafından iptal edildikten sonra 4,5 milyar dolara satılmasının ardındaki gerçeklerin saklanmasını isteyebilirsiniz? Hiçbiriniz istemezsiniz. Galatport’un tekrar aynı şekilde ihale edilmesini ister misiniz? İstemezsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 5 Mayıs 2010

57 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook