Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
İzmir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Mayıs 2010 · 272 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oktay Vural (MHP), 6 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 272 kelime.
Oktay Vural (MHP, İzmir). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 6 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oktay-vural-23-2010-05-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OKTAY VURAL (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinize saygılarımı arz ediyorum.
Evet, çakma imzalarla başlayan bir Anayasa değişiklik paketinin son maddesine geldik. Gerçekten bugün bu son maddede özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletin vekili olanların her madde hakkında “Evet.” ya da “Hayır.” deme hakkını kullanıp da millete bu hakkını tanımaktan imtina eden bir Meclisle karşı karşıyayız şimdi. Milletin vekilinin var hatta maddelerden birini de düşürme hakkı var ama milletin hakkı yok. Niye? Millete hapı yutturacağız. Yani gerçekten, milletimizi bir şeyi anlamayan, ayıramayan insanlardan müteşekkil, “göbeğini kaşıyan insan” olarak gören bu zihniyeti kınıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Siz öyle görüyorsunuz.
OKTAY VURAL (Devamla)Evet, çok partili hayatta on sekiz - yirmi tane parti içerisinden oy vereceğini seçebiliyorsa, kendi Anayasası düzenlendiği zaman da neye “Evet.” neye “Hayır.” diyebileceğini elbette biliyordur. “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” diyor. Oysa, siz vekiller bunu tepe tepe kullanıyorsunuz ama maalesef tepeden bakma, Jakoben anlayışınız maalesef millete tercih hakkı tanımıyor. (MHP sıralarından alkışlar) İşte bu zihniyet, baskıcı zihniyetin klasik bir tezahürüdür. Burada söyleyeceğim sözlerin bir anlamı var mı yok mu bilmiyorum ama gerçekten gözler varsa görecek, kulaklar varsa duyacak çünkü bunlar şehadet edecek ve buna inanıyorum.
2007 seçimlerinden önce 367 ekseninde oluşturduğunuz, uzlaşma zemini oluşturmadan yaptığınız mağduriyet edebiyatlarıyla, o estirdiğiniz rüzgârla buralara geldiniz. 2007 seçimlerinde birlikte “Mağduriyete ve 367’ye sığınmayın.” dedik, “Millet iradesi vardır.” dedik, milletin iradesini burada temsil ettik, geldik buraya. Türkiye’yi yeni bir krizden kurtardık. Sonra referandum garabetiyle “Seçilmiş Cumhurbaşkanını yeniden seçtireceğiz.” dediniz. Yine girdik devreye, millet krize girmesin diye onu da çözdük. Daha sonra yine ”Baş örtüsü meselesi.” dediniz. “Gelin.” dedik, “Anlaşalım.” dedik, anlaştık ama bizi yarı yolda bıraktınız. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
50 konuşma daha · 6 Mayıs 2010