İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Chp grup önerisinde

Ömer Abuşoğlu

Gaziantep Milletvekili ·

Genel Kurul, 87. Birleşim · 4. yasama yılı · 12 Nisan 2006 · 895 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Abuşoğlu, 12 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 895 kelime.

Ömer Abuşoğlu (Gaziantep). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-04-12-chp-grup-onerisinde-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İktidar Partisi Grubunun önerisi aleyhinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygılarımla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, Meclisin çalışma düzeninin, en verimli iş üretecek ve millet adına, ülke adına en faydalı hizmetleri üretecek şekilde yürütülmesinde fayda vardır. Bunun için de, İçtüzüğün düzenlemiş olduğu çerçeve, herhangi ve bugüne kadar uygulamalar sonucunda görülen birtakım eksikliklerine rağmen, bugünkü İçtüzüğümüz, oldukça yararlı bir çerçeve sunmaktadır bize; ancak, bu çerçeve, özellikle kanun tasarılarının görüşmeleri usulünde, sayın İktidar Partisinin önerileri, zaman zaman bu İçtüzük hükümlerinin hilafına, her ne kadar İçtüzük imkân veriyor da olsa, genel esasların dışına zaman zaman taşma eğilimi ve istidadı gösteriyor. Bu da, görüşülen tasarıların, temel yasa çerçevesine oturtulup, her yasayı bu temel yasa çerçevesinde görüşülmesini kısaltmak, Meclis çatısı altında bu tasarıların yeterince ele alınmadan, bir an önce, aceleyle kanunlaşarak, milletvekillerinin yaptıkları işin zevkine varmadan, milletvekillerinin toplum adına, ülke adına yapılması gereken birtakım değişiklik tekliflerine meydan vermeden, bu yolu da tıkayarak, temel yasa çerçevesinde görüşülmesi, kanaatimce uygun olmayan bir tarzdır; çünkü, adı üzerinde, temel yasa diyoruz ve bu temel yasanın da, çok iyice ve etraflıca, üzerinde çok hassas bir şekilde, âdeta didik didik edilerek, tasarıların konuşulması, görüşülmesi, ileride meydana gelecek aksaklıklara meydan vermemek üzere, bunlar üzerinde İçtüzüğün verdiği imkânlar çerçevesinde değişiklik önergeleri verilerek, en mütekâmil bir çerçeve içerisinde tasarıların bu çatı altında kanunlaşmasıdır. Ama, ne yazık ki, temel yasa çerçevesine oturtulup, meseleler ve tasarılar yeterince görüşülmeden, yeterince irdelenmeden, ne getirip, ne götürdüğü, millet adına, toplum adına ne gibi maliyetler yüklediği, fazla da incelenmeden, kısa sürede geçirilmesi sonrasında zaman içerisinde kaçınılmaz bir şekilde, eksiklikler ve uygulamadan doğan aksaklıklar içermesi kaçınılmazdır. Bundan dolayı, İktidar Partisinin bugünkü önerisi karşısında tavır almamak mümkün değil.

Sadece bir kanun tasarısı olsa, bugün temel yasa temeline oturtulmaya çalışılan bir kanun tasarısı da değil, 5 tane ayrı kanun tasarısı var. Bunların bir kısmı, çok eskiden beri Meclis gündeminde, daha önceki iktidarlar döneminde Meclise sunulmuş ve bunlardan birisi, 2005 yılı içerisinde Meclise sunulmuş, dolayısıyla, sunuldukları günden bu yana, Meclis gündeminde bekliyor. Bunların yasalaşması noktasında da, İktidar Partisinin herhangi bir acelesi, herhangi bir önem atfı söz konusu olmamış; ama, bugün birdenbire, âdeta, ilham gelirmişçesine, İktidar Partisi Grubu bunların acil ve öncelikli yasa olması noktasında bir fikre ulaşmış, âdeta, kafalarda şimşekler çakmış; bunlar önemlidir, bunlar bir önce yasalaşmalıdır ve bir an önce yasalaşmasını sağlamak için de ne yapmak gerekir; bunları temel kanun çerçevesine oturtturmak gerekir.

Evet, elbette temel kanun çerçevesi, İçtüzüğün verdiği bir imkândır, bunu zaman zaman kullanmak gerekir; ama, birdenbire, durup dururken, 5 tane birden yasayı, temel yasa çerçevesine oturtturup, burada alelacele kanunlaştırmaya çalıştığımız zaman, biraz önceki konuşmalarımda da bahsettim, bir kere, milletvekilleri, konular üzerinde bihakkın konulara vakıf olmadan, herhangi bir görüş ileriye sürmeden, ülke adına, seçmen adına, vatandaş adına ne getirip ne götürdüğünün pek farkına varmadan kanunlaşacaktır.

Elbette, bir tasarının kanunlaşması çerçevesinde takip edilen belli bir prosedür vardır; ama, ne yazık ki, bu prosedür çerçevesi içerisinde bunları, bir de temel yasa hükmü içerisinde ele aldığımızda, bürokratik mekanizmanın bize sunduğu tasarıyı, içerisine siyasî bakış aktarmadan, içerisine partilerin siyasî yaklaşımları derc edilmeden kanunlaştırmış olacağız.

Yarın bu tasarıların ortaya çıkardığı, toplum adına ortaya çıkan bir mükellefiyet, toplum adına ortaya çıkan bir maliyet milletvekillerine sorulacaktır doğrudan doğruya, bunun cevabını milletvekili vermek zorunda kalacaktır. Halbuki, bu tasarılardan herhangi biri temel yasa çerçevesinde ele alınıp yasalaştığı zaman, milletvekilinin hiçbir dahli olmadan yasalaşmış olacaktır. Yarın seçmenin karşısına çıktığım zaman, yeni sosyal güvenlik reformu benim adıma ne gibi maliyetler getirdi bana, bana ne gibi yeni mükellefiyetler yükledi veya benden sonrası, çoluk çocuğuma ne gibi imkânlar sağlıyor denildiğinde, ben, bunlara yeteri kadar cevap verebilecek miyim, milletvekilleri bunlara yeteri kadar cevap verebilecek mi; hayır.

Elimizde bir liste var İktidar Partisinin hazırladığı. Sosyal güvenlik kurumu kanun tasarısının ilk 25 maddesi bir bölüm halinde konuşulacak; yani, 25 maddenin içeriğine milletvekilleri vâkıf olmadan, bu 25 madde üzerinde değişik konularda fikirlerini ve görüşlerini ve varsa değişiklik tekliflerini verme fırsatı doğmadan, gruplar adına kalkıp sadece bir kişi konuşacak. 25 maddeyi, biz, 10 dakikada tartışacağız. Buradaki söylenen sözler o kadar özet de olsa, o kadar kanunun ana ruhunu kapsayacak tarzda da olsa, 25 maddenin 10 dakika içerisinde tartışılması, eksikliklerinin ve yanlışlıklarının ileriye sürülmesi, görüşülmesi mümkün müdür; elbette değil.

Ondan sonraki 12 madde, yine, gruplar adına birer kişinin konuşmasıyla, daha sonraki 13 madde de gruplar adına birer kişinin konuşmasıyla, 10'ar dakikalık konuşmalarla geçiştirilecek.

O zaman, İktidar Partisinin bu tutumu dolayısıyla, ben diyorum ki, bunları hiç görüşmeye gerek yok o zaman. Bürokrasi otursun, kanun tasarılarını hazırlasın…

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Meclis ilga oldu zaten.

ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Komisyonlarda zaten değişiklik yapma yetkisi yok milletvekilinin. İster muhalefet partisi üyesi olsun komisyondaki üye ister iktidar partisi üyesi olsun, milletvekilinin kâğıt üzerinde olan; fakat, fiiliyatta hiç işlemeyen, hiç kullanılmayan, iktidar partisi üyesi olup da, gelen tasarılar üzerinde komisyonlarda muhalif görüş serdeden milletvekillerine de, parti içi muhalefet yapıyorsun, diye genel başkandan dahi azar işitilme noktasında engellenen milletvekillerinin çalışma sistemi çerçevesinde Genel Kurulun huzuruna gelen bu tasarılar, milletvekillerinin ve siyasî sorumluluğu üstlenen kişilerin herhangi bir katkısı olmadan, herhangi bir değişiklik teklifinin dikkate alınmasına imkân verilmeden Genel Kurula sunulmakta, Genel Kurula inmekte. Bir de, Genel Kurulda, bu şekilde, temel yasa çerçevesi ele alındığında, Meclisi tamamıyla by-pass eden bir sistemde yasa çalışması yapılmış olmaktadır. O zaman, Meclisin bir günlük çalışmasının maliyeti ortadadır. Bu maliyete bu millet niçin katlanıyor; benim adıma kanun çıkarılsın, benim lehime, ülkenin lehine, ülkenin ilerisi için, ülkenin geleceği için kanun çıkarılsın diye bu maliyete katlanıyor. Meclisin böyle bir katkısı olmayacaksa, her gün Meclisin çalışmasının getirdiği maliyete millet niçin katlanıyor?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 12 Nisan 2006

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook