Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)
Gaziantep Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 89. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Nisan 2006 · 511 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi), 18 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)); konuşma 511 kelime.
Ömer Abuşoğlu (Anavatan Partisi, Gaziantep). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 18 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-abusoglu-22-2006-04-18-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz bölüm üzerinde kişisel söz hakkımı kullanmak üzere huzurlarınızdayım; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Tabiî, gecenin uzun bir saatinde sosyal sigortalar ve sağlık sigortası gibi çok teknik birtakım tarafları olan bir konuyu ne ölçüde yeterince tartışıyoruz… Hele, İktidar Partisinin bu kanunu görüşmek üzere, temel kanun, temel yasa çerçevesi içerisinde bu kanunu görüştürmesi de meselenin ayrıca bir acıklı tarafı.
Bu kanuna, muhalefet, yeteri kadar, belli ölçüde, itiraz noktalarını, bu kanunun eksik taraflarını yeteri kadar dile getiriyor. Muhalefete söz vermiyorsunuz veya muhalefetin sözlerine kulak da asmıyorsunuz. Buna alıştık artık; ama, hiçbir şey değil, kendi milletvekillerinizin, kendi komisyon üyelerinizin söylediklerine kulak verin.
Şu kanun metni hepinizin elinde var. Burada, İktidar Partisine mensup bir komisyon üyesinin bu kanuna yazdığı 7 maddelik bir muhalefet şerhi var. Ne diyor bu muhalefet şerhlerinin başında: "Serbest çalışanlar, kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalılığında bu kanunun getirdiği birtakım olumsuz hükümler var; ayrıca, ihaleli ve özel bina inşaatlarıyla kendi evini yapan, inşaatlarda çalışanların durumlarıyla ilgili açıklığa kavuşturulması gereken ve yeniden ele alınması gereken birtakım hükümler var." Tarımsal faaliyetin, tarım işçisi olarak çalışanlar ile kendi tarlasını süren arasında ortaya çıkardığı bir ayırım var, hele toplumumuzun genel yapısına ve geleneksel aile yapımıza uygun olmayan bir hüküm var ki, bunu bu haliyle kabul etmemiz mümkün değil. Bunu özellikle belirtmek istiyorum.
25 yaşını geçmiş ve evli olmayan kız çocuklarının anne babasının bakım yükümlülüğünden çıkarılması... Bu, kabul edilemeyecek bir husustur. Evlenmemiş; fakat, 25 yaşını geçmiş. Anne babasının bakım yükümlülüğü altından çıkarınca bunu, eğer çalışmıyorsa, ev kızıysa ne yapacak bu, kime tedavi olacak, tedavi olmak için kimin kapısını çalacak?! Buna benzer birtakım, tasarının, eksiklikleri var.
Yine aynı şekilde devam ediyor. Bunlar benim kendi uydurduğum şeyler değil, bizzat İktidar Partisi milletvekili, komisyon üyesi milletvekilinin itiraz noktaları, muhalefet şerhleri. Şunu açıklıkla söyleyeyim ki, bu kanun, elbette, bir reform hüviyetini taşıyor, taşıması gerekir en azından. Ben 69-74 yılları arasında yüksek tahsilimi yaparken, bize, derste, hocalarımız, sosyal güvenlik kurumlarının bir şemsiye altında toplanması gerektiğini söylerlerdi ve bunun üzerinden yaklaşık otuzbeş yıl geçti. otuzbeş yıl içerisinde ancak gerçekleştirilen bir reform; ama, böyle bir reform, bu kadar gecikmiş bir reform, bu haliyle Millet Meclisinin karşısına gelmemesi gerekirdi. Daha içi dolu, daha derli toplu, toplumun tamamını, tüm kesimlerini kapsayacak ve yasalaştıktan, uygulamaya konduktan sonra, şurası da eksik kalmış, burası da yanlış olmuş denilebilecek herhangi bir hükmünün veya herhangi bir yetersizliğinin doldurularak çıkarılması gerekirdi. Bu yönüyle, yasalaşması halinde, reform olmaktan uzak, sadece sosyal sigortalar ve sağlık sigortasıyla ilgili yeni bir düzenleme olarak algılanır; ama, hiçbir zaman, bunun, kesinlikle, kesin olarak, reform olarak algılanması mümkün değildir.
Şunu gönlümüz temenni etmiyor, ama, bu kanunu, yarın düzenleyecek, bu kanunun eksikliklerini düzenlemeyi vaat ederek bir siyasî parti iktidara gelebilecektir. Eğer, bu kanunun eksiklikleri yeteri kadar incelenir ve önümüzdeki seçimde -ister erken seçim olsun, ister normal zamanda yapılacak bir seçim olsun- sadece bu kanunun eksikliklerini dile getirse bir siyasî parti, iktidara gelmesine yeteri kadar, burada, elinde malzeme olacaktır. O bakımdan, bu ölçüde…
ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya)İktidara mı geleceksiniz?!
ÖMER ABUŞOĞLU (Devamla)Mesele, Anavatan Partisinin iktidara gelmiş olması veya gelmemesi değil…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 18 Nisan 2006