İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 54. BİRLEŞİM · SALI

Yerli ve millî tarıma ilişkin gündem dışı konuşması

Ömer Fethi Gürer

Niğde Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 54. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Şubat 2019 · 542 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Fethi Gürer (CHP), 19 Şubat 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yerli ve millî tarıma ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 542 kelime.

Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “Yerli ve millî tarıma ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-fethi-gurer-27-2019-02-19-yerli-ve-milli-tarima-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=76911

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hafta sonunda Aksaray’da, Konya Ereğli’de ve Niğde’de çiftçilerimizle, üreticilerimizle görüştüm, gerçek anlamda büyük bir mağduriyet yaşıyorlar. İthal tohum, ithal gübre, ithal ilacın yanı sıra pahalı elektrik ve mazotla gelecek yıl nasıl üretim yapacaklarının kaygısına düşmüş durumdalar ama ben, bugün, sizlere millî ve yerli tarımla ilgili konuşmak istiyorum.

1923 yılında, Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizde tarımın nasıl yapılması gerektiğini ders niteliğinde uygulamalarla göstermiş; yerli tohumu, yerli üretimi artırmak için yaptığı çalışmalarla bilim ve bilgiyle çiftçilerimizin buluşmasını sağlamış. Sonraki süreçlerde farklı uygulamalarda bunlara benzer değerlendirme ve çalışmalar olsa da 1990’larda başlayan ve tamamı yurt dışına bağlı tarım anlayışı ve yaklaşımlarıyla ülkemizde ne yazık ki çiftçilerimizin mağduriyeti artmış. Besicilerimizin de durumu farksız.

Bakınız, gezdiğim yerlerde hayvanların isimlerinin ne olduğunu merak ettim, onun için çiftçilerimizle, besicilerimizle konuştum. Anadolu’muzda, Orta Anadolu Yerli Karası, az ot ve samanla beslenir ve etiyle sütüyle isteğimizi sağlardı. Trakya’da “Boz Irk”, Toroslarda “Güney Anadolu Kırmızısı” ve Doğu’da “Doğu Anadolu Kırmızısı” diye anılan büyükbaş hayvanlarımız vardı. Şimdi, Anadolu’daki büyükbaş hayvanların isimlerini sordum: Hollanda’nın “Holstein”i, Belçika’nın “Belçika Mavisi”, İskoçya’nın “Angus”u, Hindistan’ın “Brahman”ı, Amerika’nın “Brangus”u, Fransa’nın “Şarole”si ve Montofon, Limuzin, Simental adıyla büyükbaş hayvanlarımız var. Doğal olarak, bu hayvanlarımızı daha çok süt almak için, daha çok et almak için ülkemize ithal etmişiz ama bunların yerine yerli ırkları geliştirip… Bu kadar üniversitesi olan, tarımla uğraşan, bilgi ve bilimsellikle buluşmuş kişisi bulunan ülkemizde ne yazık ki dışarıyı, ithali kendimiz için çözüm gibi görüyoruz.

Bakan Pakdemirli diyor ki: “Tüm sığır varlığında Avrupa 1’inciliğine sahibiz.” Avrupa Birliği ülkeleri içinde biz 1’inci sıradaymışız. Yazılı soru sordum, verdiği yanıtta Bakan diyor ki… Son iki yılda 1 milyon 790 bin 223 büyükbaş hayvan ithal etmişiz yani ithal havyan rakamıyla kendimizi büyütmüşüz. Keza, Bakan, 1 Ocak 2015 tarihi ile 31 Ağustos 2017 tarihi arasında 27 milyon 197 bin 660 kilogram et ithal ettiğimizi, 156 milyar 669 milyon 724 bin doların yurt dışına ödendiğini yine bize yanıt olarak veriyor. Etin geldiği yerler Bosna-Hersek, Gürcistan, Irak, Polonya yani bizim bazı illerimizden küçük yerlerden et almak durumunda kalıyoruz.

Değerli arkadaşlar, 1937’de buğday tohumunu geliştiriyoruz, adı “akyayla sert”. 2018 yılında Tarım Kredi Kooperatiflerinin “çılgın tohum” diye tanıttığı buğday tohumunun adı da “glosa”, bunun yanında esperia ekiyoruz. Çiftçi sayımız giderek azalıyor, üreticimizin sorunları artıyor. Bunun yanında dışarıdan ithal ettiğimiz ilaçla, gübreyle, tohumla hastalıkların geldiği yönünde çiftçilerimizin inancı da yükselmiş. Çünkü bugün farklı illerde, 25 tane ilde patates ekim alanlarında, belli yerlerde hastalık çıktığı için yasaklama getirilmiş. Patatesin tohumlarının ismi ne diye baktım: Belmanda, madeleine, agata, jelly, agria, marabel, melody, estrella. İyi ki Niğde Patates Enstitüsü şimdi bir denemeye başladı, onunla ilgili bir çalışma yürütülüyor, onun dışında yerli patates tohumumuz dahi yok.

Değerli arkadaşlar, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidar olduğunda ülkemizde yerli büyükbaş hayvan oranı yüzde 40’ken bugün yüzde 15’lere yuvarlanmış. Adına “millî ve yerli” diyoruz, ithal hayvandan, ithalden elde ettiğimiz ürünlerle varlığımızın olduğunu sanıyoruz. Bunun sonucunda oluşan sıkıntı da her tarafta kendini açıkça gösteriyor.

Anadolu illerinde baş gösteren sıkıntılar: Ürettiği ürünü değerine satamama çünkü ülkeye ithal ürün girdiği zaman bizim çiftçimiz değerine ürün satamıyor. Bugün nohut bile 2-2,5 liradan satılamadığı için depoda duruyor, ayçiçeği de Çin ayçiçeğinin karşısında ne yazık ki bitmiş durumda. Bununla ilgili, yarın ayrıca bir açıklama daha yapacağım. Bakanlık verilerine baktım, Çiftçi Kayıt Sistemi’nin başladığı 2018 yılında 2 milyon 588 bin 660…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

76 konuşma daha · 19 Şubat 2019

76 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook