Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Angola Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Şanlıurfa Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 19. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Kasım 2023 · 838 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Ömer Öcalan (DEM Parti), 9 Kasım 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Angola Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 838 kelime.
Ömer Öcalan (DEM Parti, Şanlıurfa). “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Angola Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-ocalan-2023-11-09-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-angola-cumhuriyeti-hukumeti-arasinda (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=118885
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HEDEP GRUBU ADINA ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa)Sayın Başkan, Genel Kurulu ve halkımızı saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, uluslararası anlaşmaları, sözleşmeleri burada konuşuyoruz, tartışıyoruz. Tabii ki bu iki gündür yaşanan çatışmaları, tartışmaları yakından hepimiz takip ediyoruz. Ülkede maalesef adalet tartışmalı, hukuk tartışmalı, insan hakları tartışmalı; ülke âdeta açık bir cezaevine dönmüş yani olmaz dediğimiz birçok şey de olmuştur. Biz parti olarak bu verilen kararı, halkın iradesine, seçilmişlerine, milletvekillerine yapılan bu hukuksuzluğu kabul etmediğimizi, bunun karşısında olduğumuzu her zaman belirtiyoruz. Zaten 90’lardan beri şimdiye kadar onlarca vekilin hakkı hukuku gasbedildi, bu yanlıştan da bir an önce dönülmesi gerekiyor.
Ben uluslararası ilişkilerden, anlaşmalardan bahsetmişken Türkiye’nin izlediği dış politikalara biraz dikkat çekmek istiyorum. Son dönemlerde takip ettiğimiz gibi İsrail ve Filistin arasında büyük çatışmalar, çarpışmalar, binlerce ölüm yaşanıyor ama biz Orta Doğu’da şu an yaşananın bir üçüncü dünya savaşı olduğunu ve bunun merkezinin de bu topraklar olduğunu biliyoruz. Artık dünya savaşları topyekûn yaşanmıyor, dönem dönem, zaman zaman, bölge bölge yaşanıyor. Şu an Türkiye, İsrail ve Filistin arasında bir ara buluculuktan bahsediyor. Rusya da “Ben ara bulucu olmak istiyorum.” diyor, İsrail ve Filistin arasında ara bulucu olmak istediğini söylüyor. Şimdi, Orta Doğu’da ara bulucu olmanın kriteri her hâlde… Devasa sorunları olan ülkeler ara buluculuğa soyunuyor. Şimdi Rusya’ya demezler mi “Senin ile Ukrayna arasında bir buçuk iki yıldır devam eden savaş, ölen binlerce insan ve savaşı neredeyse Avrupa’ya taşıdın.” Diğer taraftan, Türkiye’de de yaşanan devasa sorunlar vardır, kabul etsek de etmesek de yüz yıldır birikmiş devasa toplumsal sorunlar vardır ve bu sorunların bir uzantısı olarak Suriye’de, Rojava’da, Irak’ta, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde yaşanan sorunlar vardır. İran’da, Türkiye’de, kürdistanda yaşanan sorunlar vardır. Siz ne zaman barışsever oldunuz -ara bulucu olmak istiyorsunuz- siz ne zaman insan haklarını savundunuz? Şimdi de çıkıp İsrail ve Filistin halkı arasında ara buluculuğa soyunuyorsunuz. Sorarlar size, önce gidin, kendi meselenizi çözün, kendi sorunlarınızı çözün.
Bakınız, Cumhurbaşkanı 2013-2015 yılları arasında bir adım attı, ondan önce 2009’da da Oslo görüşmeleri başladı, ülke bir aşamaya geldi.
Bakınız, Suriye’deki savaş 15 Mart 2011’de başladı; 15 Mart 2011’de başlayan savaş on iki yıldır devam ediyor, yüz binlerce insan yaşamını yitirdi, dünyanın tüm teröristleri Türkiye üzerinden Suriye’ye geçirildi. Bu mu uluslararası ilişkiler, bu mu uluslararası alanda barışı savunmak? IŞİD’in geçiş alanına döndü.
Şu an Suriye’nin durumu nedir? Suriye 3’e bölündü, fiiliyatta şu an 3 bölgedir; bir, rejimin kontrolünde olan, Esad’ın kontrolünde olan bölge; diğer bölge, Türkiye’nin kontrol ettiği, zaman zaman “ÖSO”, zaman zaman “Suriye Millî Ordusu” dediği bölge; diğer taraf da Kürtlerin yaşadığı, kendi topraklarını savunduğu bölgelerdir. Bakınız, bu ülkede, PYD’nin temsilcileri kırmızı halıyla karşılandı, ta ki 2014 yılına kadar; 2014 yılına kadar, Salih Müslüm, PYD’nin Eş Başkanı bu ülkeye geldi, ilgili devlet dairelerinde, bakanlıklarda görüşmeler yapıldı. Şu an ne oldu? Türkiye’nin politikalarına göre hareket etmeyen Kürtler, rejime karşı savaşmayan Kürtler, IŞİD’le ittifak yapmayan Kürtler… Şu an bombalar yağıyor. Ha, nereye yağıyor bombalar? Hastanelere arkadaşlar, enerji merkezlerine, sivil alanlara; sivil insanlar yaşamını yitiriyor. Hâlbuki, Türkiye’nin yapması gereken nedir? Türkiye, Kürtlerle Orta Doğu’da büyük bir demokratik birlik oluşturursa kazanır; bence çağrı yapmalıdır, bence bu saatten sonra Türkiye’nin Kürtlersiz büyüme ihtimali yoktur çünkü Kürtlerde de bir politik bilinç gelişti; Kürtler artık ana dillerinde ısrar ediyor, Kürtler artık kendi kendini yönetmek istiyor, Kürtler artık bir sistem inşa etmek istiyor ama 2016’dan şimdiye kadar hafif demokrasi kırıntıları olan bu ülkede seçme ve seçilme hakkını Kürtlerin elinden aldınız.
MEHMET CELAL FENDOĞLU (Malatya)Demokrasi olmasa sen konuşabilir misin orada?
ÖMER ÖCALAN (Devamla)Milyonlarca insanın seçme ve seçilme hakkı elinden alındı. Öyle hamasetlere devam edebilirsiniz, milliyetçi söylemlerle de kendinizi tatmin edersiniz.
Bakınız, bu sorunu Cumhurbaşkanı çözseydi bu ülkenin belki ikinci kurucusu olacaktı ama başaramadı, ama yapamadı ve 2015’ten şimdiye kadar Türkiye Cumhuriyeti uluslararası alanda kaç milim ileri gitmiş? Cumhurbaşkanının eline verilen bir Orta Doğu haritası, Rojava haritası, âdeta Şark Islahat Planı’nın güncel hâli. “Biz, Kürtleri güney sınırından, Rojava sınırından 30 kilometre aşağısına süreceğiz.” Yani insanlar politikayı okuyor, orada, Birleşmiş Milletler salonunda bunun bir tehcir olduğunu, Kürtler arasında bir blok örülme anlayışı olduğunu görmüyor mu? Bundan bir an önce vazgeçilmesi gerekiyor, bu savaşın, bu çatışmanın bir sonunun olması gerekiyor. Ama bakınız, aynı zamanda, Irak’ta da Kürdistan Bölgesel Yönetimi vardır; orada da Millî İstihbarat Teşkilatı, MİT ne yapıyor? Sivillere suikast yapıyor arkadaşlar, bunu kendi internet sitelerinde zaten açıklıyorlar. Biz bunları savunmuyoruz, biz bunların karşısındayız. Şimdi, bunlarla Türkiye büyür mü, Türkiye gelişir mi? Gelişmez. Ondan dolayı bir an önce bu yanlış politikalardan, bu eksik politikalardan vazgeçmelidir. Öldürme politikasından vazgeçeceksin ki uluslararası alanda “Ben barışseverim.” diyeceksiniz, “Ben çözüme varım, ben çözüm gücüyüm.” diyeceksiniz. Siz, kendinizi görmelisiniz, aynaya bakmalısınız, Gazze’ye değil. Tabii ki Gazze şu an yanıyor, büyük katliamlar yaşanıyor. Sizin orada ara bulucu olma ihtimaliniz yoktur. Bir pencere… Aynaya bakın, kendinizi göreceksiniz.
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Ankara)Sen kendin bakıyor musun aynaya?
ÖMER ÖCALAN (Devamla)Kürtler bombalamakla, öldürmekle ortadan kalkacak bir halk değildir. Bakınız, tarihsel ittifaklar yapılmıştır.
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Ankara)Kürtlerin katili sensin, sen!
ÖMER ÖCALAN (Devamla)Tarihsel ittifaklar vardır. Biz bu tarihsel ittifaklara çağrı yapıyoruz.
SERHAT EREN (Diyarbakır)IŞİD’ e iş satan sizsiniz, siz!
AHMET FETHAN BAYKOÇ (Ankara)Konuşma oradan! Otur yerine! Kes!
ÖMER ÖCALAN (Devamla)Bakınız, bu ülkede…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 9 Kasım 2023