Anayasanın 92irci mad.göre verilmiş olan tezkera üzerinde usul tartışması hk
Genel Kurul, 39. Birleşim · 1. yasama yılı · 1 Mart 2003 · 785 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Önder Sav (CHP), 1 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASANIN 92İRCİ MAD.GÖRE VERİLMİŞ OLAN TEZKERA ÜZERİNDE USUL TARTIŞMASI HK); konuşma 785 kelime.
Önder Sav (CHP, Ankara). “Anayasanın 92irci mad.göre verilmiş olan tezkera üzerinde usul tartışması hk”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 1 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/onder-sav-22-2003-03-01-anayasanin-92irci-mad-gore-verilmis-olan-tezkera-uzerinde-usul-tartism (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÖNDER SAV (Ankara)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi, cumhuriyet tarihinin en önemli birleşimlerinden birini gerçekleştiriyor. Böyle önemli bir oturumda, vermiş bulunduğum önergeyi İçtüzüğün 63 üncü maddesine uygun bularak, usul hakkında görüşme açan Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanına teşekkür ediyorum.
Başbakanlığın, Anayasanın 92 nci maddesine göre izin verilmesine ilişkin talebini görüşüyoruz. Geliş şekli, çelişkili içeriği, karmaşık içeriği, hukuk devletine ve Anayasaya aykırılığı nedeniyle, bu tezkere, görüşülmesine yer olup olmadığı tartışmalarına açık bir tezkeredir.
Benim verdiğim önerge, aslında, hem Anayasaya aykırılık hem de görüşmelere yer olup olmadığı biçiminde iki ayrı özü içermekteydi.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulundurulmasına ilişkin tezkerenin temel unsuru, olmazsa olmaz şartı, bu tezkerede, milletlerarası hukukun meşru saydığı hal koşulunun var olup olmadığıdır. Uluslararası hukukun meşruluğunu belirtme yetkisi ne Amerika Birleşik Devletlerinin ne İngiltere'nin ne de kimilerinin sandığı gibi Türkiye'nin yetkisindedir. Meşruluğu belirleme yetkisi, bizim de üyesi olduğumuz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine aittir.
Uluslararası anlaşmazlıklarda barışçı yollara gidilmesi esastır. Birleşmiş Milletler Silah Denetçileri Komisyonu ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının Başkanları Hans Blix ve Muhammed El Baradey, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine 7 Martta son raporlarını, yeni raporlarını sunacaklar. Amerikan-İngiliz ortak karar tasarısı, henüz, hangi akıbete uğrayacak belli değil. Kısacası, uluslararası hukukun inceleme süresi işliyor, daha, somut bir sonuca varılabilmiş değil.
Bizim için üzüntü verici olan yönü, içhukukumuzda da konunun aydınlanmamış, Amerika Birleşik Devletleriyle müzakerelerin henüz sonuçlanmamış ve anlaşmanın içeriğinin netleşmemiş olmasıdır.
Tezkereyle ilgili Bakanlar Kurulu kararı 24 Şubat 2003 tarihini taşıyor; bugün 5 inci gün; ancak bugün görüşebiliyoruz.
Bir Sayın Bakan, tezkerenin 27 Şubat Perşembe günü görüşülemeyişinin nedenini, bir gün sonra, yani dün toplanmış olan Millî Güvenlik Kurulu kararının beklenmesine bırakıldığını ifade ediyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin Sayın Genel Başkanı ise, tezkere konusuyla ilgili olarak, bütün milletvekillerinin görüşlerinin alınmasında yarar olduğunu ifade ediyor. Sayın Dışişleri Bakanı ise "Amerika Birleşik Devletleriyle müzakerelerin Genel Kurula kadar tamamlanacağını umuyorduk; ama, olmadı" diyor.
Şimdi, allahaşkına, söyleyin, hangisine inanmalıyız? Hangi mazeretiniz haklı, hangisi doğru? Lütfen, kafanızda bir netleşin arkadaşlar. Netleşmeden, bu tezkereyi görüşmenin olanağını görmüyoruz.
Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz "Biz, Türkiye'li veya Türkiye'siz amacımıza ulaşabiliriz" diyor. Öyleyse, bırakın Türkiye'siz amaçlarına ulaşsınlar da görelim. Bırakın Amerika'nın yakasını; ama, bırakmıyorsunuz! Ne yazık ki, kısa bir süre sonra, elmaşekerini Amerika'nın yediğini, sapının da Türkiye'nin elinde kalacağını çok acı bir şekilde göreceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Savaş karşıtı bir eylemde, çok yerinde bir slogan gözüme ilişti; burada tekrarlamak, tutanaklara geçirmek istiyorum. "Amerika Birleşik Devletlerinden korkmayın, Allah'tan korkun, Allah'tan" diyor o slogan. (CHP sıralarından alkışlar)
Amerika Birleşik Devletlerinin savaş işbirlikçisi İngiltere'nin İşçi Partisinin milletvekillerinin yarıdan çoğu, savaş karşıtı bildiriyi imzaladılar.
Dünyanın hiçbir ülkesinde, kendi içhukukuna göre, Amerika Birleşik Devletlerinin savaş eylemine parlamentodan destek kararı çıkmadı. Biz, bugün, Parlamentomuzdan böylesine bir destek kararının arayışı içerisindeyiz. 6 Şubatta, 621 sayılı tezkereyle verdiğimiz yetkiyle Irak'a müdahaleye karar vermiş olduk. Türkiye, hukuken, savaşa o tezkereyle bulaştı. Bu yetki üzerine, nasıl olsa öbür yetkiler de arkadan gelecektir diye, Amerikan gemileri vızır vızır İskenderun Limanının etrafında dolaşmaya başladılar. İsimlerini tekrarlamakta zorlanacağımız pek çok gemi yük boşaltmaya başladı; Ro-ro gemisi gelip gidiyor, kargo gemisi yük boşaltıyor, araç ve mühimmat gemileri İskenderun Limanını dolduruyor. Daha 80 savaş gemisinin yakın yerlerde mevzilendiği söylentileri var. Bunları görüyor ve üzülüyoruz; ama, ben, günlerdir bir başka şeyi de görüyorum.
Görüyorum ki, hükümet, kan, barut, savaş, ıstırap kokan bir müdahale için sıkıntı içerisinde. Görüyorum ki, bu utanç verici savaş, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlarımızı, savaş gemilerinin getirdiği yükten daha ağır maddî ve manevî yük altında eziyor, ezdiriyor. Böyle bir dönemde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde karar verirken, çok dikkatli, kendi vicdanlarımıza danışarak karar vermek zorundayız ve burada, uşşak makamındaki bir türküyü arkadaşlarımıza hatırlatmak istiyorum:
"Yine gam yükünün kervanı geldi
Çekemem bu derdi, bölek seninle." (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, bu derdi, bu gam yükünü bizimle bölüşmek istiyorsanız; biz, o gam yükünü bölüşmeyeceğiz arkadaşlar. Size de, bu iğrenç savaşa bulaşmayın, bu pis gam yükünün altında ezilmeyin, yol yakınken dönün diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Yoksa, sadece tezkereye oy verenler değil, bütün halkımız, bütün insanımız, bütün Türkiye sıkıntı çekecektir.
Daha, henüz üç dört gün önce, bir Türk milletvekilinin, bölgesindeki İskenderun Limanının zincirli kapılarını aşamadığına tanık olduk. Hiç şüphe etmeyiniz; gelecekte, Millî Savunma Bakanının, Dışişleri Bakanının hatta, Başbakanın bile, o zincirli kapıdan içeriye giremediğine tanık olacak, üzüleceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Cumhurbaşkanımız, Anayasanın 92 nci maddesinin uygulanmasının, uluslararası hukukun meşruiyet şartını içerdiğini söylüyor. Değerli bir hukukçu Sayın Meclis Başkanımız, 92 nci maddenin her cümlesinde, uluslararası hukukun meşruiyet şartının olması gerektiğine işaret ediyor. Özetle, Birleşmiş Milletlerin gündemindeki konuların sonuçlanması isteniyor.
Görüşmekte olduğumuz bu izin talebi, hukukî dayanaktan yoksundur, Anayasaya aykırıdır. 1991'de, Körfez Savaşında alınmış olan kararın, Anayasa Mahkemesinde incelenmesinden sonra, biçim ve öz yönünden iptaline gerek olmadığı kararıyla, bu kararı karıştırmayalım. Hangi halin meşru olacağı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mutlak takdirine bırakılmış husus değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
4 konuşma daha · 1 Mart 2003
