İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · SALI

İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle

Orhan Sarıbal

Bursa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Mayıs 2024 · 322 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA ORHAN SARIBAL (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, on bir yıl önce dün gece başlayan Gezi direnişini selamlıyorum. Gezi direnişi onurumuzdur, mücadele ve direniş devam edecektir. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, İYİ Parti’nin önerisi tarımın sorunlarını araştırmak. Tarımın sorunlarını araştırmaya gerek yok çünkü çok belli: Tarımın ve bu ülkenin sorununun tek adı iktidar sorunudur. Eğer iktidar sorununu çözersek bu ülkedeki bütün sorunları da çözeriz. Neden? 2002’den bugüne kadar… Aslında öze bakmak lazım. 1980 faşizmiyle beraber, diktatörlüğüyle beraber onun devamında gelen bütün iktidarlar emperyalizmin bizi köleleştirme ve müşteri yapma modelinin bir parçası olmuşlardır. Son yirmi iki yıldır AKP iktidarı âdeta emperyalizmin ve kapitalizmin bu ülkeyi nasıl talan edeceğini, nasıl sömüreceğini, nasıl hepimizi müşteri yapacağını, nasıl çiftçiyi göçe zorlayacağını, nasıl mülksüzleştireceğini çok iyi bilmektedir ve bunu bilerek, isteyerek, tercih kullanarak yapmaktadırlar. 30 milyon dönüm yer üretimden çıkmışken Sudan’dan 10 milyon dönüm kiralama işi neye yarar, ne anlama gelir? Aynı şekilde, 2006 yılında kendi çıkardığı yasaya uymayarak bugün çiftçinin 800 milyar alacağının olduğu bir dönemde iktidarın ısrarla hâlâ başka ülkelerden tarife kontenjan sistemi üzerinden gümrüksüz ürün getirme anlayışı nedir? Aynı şekilde, Ukrayna-Rusya savaşında tahıl koridoru kurarak bunu Türkiye’nin gıda sorununu çözmenin bir aracı olarak görüp burada ilk çıkan gemiyi törenle karşılama anlayışı neye karşılık gelmektedir? Asgari ücreti 22 kat artırırken ya da tarıma olan desteği 22 kat artırırken, gayrisafi millî hasıla 25 kat artarken çiftçinin borcunun 222 kat artması neye karşılık gelmektedir? Aynı şekilde, kepeği artırmak için buğday ekmek gerektiğini bilmemek ya da küspeyi artırmak gerekirken bunun için ayçiçeği ve pamuk üretimini artırmayı bilmemek neye karşılık gelmektedir? Gerçekten bilmiyorlar mı arkadaşlar, gerçekten bilmediklerini mi sanıyorsunuz, gerçekten bilmiyor musunuz? Hepsini tıkır tıkır biliyorsunuz çünkü kapitalizmin ve emperyalizmin dayattığı yerli iş birlikçilik modeli tam da bu çünkü o yapı kendi varlığını sürdürmek, az gelişmiş ülkeleri sömürge hâline getirebilmek için yerli bir yapıya ihtiyaç duyar ve gelirken de devlet modelini de değiştirir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

110 konuşma daha · 28 Mayıs 2024

Günün kaydı →
110 konuşmanın tamamı →