İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
KOMİSYON · ÇARŞAMBA

Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker ve Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz ile 203 Milletvekilinin; Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4972)

Orhan Sarıbal

Bursa Milletvekili · CHP

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu · 6. yasama yılı · 8 Mart 2023 · 299 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Sarıbal (CHP), 8 Mart 2023 tarihinde TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker ve Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz ile 203 Milletvekilinin; Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4972)); konuşma 299 kelime.

Orhan Sarıbal (CHP, Bursa). “Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker ve Kırklareli Milletvekili Selahattin Minsolmaz ile 203 Milletvekilinin; Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4972)”. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu tutanağı, 8 Mart 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-saribal-27-2023-03-08-kocaeli-milletvekili-ilyas-seker-ve-kirklareli-milletvekili-selahattin-6 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=58468

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ORHAN SARIBAL (Bursa)Arkadaşlar, şunu özellikle paylaşmak istiyorum: Yani sözleşmeli tarıma sistemi dâhil ettiğinizde ya da sözleşmeli tarımı daha fazla resmiyete dönüştürdüğünüzde aslında -vekil arkadaşlarım söyledi ama özellikle tekrar etmek istiyorum- üretimin bütününe yakın bir kısmını... Yani sözleşmeli tarım arttıkça sizin getirmek istediğiniz gıda güvenliği meselesi, gıda güvencesi meselesi, sürdürülebilir tarım meselesi tamamen başka bir risk taşır. Bunu iyi görmek zorundasınız yani 2'nci maddede hedefledikleriniz ile 2'nci maddede yaptıklarınız ciddi anlamda çelişki içerir, ciddi anlamda. Yani çok uluslu şirketlerin ülke tarımına müdahale ettiğini görmek zorundayız, çok açık bir şekilde.

Bunun karşısında siz çiftçiyi değişik koruma yöntemleriyle, ürün alım ve onun değerlendirilmesiyle kontrol altına alamazsanız gerçekten felaket. Örneğin hocam gitti; ekeceğiniz ürün şirket tarafından iki sene alındı, üçüncü sene çeşitler söylendi, gerekçeler söylendi, alınmadı. Ne olacak? Ya da çiftçinin ekonomik olarak onu ekmesi artık yani yaşamını sürdürmek için yeterli gelire sahip olmayacağı bir ana geldi; ne yapacağız? Kamu devreye girecek, girmeli. Girecek mi? Belli değil. Çay örneği, çay örneği arkadaşlar... ÇAYKUR sözleşmeli alıyor. Kamu kurumu... Bir model yarattınız. Eskiden ÇAYKUR var olan bütün çayı alıyordu, sorunu çözüyordu, sıkıntı yok. Şu anda 1 milyon 700 bin ton çay üretiliyor, bunun 800-900 bin tonunu ÇAYKUR alıyor işte, diyelim ki 7 liradan, 8 liradan; geri kalanı 600-700 ton serbest piyasa. Ne yapıyor şirketler? Ne yapıyor arkadaşlar? ÇAYKUR'un fiyatıyla mı alıyor? Hayır, çok daha düşük alıyor, hem de göbeğini kaşıya kaşıya çünkü çayı bugün hasat etti, 200 kilosunu ona verdi; kota. "500 kilo hasat etti, 300 kilosunu getirip bana verecek." diyor. Tamamen boş.

Sigorta... Kimin sigortasını yapacaklar arkadaşlar? Çiftçi kredi alırken bankaya hayat sigortası, çiftçi sözleşmeli tarım yaparken sigorta... Kim ödeyecek bunu? Bunların bütün yükü çiftçiye. Tüm bunları gördük, yaşıyoruz. Hakikaten şaşırıyorum yani tarım ülkesinde çiftçinin hiç içinde olmadığı, hiçbir noktada karar vermediği, hiçbir yerde sesinin duyulmadığı... Onun adına karar alıyoruz.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

86 konuşma daha · 8 Mart 2023

86 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook