İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Polis haftası nedeniyle

Osman Coşkun

Yozgat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 676 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Coşkun (AK Parti), 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: POLİS HAFTASI NEDENİYLE); konuşma 676 kelime.

Osman Coşkun (AK Parti, Yozgat). “Polis haftası nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskun-23-2008-04-09-polis-haftasi-nedeniyle (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN COŞKUN (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Polis Haftası münasebetiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, hepinizi ve tüm polis teşkilatı mensuplarını saygıyla selamlıyorum.

Konuşmamın başlangıcında önemli bir hususun altını çizmek istiyorum. Bundan yaklaşık bin altmış yıl önce, Tarık Bin Ziyad İspanya’yı fethettiğinde ilk üniversiteyi açar ve üniversitenin giriş kapısına da bir kitabe yazar: “Bir devletin ayakta kalabilmesi için şu beş şartın mutlaka sağlanması gerekir. Bunlardan birincisi, devleti yönetenler bilgili olmalı. İkincisi, devletin hazinesi dolu olmalı, yani para. Üçüncüsü, devletin güvenliğinden sorumlu olan kurum güçlü olmalı” der.

Biliyorsunuz, yakın bir geçmişte Amerika’da fütüristler diye bir grup oluştu. İçerisinde Alvin Toffler’ın da bulunduğu bu grup bir açıklama yaptı. Gelecekte olabilecekleri tahmin eden bu grup: “Gelecekte bir devletin ayakta kalabilmesi için şu üç şartın olması gerekir: Para, bilgi ve silah.” dedi.

Kısacası, güvenlik kuvvetlerimiz, iç ve dış güvenlikten sorumlu olan güvenlik kuvvetlerimiz, yani silahlı kuvvetlerimiz ve polis teşkilatımız ülkemizin bekası için son derece önemlidir ve polis teşkilatımıza, güvenlik kuvvetlerimize her kim ne yaparsa kendisine yapar.

Ülkemiz açısından hızlı nüfus artışı, köyden kente göçler, araç sayısındaki artışlar, trafiğin yoğunlaşması, uyuşturucu madde kullanımı, yasa dışı eylemler gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan suçların önlenmesi toplumun huzuru için büyük önem taşımaktadır.

Yine, bilim ve teknolojideki gelişmelere paralel olarak suç ve suç tipleri değişmiştir. Bununla birlikte güvenlik gereksinimi tıpkı beslenme gibi, barınma gibi her toplumun vazgeçemeyeceği bir olgu hâline gelmiştir. Bu görev ülkemiz için, ülkemizde iç güvenliğin sağlanması yönüyle polise verilmiştir. Gece gündüz gözlerini kapamadan uykusuz bir şekilde, yüreği vatan için hep nöbette olan polisimiz, yıllardır yorulmak nedir bilmeden bizlerin güvenliği için çalışmaktadır. Sevgilerin en güzeline layık olan polislerimiz evden uzakta, karda kışta çalışarak güzel vatanımızda huzur içinde yaşamamız için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar. Her mesleğin kendine göre zorlukları vardır. Ancak, kimi zaman polis yalnızca üniformasını giymesiyle birlikte bir hedef hâline gelmektedir. Polisin görevini yerine getirirken ortaya koyduğu çalışma şartları büyük bir özveriyi gerektirmektedir. Polis, yalnızca yasada tanımlanan asli görevlerini yerine getirmenin dışında, birçok uluslararası toplantıda, sosyal ve sportif faaliyette önleyici hizmet olarak görev yapmaktadır.

Ülkemizde polise yöneltilmiş bir silah, devletin hukuki ve manevi varlığına yöneltilmiş bir saldırıdır. Bu anlamda polise yönelik her türlü saldırı ülkenin huzur ve güvenini bozmaya yönelik davranış olarak algılanmalıdır. Güvenliğin olmadığı bir toplumda başka hizmetlerin yerine getirilmesinin imkânsız hâle geleceği unutulmamalıdır.

Bu vesileyle emniyet teşkilatımızın 163’üncü yıl dönümünü kutluyor, tüm teşkilat mensuplarına başarılar diliyor, görevleri esnasında bu ülke için canlarını veren şehitlerimizi rahmetle anıyor ve sözlerimi de bir polis şehidi evladının duygularını yansıtan, Feray Aydın’ın göndermiş olduğu şiirle noktalamak istiyorum.

“Annem gözyaşlarımı bilmiyor baba.

Yine gecenin bir vaktinde uyandım baba.

Rüyamda seni gördüm, bana gülümsüyordun,

Kollarını açmıştın bana doğru, ‘Koş yavrum!’ der gibi.

Uzansam tutacaktım sanki ellerini,

Sanki sıkı sıkıya sarılacaktım boynuna.

Yine ağlıyorum baba, sensiz, yorganımın altında.

Gözyaşlarımı saklıyorum yine yastığımda,

Annem gözyaşlarımı bilmiyor baba.

Hani söz vermiştim ya sana,

‘Bana bir şey olursa ailenin reisi sensin.’ derdin ya

Onun için, ağlamıyorum baba.

Annemin gözyaşlarını siliyorum tabii ki her ağlayışında,

Kendi gözyaşlarımı içime akıta akıta.

Haykırırcasına yüreğimden ağlıyorum baba,

Seni özledim,

Hem de çok… Hem de çok…

Seninle koşuşturduğumuz kırlardaki koşmalarımızı,

Seninle oynadığım maçlarda bana bile bile yenilişini,

Beni okula bıraktığında yüzüme kondurduğun o kocaman öpücüğünü,

Bana dondurma alışını,

Her nazımı çekişini …”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Coşkun.

OSMAN COŞKUN (Devamla)“… Her eve gelişinde ‘Bu da aslan oğlumun.’ deyişini,

Yollarını sabırsızlıkla gözlemeyi özlüyorum baba.

Her pencereden bakışımda yine o köşeden dönecekmişsin gibi,

Benim patır patır merdivenlerden inişimi,

Annemin ‘Oğlum, dur hele gelsin.’ deyişini,

Seninle yolda kucaklaşmalarımı özlüyorum baba.

O polis kıyafetinle ne muhteşemdin!

Bir kahraman gibiydin, benim kahramanım sendin baba.

Senin gibi olmaktı hedefim,

Gururlu, çalışkan ve işine sadık.

Ben de bir polisim şimdilerde baba,

Senin çizdiğin yoldan ben de gidiyorum.

Arada bir resminle konuşuyorum.

Her günümü seninle paylaşıyorum.

Bilmiyorum duyuyor musun beni…

Olsun baba, gözlerin konuşuyor sanki benimle.

Gözlerinden anlıyorum bana her diyeceğini.

Tek dileğim babam, seninle gurur duyduğum gibi,

Senin de benimle gurur duyman.

Bana yaşattığın gurur yeter.

Bana yaşattığın anılar yeter.

Bak, artık ağlamıyorum.

Seni çok seviyorum baba.”

Bütün bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyor, tekrar Polis Haftası’nı tebrik ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 9 Nisan 2008

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook