İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 7. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Organize sanayi bölgeleri kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı, bursa milletvekili mehmet altan karapaşaoğlu'nun; organize sanayi bölgeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili ve izmir milletvekili oktay vural ile izmir milletvekili şenol bal'ın; 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanununa bir geçici madde eklenmesine dair kanun teklifi, izmir milletvekili ahmet ersin ve 18 milletvekilinin; 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanununa bir geçici madde eklenmesi hakkında kanun teklifi (s.s: 222)

Osman Coşkunoğlu

Uşak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 7. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Ekim 2008 · 957 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Coşkunoğlu (CHP), 16 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI, BURSA MİLLETVEKİLİ MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU'NUN; ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ, MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ VE İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL İLE İZMİR MİLLETVEKİLİ ŞENOL BAL'IN; 4562 SAYILI ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ, İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN VE 18 MİLLETVEKİLİNİN; 4562 SAYILI ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S: 222)); konuşma 957 kelime.

Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “Organize sanayi bölgeleri kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı, bursa milletvekili mehmet altan karapaşaoğlu'nun; organize sanayi bölgeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi, milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili ve izmir milletvekili oktay vural ile izmir milletvekili şenol bal'ın; 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanununa bir geçici madde eklenmesine dair kanun teklifi, izmir milletvekili ahmet ersin ve 18 milletvekilinin; 4562 sayılı organize sanayi bölgeleri kanununa bir geçici madde eklenmesi hakkında kanun teklifi (s.s: 222)”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 16 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-23-2008-10-16-organize-sanayi-bolgeleri-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanu-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, iyi niyetle hazırlanmış, organize sanayi bölgelerimizin daha etkin ve güçlü olması yönünde değişiklikler öneren bir yasa tasarısını tartışıyoruz. Gerek bu yasa tasarısı çerçevesi içerisinde gerekse birçok önemli toplantıda Sayın Bakanın yapmış olduğu konuşmaları dinleyince âdeta kendi partisine muhalefet ediyor gibi bir izlenim uyanıyor bende.

Şimdi, sanayi stratejisinden sık sık söz ediyor Sayın Bakan. Sanayi politikaları ve stratejisi olması gerektiğini burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde ve her çeşit ortamda sürekli, son beş yıldır dillendiririz fakat “Piyasanın görünmez eli bu işleri bir şekilde halleder.” görüşünde bir politikayı AKP Hükûmeti bugüne kadar yürütmüştür. Bunun en somut örneğini de en son örneklerinden bir tanesini de birkaç ay önce çıkarmış olduğumuz ARGE’yi (araştırma geliştirmeyi) Destekleme Yasasında yaşadık. ARGE’yi Destekleme Yasası tıpkı daha önceki teşvik yasaları gibi, ulufe dağıtır gibi, herhangi bir strateji, herhangi bir öncelik, “Ülkemizin sanayisini buradan şuraya taşıyacağız, onun için şu teknoloji alanlarında, şu sanayi alanlarında, şu şekilde teşvik vereceğiz.” anlayışından yoksun bir şekilde çıktı.

Şimdi, Sayın Bakan çok önemli konulara değiniyor sanayi politikasıyla… Gerçekten bir kör dövüşü içerisindeydik, bir envanter yoktu. Beş N bir K, yani nerede, ne, neden, ne yapılıyor, kim tarafından diye bir envanter çalışmasını dikkatle izliyorum Sanayi ve Ticaret Bakanlığında olan. Bir bilgi ve veri tabanının oluşturulduğunu dikkatle izliyorum fakat bu çalışmalar bir yandan, öte yandan ulufe dağıtır gibi teşvik, daha üç beş ay öncesi çıkarılmış olan ARGE Yasası da buna örnektir. Bunlar ikisi bir araya gelemiyor, birbiriyle uymuyor. Mutlaka ve mutlaka ülkelerin bunu başarıyla…

Şimdi ben size, yine Sayın Bakanın geçen sene İstanbul Sanayi Odası toplantısında söylediği bir sözü okuyayım buradan: “Sanayi politikası dendiğinde eskiden bizlere hep Japonya’nın, Kore’nin, Asya kaplanlarının hikâyeleri anlatılırdı. Son dönemde ise bildiğiniz gibi İrlanda’nın, Çin’in hikâyeleri anlatılıyor. Bizim hedefimiz, yarın tüm dünyada Türkiye'nin başarı hikâyesinin anlatılmasıdır.” Ne kadar güzel fakat şimdi bu hikâye, gerçekten hikâye olarak anlatılabilir belki ama somut politikalar olarak bunu anlatmak için uygulamaların da tutarlı olması gerekir.

Değerli arkadaşlar, size bazı ufak tefek veya çok kısa, zamanın elverdiği ölçüde, bir iki tarihî not düşeceğim burada: Organize sanayi bölgeleriyle ilgili ilk bilinçli uygulama 1896 yılında İngiltere’de oldu sanayi devrimini ilk gerçekleştiren ülke olarak, daha sonra 1899’da Amerika’da oldu. Ondan sonra 1959’da sanayileşmiş ülkelerde yeni teknolojileri üretmek ve bunları imalatta ve hizmet sektöründe, daha sonra hizmet sektöründe kullanabilmek için devletin etkin bir şekilde, etkin bir biçimde yer aldığı politikalar yine İngiltere’de, Amerika’da uygulanmıştır. Örneğin Amerika’da 1959’da ilk olarak o güne kadar gelen sanayi bölgelerinin ötesinde bir araştırma parkı, teknolojiyi daha üst düzeyde ele alan araştırma parkı gerçekleştirilmiştir. Şimdi “Bırakalım Amerika’yı, İngiltere’yi.” diyebiliriz, oysa onları yakalama iddiası var burada. “Bırakalım onları.” diyebiliriz. Fakat şu anda Çin’de ilk olarak 1985 yılında bir bilim ve teknoloji parkı, Shenzhen Bilim ve Teknoloji Parkı kurulmuştur ve yirmi yıl içerisinde elli iki adet yüksek teknoloji geliştirme bölgesi bulunmaktadır.

Şimdi, bunlar icraattır, bunlar hikâye anlatmak değildir. Bunlar gerçeklerdir, rakamlardır ve somut icraatlardır. Bu somut icraatlara baktığımız zaman, organize sanayi bölgelerimizin bu 1’inci maddesinde şöyle bir söz var: “…teknolojik geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilme…” Ne kadar büyük bir iddia değil mi? “…teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp…” Türkiye’de on yedi tane teknopark vardır. Yani bu organize sanayi bölgeleriyle pek de iç içe çalışma ortamı yoktur ve bu teknoparklarda da yüzde 80’in üstünde sadece yazılım yapılır. Yani yazılımı küçümsediğim için söylemiyorum, çok önemlidir, teşvik edilmesi gerekir. Fakat sadece yazılıma odaklanmış bir teknopark, on yedi tane teknoparkımız var. Yani bütün bu söylemler ve var olan durum birbiriyle çelişiyor.

Diğer bir değinmek istediğim nokta da organize sanayi bölgesiyle, böyle yasalarla, altyapı kurmakla bu iş olmuyor. Yine Hükûmetin sorumlu kişileri “Efendim, Amerika’da, Avrupa’da kriz olabilir; bize dokunmaz, bize bir şey olmaz, bizim bankacılık sistemimiz sağlam.” şeklinde… O bankacılık sistemi de neden sağlam? 2001 yılında çıkarılan, geliştirilen BDDK sayesinde sağlam. Şunu da not olarak söyleyeyim: O fikri ilk defa Cumhuriyet Halk Partisi, 1999 seçim bildirgesinde BDGK, yani bankacılık denetim ve gözetim kurumu… O bankaların batmasının ülkeyi ne hâle getireceğini ve çözüm önerisini ilk kez Cumhuriyet Halk Partisi 1999’da önermişti. Şimdi o sayede, 2001’de kurulan BDDK ve diğer mevzuat sayesinde bankalarımız sağlam, doğru. Fakat o bankaların desteklediği reel sektör. Şimdi Sayın Bakan, orada da sıkıntılı olduğundan, Batı’daki krizin bizim pazarlarımızı daraltacağından söz etti. Fakat bunun genel olarak kabul edilip “Biz izliyoruz.” dışında, reel sektörde herhangi bir önlem ben görmüyorum. Tam tersine, sadece bugünkü gazeteden… Bakın Dünya gazetesi ikinci sayfasında “Ekimde ihracat, kriz, Rusya sorunu ve bayram ile geriledi.”, hemen altında ”İşsizlik oranı arttı.” denilirken ekinde “Denizci frene bastı, kriz trafiğini izliyor.” deniliyor. Yani tersanelerimizde de… Yani her gün gazetelerde, böyle iki üç tane reel sektörün yavaşladığını görüyoruz ve duyduğumuz hadise “Evet, biz bunları izliyoruz.” Hükûmet bunları izlemek için değildir, Hükûmet bunlar karşısında somut önlemler almak içindir. Avrupa’da bankadan parasını çekmesin diye mevduatlara, örneğin, garantiler ya artırıldı ya onların sınırları genişledi. Somut önemler alınıyor, izliyoruz, “Ateş çıksın da ondan sonra.” denmiyor. Bunu Hükûmetten bekliyoruz. Yoksa hakkında yasa çıkardığımız organize sanayideki sanayicilerimizin durumunun ne kadar vahim olduğunu görmezlikten gelemeyiz.

Şimdi, saat onda -yani üç saat önce başladı, belki bitmiştir- başlayan bir organize sanayi toplantısı Uşak’ta yürüyor. Biraz önce Sayın Bakana bir soru sordum, dedim ki: “Uşak dericileri -bu sadece bir örnek- bir, taşınma masrafına katlanmıştır; iki, karma organizede var olan arıtma tesisinin işletme masrafına ayda 200 bin YTL katlanmaktadır, böyle cezalandırılmaktadır. Bunun için bir önlem düşünüyor musunuz?” Sayın Bakan -eğer yanlış anladıysam beni düzeltsin, ki onlar benden şimdi sizin cevabınızı bekliyor, gerçi duymuşlardır- siz diyorsunuz ki: “Hayır, onlar cezalandırılmadı.” Bu arada şunu da ekledim: 70-80 kilometre ileride, Uşak’ın hemen komşu ilçelerinde etrafı kirleterek deri imalatı yapılıyor. Onları Uşak’a taşımak, yani küme… Küme konusunu en çok ortaya atan Sayın Bakandı; konuşuyor, fakat bu kümelenme yönünde… 70-80 kilometre ötede etraf kirletilerek deri üretiliyor, Uşak dericisi arıtma tesisini kullandığı için cezalandırılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

74 konuşma daha · 16 Ekim 2008

74 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook