İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 134. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Milletlerarası para fonu ile milletlerarası imar ve kalkınma bankasına katılmak için hükümete yetki verilmesine dair kanun teklifi hk. (s.s.458)

Osman Demir

Tokat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 134. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Temmuz 2010 · 592 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Demir (AK Parti), 14 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLETLERARASI PARA FONU İLE MİLLETLERARASI İMAR VE KALKINMA BANKASINA KATILMAK İÇİN HÜKÜMETE YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ HK. (S.S.458)); konuşma 592 kelime.

Osman Demir (AK Parti, Tokat). “Milletlerarası para fonu ile milletlerarası imar ve kalkınma bankasına katılmak için hükümete yetki verilmesine dair kanun teklifi hk. (s.s.458)”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-demir-23-2010-07-14-milletlerarasi-para-fonu-ile-milletlerarasi-imar-ve-kalkinma-bankasina (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN DEMİR (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milletlerarası Para Fonu Ana Sözleşmesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Belgelerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı üzerine şahsım adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, 40’lı yılların başında bir dünya savaşı yaşandı yani İkinci Dünya Savaşı yaşandı. İkinci Dünya Savaşı, dünya ölçeğinde büyük bir yıkıma ve finansman darboğazına yol açtı. O güne gelinceye kadar yani -kastettiğim 1944 yılıdır- 1944 yılına gelinceye kadar uluslararası ödemelerde “altın standardı” diye bir sistem uygulanıyordu. Yani uluslararası mal ve hizmet alım satımında karşılık olarak altın ödeniyordu. Tabii, bir taraftan ekonomik ilişkiler artıyor, dünya üretimi artıyor, uluslararası ticaret artıyor ama altın arzı uluslararası ticaretteki artışla aynı paralelde artamıyor. Bu, dünya ticaretinde bir daralmaya, bir baskıya yol açıyor ve uluslararası likidite sorunu dediğimiz sorun ortaya çıkıyor.

Ne yapalım? Dünyanın önde gelen teorisyenleri, özellikle ekonomi teorisyenleri Amerika Birleşik Devletleri’nin Bretton Woods kentinde 1944 yılında bir araya geliyor. Bretton Woods Konferansı diyoruz. Bu konferansın sonunda iki tane önemli kurum ortaya çıkıyor: Birisi IMF, diğeri Dünya Bankası yani Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası. Bu iki kurum ortaya çıkıyor yani uluslararası para sistemini bu iki kurumun işletmesi kabul ediliyor.

Ne yapacak bu iki kurum? Bu iki kurum önce, uluslararası ödemelerde likidite sorunu yaşatmayacaklar üye olan ülkelere; ikinci olarak da, üye olan ülkeler eğer ödemeler bilançosu açığı verirse, bu ödemeler bilançosu açığının finansmanını sağlayacaklar. Bu iki kuruma biçilen rol bu.

Tabii, sistemin bir ayağı daha var, o da şudur: O zamana kadar uluslararası ödemelerde altın kullanılıyordu ve altın arzı yeterince arttırılamıyordu. Deniyor ki: “Yeni sistemde, uluslararası ödemelerde altının yanı sıra Amerikan doları da kullanılsın ama doları da bir şeye bağlayalım, sabitleyelim doların değerini bir şeye. Neye sabitleyelim? Altına.” Deniyor ki: “Bir ons altın 35 dolardır.” diye bir parite belirleniyor. Bir ons demek, 31,1 gram. “31,1 gram altın 35 dolardır.” diye bir parite oluşturuluyor. Peki, ülkelerin parası nereye endeksleniyor? Diğer ülkelerin, üye ülkelerin paraları da dolara endeksleniyor. Sistem şu: Dolar altına endeksleniyor, diğer ülke paraları dolara endeksleniyor, böyle bir sistem değerli arkadaşlar. Bu sistem, 60’lı yıllara kadar fazla bir problem çıkarmıyor ama 60’lı yıllara geldiğimizde gerek Amerikan ekonomisinin büyük ödemeler bilançosu açığı vermesi gerekse altın arzının yeterince arttırılamaması -yani dolar basacaksınız ama altın arzını artıramıyorsunuz- tekrar dünyada likidite sorunu ve Amerikan dolarına güvensizlik sorunu çıkıyor. Özellikle Avrupa ülkeleri Amerika’ya karşı bir anlamda dolar savaşı ilan ediyorlar, diyorlar ki: “Al dolarlarını, ver altınlarımı.” Ama gönderilen dolarların karşılığı olan altınlar Amerikan hazinesinde yeterince yok. Sistem büyük bir yara alıyor değerli arkadaşlar. Nereye kadar? 73 yılına kadar topal da olsa sistem işletilmeye çalışılıyor çünkü 67 yılında, bu, doların ödeme gücünün yanına bir de IMF yeni bir para birimi oluşturuyor; SDR yani “özel çekme hakkı” dediğimiz bir para birimi oluşturuluyor. Bazı paraların ağırlıklı ortalaması alınarak yeni bir ödeme aracı. Bir taraftan dolarla uluslararası ödeme gerçekleştiriliyor, diğer taraftan SDR’yle -tabii, üye ülkeler arasında- SDR ödeme aracı olarak kullanılıyor ve yine…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

OSMAN DEMİR (Devamla)…üye ülkelerin ödemeler bilançosu açıklarının finansmanı amacıyla kullanılıyor. Nereye kadar değerli arkadaşlarım? 1973 yılında petrol şokları dediğimiz zamana kadar. 1973 yılında OPEC’in kartel gücünü kullanarak petrol fiyatlarını ani arttırmasıyla Bretton Woods sistemi tamamen çöküyor. Bugün artık Bretton Woods sistemi -işte dolar altına endekslenecek, diğer ülke paraları da dolara endekslenecek- böyle bir sistem artık yok, o sistem çökmüş durumda. Peki, Bretton Woods sistemi çöktü de IMF ve Dünya Bankası etkinliğini kaybetti mi, varlığını kaybetti mi? Hayır. Bu iki kurum hâlâ önemli bir görevi sürdürüyorlar ama uyguladıkları politikanın içeriği değişti. Onu da izninizle, 2’nci maddede tekrar şahsım adına sözüm var, orada açıklamak istiyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

96 konuşma daha · 14 Temmuz 2010

96 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook