İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Osman Durmuş

Kırıkkale Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 556 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Durmuş (MHP), 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 556 kelime.

Osman Durmuş (MHP, Kırıkkale). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-durmus-23-2008-04-09-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, özürlülerin devlet memurluğuna alınma şartları ve yarışma sınavları bir yönetmelikle belirlenmiştir. Devlet memurluğuna atamada aranan şartlar listesinde özürlüler için “özürlerini sağlık kurulu raporu ile belirleme” şartı getirilmiştir. İlgili yönetmeliğin 5’inci maddesinde, kurumların taşra ve merkez teşkilatları dâhil bütün dolu memur kadrosunun yüzde 3’ü kadar özürlülere kadro ayrılır, demektedir.

Özürlü: Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetenekleri bakımından özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının yüzde 40 ve üzerinde olduğu heyet raporuyla belirlenir. Özürlü kadrosuna atanma bu oran üzerindeki engel ile mümkündür.

Burada üç ayrı alternatifi tartışmak istiyorum:

Birincisi: Yüzde 40 özürlülüğü belgelenen kişilerle ilgili bir problem olmaması gerekir ancak daha önce epilepsi ve sosyal uyumsuzluğu, ilaca bağımlılığı olduğu için yüzde 40 üzerinde özürlülüğü önce kabul edilen kişi, sonradan aylık bağlanma süreci başlamışken bu işlemden vazgeçilerek üç yılı aşkın bir süredir kurum ve sağlık kurulları arasında süründürülmektedir. Benzer durumdaki kişilerin içler acısı durumu sürüncemede bırakılmaktadır. Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde yaşayan Hulusi Yeşilyurt bunlardan birisidir.

İki: Özürlü olduğu hâlde özür oranı yüzde 40’ın altında olan kişiler özürlü kadrosundan işe girememektedir. Sağlam olarak işe girebilmeleri de mümkün görülmemektedir. Özürlerinin o işi yapmaya engel teşkil etmemesi veya işe girerken özürlerinin gizlenmesi veya ilgili hekim tarafından muayene sırasında görülmemesi hâlinde işe girebilmektedir.

Üç: Sağlık Bakanlığı heyet raporlarını tek hekim veya eksik heyetle yapmayı bir kolaylık ve kırtasiyeciliğin azaltılması olarak takdim ve reklam ediyor. “Birçok ilçede ve ilde, heyet koyacak kadar uzman çalıştıramıyorum.” demiyor. Artık, tek hekim raporuyla ehliyet alabileceksiniz, işe girebilecek ve ilacınızı alabileceksiniz, kolaycılığına sapıyorlar.

46’ncı maddede “İlgili kanunları gereğince sağlık raporu alınması gerektiği halde sağlık raporuna dayanmaksızın veya alınan raporlarda söz konusu işte çalışması tıbbî yönden elverişli olmadığı belirtildiği halde genel sağlık sigortalısını çalıştıran işverenlere, bu nedenle Kurumca yapılan sağlık hizmeti harcamaları tazmin ettirilir.” Ucuz iş gücü için kayıt dışı çalışmanın yüzde 50’yi geçtiği ülkemizde büyük bir tartışma alanı açıyorsunuz. “Sağlık kurulu raporu ile belli bir işte çalışamayacağı belgelenen kişiler bu işte çalıştırılamaz. Bu kişileri çalıştıran işverenler, genel sağlık sigortalısının aynı hastalık sebebiyle Kurumca yapılan masraflarını ödemekle yükümlüdür.” demektesiniz.

Saygıdeğer milletvekilleri, özür düzeyi yüzde 40’ın altında olanlar özürlü kadrosuna atanamazlar; özürlerinden dolayı sağlam kadrosuna da atanamazlar. O hâlde bu kişiler, leyleğin yuvadan attığı leylek yavruları mı, sosyal devletin üvey evlatları mı? Kamuda işe giremeyecekler. Özel sektörde işe girdiklerinde özürleri çalışmalarına mâni oluşturmazken daha sonra durumları bozulabilir. Mesela, uyluğun o ekleme katılan kısmıyla ilgili “Perthes hastalığı” diye bir hastalık var. Başlangıçta kişi için bir sorun oluşturmaz ama yıllar ilerledikçe bu eklem kilitlenebilir. Şimdi, o durumda “Bu özrünüz daha önce vardı niye gizlediniz? Bu masrafı siz ödeyeceksiniz.” demek haksızlıktır.

Değerli milletvekilleri, bu nasıl bir genel sağlık sigortası? Vergi veren, sigorta primi ödeyen vatandaşa, iş, sağlık hizmeti almaya geldiğinde “Siz sakatlığınızı daha önceden belirtmemişsiniz.” veya “Siz önceden ve doğuştan özürlü imişsiniz, sağlık sigortasından istifade edemezsiniz.” nasıl söylenebilir böyle bir şey, doğrusu anlamış değilim. Binlerce sahte sigortalının emekli yapıldığı ve 5 milyon 400 bin kişiye Hükûmet eliyle sahte yeşil kartın seçim rüşveti olarak verildiği bir ülkede siz sağlık harcamalarınızı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Durmuş.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Yanlış…

OSMAN DURMUŞ (Devamla)Yanlış bilgi mi 5 milyon 400 bin kişi sahte yeşil kartla alındığı ve sonra iptal ettiğiniz?

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Hak etmişlerdir.

OSMAN DURMUŞ (Devamla)Hak ettiyse devam ettirin. Haklarıysa niye vazgeçiyorsunuz?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 9 Nisan 2008

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook