Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 89. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Nisan 2010 · 854 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Kaptan (CHP), 20 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 854 kelime.
Osman Kaptan (CHP, Antalya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-23-2010-04-20-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilli arkadaşlarım; görüşülmekte olan Anayasanın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 5’inci maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın arkadaşlarım, gecenin bu saatinde, milletimizin, insanlarımızın, işçilerimizin, çiftçilerimizin büyük bir bölümü uykudayken, iktidar, siyasal iktidar Anayasa’da değişiklik yapıyor, biz de, bu değişiklik karşısında, Cumhuriyet Halk Partisi olarak ve muhalefet partileri olarak milletimizin hakkını, hukukunu savunmaya çalışıyoruz.
Sayın arkadaşlarım, siyasal iktidar “Örgütlenme hakkını savunuyoruz.” diyor ama örgütlenen işçileri perişan ediyor. Sendikaların, sendikalı işçilerin haklarını ellerinden alıyor, onlara bir bakıma köle muamelesi yapıyor. Hak arayan Tekel işçilerine şiddet uyguladınız. İşçileri, kışın ayazında soğuğunda, eksi 10 derecede suya attınız, hak arayan işçilerimizin üzerine biber gazıyla gittiniz, milletvekili arkadaşlarımıza bile biber gazı sıkılmasına göz yumdunuz ve seyirci kaldınız. Polis copuyla işçilerimizi dağıttınız. Anayasa’da toplantı ve gösteri hakkı zaten var, siz bu özgürlüğü işçileri coplayarak gösteriyorsunuz. Memura sözleşme hakkı veriyor ama grev hakkı vermiyorsunuz.
Sayın milletvekilleri, şu anda devlette 1 milyonun üzerinde taşeron işçisi var. Bunlar sendikasız, bunlar toplu sözleşmesiz, bunlar grev hakkı verilmeyen insanlarımız. Ömür boyu asgari ücret mahkûmu bir sistem yarattınız. Şimdi de, bize, sözde, örgütlenme ve demokrasi lafları ediyorsunuz. Sayın arkadaşlar, bu laflara karnımız tok.
Sayın milletvekilleri, AKP yandaş sendika yarattı bir de. AKP’yi destekleyen bir memur sendikasının üye sayısı bu İktidar döneminde yüzde 770 oranında arttı. Bu artışı AKP’nin yandaş, yanlı iradesi sağlamıştır. Eğer bir yandan “İş akdini feshederiz, işten atarız.” tehdidiyle… Örneğin Orman-İş Sendikasından işçiler istifa ettirilerek Hak-İş’e üye olmaları sağlanmıştır. Bu haksızlıklar Antalya’da olmuştur, Muğla’da olmuştur ve diğer orman bölgelerimizde olmuştur. Bu bir zalimliktir, bu zulümdür, bu baskıdır, haksızlıktır, adaletsizliktir; Adalet ve Kalkınma Partisi diye “Adalet” ile başlayan bir partinin ismine yakışmayan uygulamalardır.
Değerli arkadaşlarım, işsizlik çığ gibi artmıştır. İşsizlerin yüzde 6,7’si yani yüzde 7’si İşsizlik Fonu’ndan maaş almaktadır, yüzde 93’ü ise herhangi bir destek alamamaktadır. Yani kısaca, işçilerimiz perişandır, emeklimiz perişandır; emeklimiz açtır, sefildir; emeklimiz ve işçilerimiz anasından doğduğuna bin pişmandır; emeklimiz icralıktır, emeklimiz evini satıyor, emekli böbreğini satıyor; emekli çocuğunu okutamıyor, emekli kendisini ve ailesini tedavi ettiremiyor, devlet emeklisine sahip çıkamıyor.
Sayın milletvekilleri, ülkemizde 9,2 milyon emeklimiz var. BAĞ-KUR emeklilerimizin yüzde 99’u, işçi emeklilerimizin yaklaşık yüzde 82’si, memur emeklilerimizin de yüzde 29’u açlık sınırının altında maaş almaktadır. Bu değişiklikle bu açlık sınırının altında maaş alan insanlarımıza bir şey getirilmemektedir. Ortalama olarak emeklilerimizin yüzde 75’i açlık sınırının altında yaşamakta, yüzde 74’ü de borç yükü altında ezilmektedir.
Sayın arkadaşlarım, daha bu yılbaşında “Emeklilerimize haklarını teslim ediyoruz, ahde vefamızı gösteriyoruz. Emekli vatandaşlarımızın durumlarını iyileştirmek için devrim niteliğinde düzenlemeler yaptık.” diyor Sayın Başbakan ama görüyoruz ki şu ana kadar yapılan herhangi bir şey yok.
Sayın Başbakan, 2008’de Mersin Ziraat Bankası önündeki 1 kilometrelik emekli maaş kuyruğu sanki sizin devri İktidarınızda olmadı mı?
2009’da Batman’da yaşlılık maaşını almak için PTT önünde kuyrukta beklerken ölen vatandaşımız, yılbaşında Sivas’ta donarak ölen emekli işçimiz, daha dört beş ay önce Muğla Milas’ta açlıktan ölen gazimiz… Sizin devri İktidarınızda bu olaylar yaşanmadı mı?
Emekliyle alay eder gibi 60 lira artış yapmak mı ahde vefanız? SSK ve BAĞ-KUR emeklileri arasındaki haksızlık, hukuksuzluk giderilmemiş, intibak sorunları çözümlenmemişken devrim niteliğinde hangi sorunu çözdünüz? En düşük SSK emekli aylığı 403 lira, en düşük esnaf emekli aylığı 476 lira, en düşük BAĞ-KUR tarım emeklisi aylığı 306 lira iken 60 lira vererek devrim mi yapmış oluyorsunuz? Müftü ve ilahiyatçıların belirttikleri gibi, emeklilerin fitre ve zekâta muhtaç hâle getirilmesi midir sizin ahde vefanız? Zaten yılbaşından beri temel ihtiyaç maddelerine koyduğunuz zamlar, yaptığımız maaş artışının 2-3 katını aldı götürdü.
Sayın arkadaşlar, Hükûmet önce ilgili bakanıyla açıklama yaptı, “Emekli maaşlarına yapılacak zam Başbakanca AKP Grubunda açıklanacaktır.” diye. Bütün emekliler yılbaşında, 5 Ocak 2010’da AKP Grup toplantısına kilitlendi. Bu arada yandaş medya, sanki en az emekli maaşının açlık sınırının üstüne çıkarılacağı, 800-900 lira olacağı gibi bir beklenti oluşturdu. Sonra ne oldu? Yaklaşık 9 milyon emeklinin 7 milyonuna 60 lira artış yapıldı. Yani, sevgili arkadaşlarım, kısaca, dağ fare doğurdu. Hükûmet, kanunu çıkarmadan “zam” lafını çıkardı. Ocak ayı içinde emekliler bankaya koştular, ancak hayal kırıklığıyla geri döndüler. Memur emeklilerinin maaşlarında ise herhangi bir iyileştirici düzenleme yapılmaması da ayrı bir eksiklikti.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; emeklilerimize yapılan zam yetersizdir. Emeklilerimizin insanca yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlayacak ciddi artışlar yapılmalıdır, intibak sorunları çözülmelidir. Bu konuda biz, gazi ve şehit maaşlarına ve tüm emeklilerimize 300 lira maaş artırılması yönünde kanun teklifi verdik ama AKP İktidarı tarafından bunlar kabul edilmedi. Sayın milletvekilleri, ömrünü devlet hizmetine vermiş emeklilerimize, iki gözü, iki ayağı olmayan bir gazimize, eşini, babasını, evladını vatana feda etmiş olan şehit ailelerimize 300 lira maaş artırımını fazla görmemek gerekir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu Hükûmet için en iyi emekli, az maaş alan veya erken ölen emeklidir. AKP için en iyi emekli, kendisine çiçek veren emeklidir. Artık emeklilerimiz bu Hükûmeti çok iyi öğrendi. “Emekli için devrim yaptık.” demenin “Emekliyle dalga geçtik.” demek olduğunu; “Emekliye ahde vefamızı yerine getirdik.” demenin boş vaat demek olduğunu, emekliyle alay etmek olduğunu artık emeklilerimiz çok iyi öğrendi. Hükûmetin, Anayasa değişikliğiyle emeklinin de, işçinin de, çiftçinin de herhangi bir sorununu çözmediği ortada. Emeklilerin başkanı bu Hükûmete çiçek verse de emekliler AKP’ye oy vermeyecek, AKP’yi sandığa gömecektir. 9 milyon emekli, aileleriyle birlikte 20 milyondan fazladır. AKP’yi iktidardan götürmeye emeklilerin gücü yeter de artar bile.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
76 konuşma daha · 20 Nisan 2010