İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 54. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2003 mali yılı bütçesinde 4 tur görüşmeleri

Osman Nuri Filiz

Denizli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 54. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Mart 2003 · 937 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Nuri Filiz (AK Parti), 24 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 4 TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 937 kelime.

Osman Nuri Filiz (AK Parti, Denizli). “2003 mali yılı bütçesinde 4 tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-nuri-filiz-22-2003-03-24-2003-mali-yili-butcesinde-4-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN NURİ FİLİZ (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dış Ticaret ve Hazine Müsteşarlıkları ile Turizm Bakanlığı bütçeleri üzerinde, şahsım adına, lehte söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, hepinize saygılar sunarım.

Sayın Başkan, benden önce konuşan Cumhuriyet Halk Partisinin bir sözcüsü, AK Partinin kimlik bunalımında olduğunu ifade ettiler. AK Parti, 2001 Ağustosunda kurulmuş, kimliğini de ortaya koymuş ve halkımız, AK Partiyi 3 Kasımda tek başına iktidara getirmiştir. Yalnız, şunu unutmamak gerekir ki, Cumhuriyet Halk Partisi, 1946'dan beri kimlik bunalımı yaşıyor. (CHP sıralarından "Ayıp ettin" sesleri)

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Allah, Allah...

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Harikasın! Seni sevdim; bana dön de konuş.

OSMAN NURİ FİLİZ (Devamla)Eğer, bu bütçede herhangi bir sorun varsa, tenkit etmek istiyorsa, Sayın Enis Tütüncü kardeşimiz, gerçekten Planlamada birikimi olan bir arkadaşımız, ağabeyimizdir, büyüğümüzdür, bütçeyi tenkit edebilecek birikimi vardır ve eder; ancak, bütçeler, onun da bildiği gibi, altı ay önceden hazırlanmaya başlanır. Bütçe felsefesini ortaya koyan Kemal Derviş ve sol hükümettir. O bakımdan, bu bütçeyi, bu hale, ancak, bu kadar getirebildik. Onun için, burada bir kimlik bunalımından söz etmek mümkün değil.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Gelecek sene de konuşuruz; unutma.

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)İsmimi söyledi, söz hakkım doğdu.

OSMAN NURİ FİLİZ (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepimizin bildiği gibi, ülkemiz, hem dışpolitika hem de ekonomi alanında çok kritik ve zor dönemlerden geçmektedir. Ülkemizin Avrupa Birliğine tam üye olması yönünde çok önemli adımlar atılırken, diğer yandan da, Kıbrıs konusunda çözüm bulunulabilmesi yolunda çok yoğun bir gündem takip edilmektedir. Bu konuların yanı sıra, belki de, kısa vadede, ülkemizi hem ekonomik hem de politik açıdan en fazla ilgilendiren bir diğer sıcak gelişme ise, Irak savaşıdır. Tam manasıyla, ülkemiz, bir ateş çemberi içerisinde bulunmakta ve tarihî bir dönemeçten geçmektedir.

Dışpolitikada yaşanan bu gelişmelere paralel olarak, ülkemiz, hâlâ, 2001 yılında yaşamış olduğu büyük ekonomik krizin yaralarını sarmaya çalışmaktadır. Her ne kadar, bazı makroekonomik rakamlarda ciddî düzelmeler yaşanmakta olsa da, kriz sonrasında işsiz kalan, işyerlerini kapatmak zorunda kalan milletimiz bu olumlu gelişmeleri günlük hayata henüz yansıtmaya başlayacağı bir dönemde, Irak savaşıyla karşılaşılmıştır. Umarım, ülkemiz bu gelişmelerden çok fazla zarar görmeyecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, 1980'li yıllardan itibaren, ihracata dayalı kalkınma stratejisini benimsemiş ve bu çerçevede, dışticaretini ve malî piyasalarını liberalleştirmiştir. 1990'lı yıllardan itibaren, ihracatta önemli gelişmeler olmuş ve ihracatta tarım ürünlerinin payı 1980'lerin sonunda yüzde 20'ler civarında iken, 2002 yılına gelindiğinde 5,7 gibi bir rakama düşmüştür.

Bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye'de, ihracatımızdaki bu olumlu gelişmelere paralel olarak, dünya ticareti de yeniden yapı değiştirmeye başlamıştır. Dünya ticaretinde, yüksek teknoloji ve bilgi/yoğun sektörlerde ihracatın payı yüzde 70'lere ulaşmıştır. Ülkemiz ihracatında ise, hâlâ, geleneksel, emek/yoğun teknolojiyle ihracat yüzde 70'ler seviyesindedir. Ülkemiz, her şeyden önce, emek/yoğun teknolojiden vazgeçip, teknolojisi yüksek üretime dönmeli ve ihracat payı dünyadaki gibi yüzde 70'ler seviyesine çıkarılmalıdır.

Türkiye ekonomisinde, bu krizler dönemindeki en önemli gelişme ise ihracatımızda görülmüştür. İç pazarların yeterince canlı olmadığı bir dönemde ve ihracatçımızın devletten gerekli ilgiyi görmediği bir zaman içerisinde, 2002 yılında, ihracatımız yüzde 12 artarak 35,1 milyar dolara yükselmiştir. AK Partinin iktidara gelmesiyle piyasalarda oluşan olumlu hava neticesinde, ihracatımız, iki aylık dönemde yüzde 34 artmıştır ve ihracat hedefi olan 39,4 milyar dolara ulaşacağı şimdiden görülmektedir.

Bir dışticaret politikası aracı olan serbest bölgeler, 2001 yılında toplam dışticaret içinde yüzde 11, 2002 yılında yüzde 12'sini gerçekleştirmiştir. Üretici, ihracatçı firmalarımızın uluslararası rekabet şartlarına erişebilmesi için serbest bölgelere gereken önem verilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2003 yılında öngörülen 39,4 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşılabilmesi için dünya ticaretindeki gelişmeler yakından izlenmeli ve dışticaret rejiminde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. İleri teknoloji içeren bilgi yoğun, katma değeri yüksek sektörlere önem verilmeli ve yatırımları teşvik edilmelidir. İhracat sektörünü rekabetçi bir yapıya kavuşturmak için girdi maliyetleri düşürülmeli, komşu ülkelerle ticaret hacmi artırılmalı, uluslararası piyasalarda Türk markası oluşturulmalıdır.

Dış Ticaret Müsteşarlığının Türk Standartları Enstitüsü ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığıyla uyumlu çalışması sağlanmalıdır. Bu aksaklıkların giderilmemesi durumunda üretici ihracatçıların sebepsiz zaman ve para kayıpları nedeniyle uluslararası rekabet gücünü kaybedecekleri bilinmelidir.

Dışticareti ilgilendiren önemli konulardan biri de Kaçakçılık Kanunudur. 1932 yılında, sıkı korumacılık anlayışına uygun olarak çıkarılan bu kanun, günümüzün dışticaret politikasına uygun hale getirilmelidir.

İhracatın doğrudan, nakdî teşviklerle desteklenme dönemi 1990'ların ortasında sona ermiştir. Bunun yerine, ihracatın, kredi, sigorta ve garanti programlarıyla teşvik edilmesi önem kazanmıştır. İşte bu sebeple, bankacılık sisteminin öneminin artmasıyla birlikte, ihracatın finansmanında, malî yapısı güçlü bir Türk Eximbankın rolü daha da artmaktadır.

Değerli milletvekilleri, ithalat ile millî gelir ve üretim arasında yakın bir bağ vardır. Talebin canlandığı yıllarda üretim artmakta, üretimin artmasıyla, hammade, makine ve ekipman ithalatı artmaktadır. Zira, ithalatımızın yüzde 90'ı üretime bağlı mallardan oluşmaktadır. 2000'de yaşanan yüksek artışla beraber 54,5 milyar dolar seviyesine çıkan ithalat, aynı yıl yaşanan büyük miktarda sermaye girişleriyle geçici olarak finanse edilmiştir. Ekonomide ortaya çıkan krizlerle beraber, 2001 yılında ihracat ve büyümeyi besleyecek seviyede dahi bir ithalat yapılamamıştır. 2001 yılında yüzde 25,9 oranında azalan ithalat, 40 milyar 400 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 2002 yılında ithalat, altın dahil, ekonomide yaşanan ihracat kaynaklı büyüme sonucunda yüzde 22,8 artarak, 50,8 milyar dolara yükselmiştir. 2003 yılında, gayri safî millî hâsılada öngörülen yüzde 5'lik büyümeye paralel olarak, ithalatın da yüzde 12,3 oranında artarak 57,1 milyar dolar olması beklenmektedir. İthalatın ülke içerisinde, özellikle yerli üreticiler arasında haksız rekabete neden olmaması için uluslararası kurallara uyumlu biçimde gerekli düzenlemelerin yapılması, rasyonel bir ithalat politikası açısından gerekli görülmektedir.

Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, turizm gelirleri 11,9 milyar dolar ve turist sayısı da 13 200 000 olmuştur. 2003 yılı hedefi ise, 15 000 000 turist, 13 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.

Bölgemizdeki sıcak gelişmelere rağmen, 2003 Ocak-Mart döneminde Antalya'ya gelen turist sayısında, geçen yılın aynı dönemine göre 90 000 civarında artış vardır.

1990'lı yıllarda düzenli olarak artan işçi gelirleri, 2000 yılında 4,6 milyar dolara ulaştıktan sonra 2001 yılında 2,8 milyar dolara, 2002 yılında ise 1,9 milyar dolara gerilemiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 24 Mart 2003

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook