İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · SALI

Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)

Osman Özcan

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 108. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Haziran 2005 · 561 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Özcan (CHP), 7 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)); konuşma 561 kelime.

Osman Özcan (CHP, Antalya). “Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 7 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcan-22-2005-06-07-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA OSMAN ÖZCAN (Antalya)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının 14 üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; esnaf ve sanatkârlarımız 5 700 000 civarında olup, bunların aileleriyle birlikte çalıştırdıkları insanları da sayarsak, ülke nüfusunun yüzde 20'sini teşkil ettikleri görülmektedir. Genelde bizim esnafımız doğrudur, dürüsttür, çalışkandır; erkenden işinin başına gider, işyerini açar, müşterisini bekler; kanaatkârdır, az da olsa, az da gelir elde etse, Allah bereket versin demesini de bilir. Ananesine, geleneğine, göreneğine sahiptir. Esnafın işyeri, taksisi ekmek teknesidir.

Değerli arkadaşlarım, işte, bu esnaf ve sanatkârlarımızın Anayasayla sağlanan teminatlarını yerine getirmek, örgütlenmelerini sağlamak için bu kanun tasarısı getirilmiştir; yerindedir, doğrudur, destekliyoruz. Bu maddeyle de gelir kaynakları fazlalaştırılmaktadır; bu da yerindedir.

Değerli arkadaşlarım, ülkemizde hükümetler nedense örgütlenmeye sıcak bakmazlar. Bunu bugünkü hükümetler için söylemiyorum; 1950 yılından bugüne kadar nedense esnafımızın, memurlarımızın örgütlenmesine genelde hükümetler iyi gözle bakmazlar. Halbuki, örgütlenmenin olmadığı bir yerde gelişme olmaz. Dünyanın en geri kalmış ülkeleri de örgütlenmemiş toplumlardır.

Şimdi, Belediye Yasasıyla ilgili reklam ve tabela vergileri çıkardık. Bunun üst sınırı var, alt sınırı var. Fakat, bazı yerlerden aldığımız fakslara göre, belediyelerimiz, belediye başkanlarımız nedense esnaflarımıza üst sınırı tatbik etmektedirler. Mesela Gaziantep Büyükşehir Belediyesinden esnaflarımız çok tedirgindir. Bu belediye başkanlarımızın bu vergileri koyarken en alt tabakayla ilgili de vergiler almalarını diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, taksicilerimizi biliyorsunuz, sarı arabalarımızı. Sabahlara kadar sıra beklerler, ölümle pençeleşirler, sıra gelsin de evimize, çocuğumuza çorba parası alalım diye uğraşırlar. Onun için, bunlarla ilgili çok önemle durmamız gerekmektedir. Bunların isteklerini yerine getirmemiz gerekmektedir; çünkü, şoför esnaflarımız gerçekten büyük özveriyle sabahlara kadar çalışmaktadırlar, geçim sıkıntısı içindedirler, fiyatların yüksek oluşu arabalara binmeyi de azaltmıştır, onun için gelirleri de gittikçe azalmaktadır.

Ben Ankara'da gezerken hiç kendi arabamla gezmem. Sarı arabaya binerim, onunla gezerim. Gezerken de sorarım: Ülkenin gidişatı nasıldır falan derim. Şunu bilin, ülkenin gidişatını en iyi anlayanlar sarı arabalardaki şoförlerdir. Eğer onlara binerseniz, onlardan dikkatle laflar alırsanız, ülke gidişatını, sizin de gidişatınızın nasıl olduğunu onlardan öğrenebilirsiniz. Tavsiye ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Maliye Bakanımız geçen gün "emekli aylıklarına bakıldığında açlık ve yoksulluk sınırının altında maaş alan hiçbir emekli yoktur" deyiverdi.

Şimdi, bizim Akdeniz Bölgesinde bir söz var değerli arkadaşlarım: "Arının deliğine civkiç sokma" derler bizde. Yani, arının deliğine Sayın Bakanımız çivgiç sokunca kabak da sizin başınıza patlıyor. Onun için, Sayın Maliye Bakanımızın da bu işlerde çok ciddî konuşma yapmasını diliyorum. Çünkü, ülkemizdeki ekmek kuyruklarını burada anlatma lüzumunu da görmüyorum.

Değerli arkadaşlarım, şimdi esnaf ve sanatkârlarımızın Bağ-Kur borçları olsun, Sosyal Sigortalar borçları olsun, bunların bir düzenleme yapılmasıyla ilgili hazırlıkların yapıldığını da biliyorum. Bunun için de çok teşekkür ediyorum. Katkı vermek istiyoruz, eğer çok iyi niyetli gelmişse, katkı vermek istiyoruz. Bu uygulamaların tefeci faizi yerine -bundan önceki faizler tefeci faiziydi- bugünkü faizler oranına düşürülerek bunların bir ödeme cetveline bağlanmasını ve böylece, esnafımızın Sigorta borcu ile Bağ-Kur borçlarının düzenlenmesi de yerinde olur diye düşünüyorum.

Ben, turizm yörelerimizin bir milletvekili olarak esnafımızın çok sıkıntı çektiğini biliyorum. Çünkü "her şey dahil" sistemiyle değerli arkadaşlarım, motellerimizin altında altın dükkânları da vardır, deri dükkânları vardır, tuhafiye dükkânları vardır ve böylece zaten ülkemize gelen turistlerin büyük bir kısmının ikinci, üçüncü, dördüncü sınıf olduğunu göze alırsak, bilirsek esnafımızın da alışveriş yapamadığını, çok sıkıntı çektiğini biliyorum. Onun için, Turizm Bakanımızın, bilmem, Denizli'nin halısıyla, bilmem, Rusya'daki turistin görgüsüzlüğüyle uğraşma yerine, bu esnafımızın daha iyi gelir elde etmesi yönünde çaba sarf etmesini diliyorum ve böylece hepinizi saygı, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 7 Haziran 2005

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook