İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )

Osman Seyfi

Nevşehir Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Ocak 2005 · 558 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Seyfi (AK Parti), 6 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 558 kelime.

Osman Seyfi (AK Parti, Nevşehir). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-seyfi-22-2005-01-06-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA OSMAN SEYFİ (Nevşehir)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan tasarının 5 inci maddesi üzerindeki görüşlerimizi bildirmek için AK Parti Grubu adına söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, iki günden beri, bilhassa muhalefet grubunda, bu tasarının hukuksuz olduğu, Anayasaya aykırı olduğu, ben yaptım oldu, bitti veyahut da işi gasba kadar götüren nitelendirmeler yapılmaktadır. En son, bu husustaki görüşler, SSK'ya ait bu müesseseler kamu malı mıdır, değil midir noktasına bağlandı. Ben, bir an için, SSK'ya ait bu müesseselerin özel mülkiyette olduğunu farz ederek, kabul ederek görüşlerimi açıklamak istiyorum.

Bu tasarının Anayasaya aykırı olduğunu iddia edenlerin başlıca ileri sürdükleri üç argüman var. Birisinde "bu tasarı Anayasanın mülkiyet hakkını düzenleyen 35 inci maddesine aykırıdır, özel mülkiyete dokunulamaz" deniliyor. İkincisi "özel mülkiyette olduğu için burada bir satış yoktur, trampa yoktur, mülkiyeti nakleden herhangi bir işlem yoktur, onun için Anayasaya aykırıdır" deniliyor. "Eğer bu bir kamulaştırmaysa, bedel peşin olarak ödenmediği için yine Anayasaya aykırılık var" diye iddia ediliyor.

Değerli arkadaşlarım, bir kere, Anayasada teminat altına alınan mülkiyet hakkı sınırsız değildir. Mülkiyet hakkının medenî hukukta da sınırlamaları vardır, kamu hukukunda da sınırlamaları vardır. Mesela, Medenî Kanunda komşuluk ilişkilerinden dolayı doğan sınırlamalar vardır, cebrî icra bir sınırlamadır. Kamu hukukundaysa, sadece kamulaştırma değildir. Biraz önce, Sayın Eraslan, kamudaki sınırlamalardan veyahut da mülkiyeti nakleden işlemlerden bahsederken, sadece kamulaştırman üzerinde durdu. Evrensel hukuka ve Anayasamıza göre, kamulaştırmaya ilaveten, devletleştirme vardır, millîleştirme vardır, artı, imtiyaz sözleşmeleri feshedildiği zaman, imtiyaz sözleşmelerinin feshinden dolayı, mülkiyetteki mamelekin, işletmenin kamu mülkiyetine geçmesi durumları da vardır. Bunlar, Anayasamızda düzenlenmişlerdir, Anayasada muadili bulunan maddelerdir.

Değerli arkadaşlarım, muhalefet sözcüleri, her nedense, Anayasanın 35 inci maddesinden 46 ncı maddesine kadar geliyorlar, 47 nci maddeyi bir türlü hatırlamıyorlar. 47 nci maddenin hatırlatılmasını ve okunmasını istiyorum. Aynı maddeler, 47 ve 48'in muadilleri, 1961 Anayasasında da -38 inci ve 39 uncu maddeleri- vardır.

46 ile 47 nci madde arasında farklar vardır. 46 ncı maddede kamulaştırmadan bahsedilir ve sadece bir gayrimenkulun veyahut da gayrimenkullerin, bedeli karşılığında devlet mülkiyetine transferidir; ama, 47 nci maddede bahsedilen, bir mamelekin, bir patrimuanın, bir işletmenin mülkiyetinin devlete intikalidir.

İkinci husus: 46 ncı maddedeki yetkiler idare tarafından kullanılır; 47 nci maddedeki yetkiler ise, yasama organınındır. Bedellerini ödeme yönünden de fark vardır; 46 ncı maddede bedel peşin ödenir, 47 nci maddede ise bedelin peşin ödenme mecburiyeti yoktur. 1982 Anayasası bunu bir süreye de tabi tutmamıştır; ama, 1961 Anayasasının 39 uncu maddesinde, on yıl içerisinde ödeneceğinden bahsedilmiştir.

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)12 Eylül Anayasasına dayanmayın.

OSMAN SEYFİ (Devamla)Yürürlükte bir anayasa olduğu müddetçe, ona, siz de, biz de, bütün vatandaşlar da uymak zorundayız. Onu beğenip beğenmemek ayrı bir meseledir. 12 Eylül Anayasasına, yapılışı itibariyle, yürürlüğe sokuluşu itibariyle sizden daha muhalefetiz, sizden daha çok karşıyız; ama, şu anda yürürlükte olduğuna göre, biz, kendimizi bununla bağlı hissediyoruz, bağlı olmak durumundayız; herkes de, yürürlükteki bu Anayasayla bağlıdır. Bunu bir tarafa bırakalım.

Değerli arkadaşlarım, mülkiyetin tahditleri, sosyal devlet olmaktan kaynaklanan tahditlerdir. Türkiye, Anayasanın 2 nci maddesine göre, sosyal bir devlettir. Onun için, bu tasarının dayanaklarından birisi de, Anayasanın 2 nci maddesidir; artı, Anayasanın 166 ncı maddesinde, sosyal kalkınmadan ve mecburî planlamadan bahsedilmektedir, emredici bir hükümdür; artı, Anayasanın, biraz önce bahsettiğim 47 nci maddesidir; artı, 58 inci maddesiyle, getirilen tasarı, tamamen hukukun içerisindedir, hukukla uyum içerisindedir; kanuna, hukuka, Anayasaya, evrensel hukuka aykırı hiçbir yönü yoktur.

Bu vesileyle söz almış bulunuyorum; hayırlı ve uğurlu olur inşallah diyorum; hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

78 konuşma daha · 6 Ocak 2005

78 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook