Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 56. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Şubat 2004 · 504 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oya Araslı (CHP), 24 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 504 kelime.
Oya Araslı (CHP, Ankara). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 24 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2004-02-24-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
OYA ARASLI (Ankara)Söz istiyorum efendim.
BAŞKANBuyurun Sayın Araslı.
OYA ARASLI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarının 13 üncü maddesi Anayasaya aykırı birtakım hususlar içermektedir, bu nedenle tasarı metninden çıkarılması gerekmektedir. Anayasanın, Başbakana tanımış olduğu yetkiler, bu tasarıdaki 13 üncü madde metnine daraltılarak intikal ettirilmiştir ve böylece, Anayasanın vermiş olduğu birtakım yetki ve görevler Başbakandan alınmıştır. Bu nedenle, Anayasaya aykırılık içeren bu maddenin yeniden düzenlenmesi amacıyla tasarı metninden çıkarılması gerekmektedir. Muhalefet partisinin milletvekilleri olarak, sizi uyarmak amacıyla bu önergeyi verdik; ama, kimi arkadaşlarımız muhalefet etmeyi, yapılan bir düzenlemeye karşı olmayı katkı olarak kabul etmiyorlar. Adalet ve Kalkınma Partisinin sözcüleri bunu bu şekilde ifade ettiler ve Adalet ve Kalkınma Partisinin, katkıdan, sadece onların buraya getirdikleri düzenlemeleri bizim kabul etmemizi anladığını ortaya koydular.
Değerli arkadaşlarım, muhalefet, bu değildir. Katkı, sadece olumlu oy vererek desteklemek demek değildir; yanlışları ikaz etmek, göstermek de katkıdır ve kanımca, katkıların en büyüğüdür; çünkü, insanı, partiyi, hükümeti birtakım yanlışlardan koruyan işte bu tür katkılardır, eleştirilerdir; ama, maalesef, Adalet ve Kalkınma Partisi, gerek grubundaki milletvekilleriyle gerek Bakanlar Kurulundaki bakanlarıyla bu tür katkıları katkı olarak kabul etmeme anlayışında ve alışkanlığında. Öyle ki, burada dile getirdiğimiz birtakım eleştiriler, sanki bu eleştirileri yapma hakkımız, yetkimiz yokmuş gibi şu çatının altında değerlendiriliyor, bu tür düşünceler ileri sürülüyor ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubundan birtakım milletvekillerimiz ve bugün aramızda bulunan Sayın Bakanımız, bu eleştirilerden yola çıkarak, partimizi çok ağır töhmetler altında bulunduruyorlar ve bizi birtakım ithamlarla karşı karşıya getiriyorlar.
Biraz önce Sayın Bakan "biz, kamu yönetiminin hızlanmasını arzu ediyoruz" dedi; biz de arzu ediyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. "Merkezî yönetimdeki yetkiler çoktur; bunları illere, taşra örgütlerine aktarmak istiyoruz" dedi; Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim de kafamızdaki budur; ama, yöntemler ve tarzlar konusunda farklılaşıyoruz. Bir şeyi belki iyi niyetle yapmak istiyorsunuz; ama, getirdiğiniz yöntem, yaptığınız düzenleme, iyi niyetle istediğiniz şeyi gerçekleştirmeye elverişli değil.
Demin burada söyledik; Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinin kamu yatırımlarına ayırmış olduğu pay çok az. Cumhuriyet dönemine baktığınız zaman, en büyük daralmanın bu dönemde olduğunu görüyorsunuz. Siz, birtakım yetkileri taşra örgütlerine veriyorsunuz, birtakım kamu hizmetlerini yerine getirmek görevini yerel yönetimlere bırakıyorsunuz. Biz de diyoruz ki, bu konuda dikkatli olun. Bakın, özelleştirme kapısını da açıyorsunuz burada. Bu özelleştirme, iyi, güzel, özel sektöre iş imkânı hazırlıyorsunuz, yer açıyorsunuz, onu destekliyorsunuz; ama, onu desteklerken yoksulu gözden çıkarıyorsunuz, dikkat edin diyoruz. Biz de milletimizden bu direktifi aldık. Ülkemizdeki insanların çoğunluğu aç, susuz, yoksul; ucuz ve kaliteli kamu hizmeti bekliyor. Eğer, siz bu yolu açarsanız, onlar, bu hizmete, bekledikleri ölçüde ucuz ulaşamayacaklar. Bizim de söylemek istediğimiz bu. Siz de kalkıyorsunuz diyorsunuz ki: "Halka ne söyleyeceksiniz, nasıl hesap vereceksiniz?" Biz hesabımızı veririz. Biz, yoksulun arkasında olduğumuz için bunu söyledik deriz; ama, siz nasıl vereceksiniz hesabınızı? Yarın öbür gün, yoksul, sağlık hizmetine, eğitim hizmetine, birtakım kamu hizmetlerine ulaşabilmek için kuyruklarda inim inim inlerse, hizmeti satın alabilmek için yetecek parayı cebinde bulamazsa, siz ne yaparsınız? Bize "siz nasıl hesap vereceksiniz" sorusunu sormadan önce, kendinizin ne yapacağınızı düşünün. Biz, böyle bir tehlikeyi gördüğümüz için uyarıda bulunmak istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
OYA ARASLI (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 24 Şubat 2004