İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)

Oya Araslı

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Mayıs 2004 · 946 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Oya Araslı (CHP), 12 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU VE YÜKSEK ÖĞRETİM PERSONEL KANUNUDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.S.441)); konuşma 946 kelime.

Oya Araslı (CHP, Ankara). “Yükseköğretim kanunu ve yüksek öğretim personel kanunuda değişiklik yapılması hk.(s.s.441)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2004-05-12-yuksekogretim-kanunu-ve-yuksek-ogretim-personel-kanunuda-degisiklik-ya-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA OYA ARASLI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum ve Sayın AKP Grup Başkanvekili arkadaşımın söylediği son sözlerden başlayarak açıklamalarımı ifade etmek istiyorum.

Değerli arkadaşımız "diyaloğa her zaman açık olduklarını söyledi ve "sivil ortamlarda" diye... Burada hiç kimsenin askerî ortamlarda diyalog kurmak veya askerî ortamlar aracılığıyla diyalog kurmak gibi bir alışkanlığı ve niyeti yoktur. Bir kere bu hususu tespit edelim, ortaya koyalım.

İkinci olarak, diyaloğa sizden fazla biz ihtiyaç duyuyoruz ve bunun olmayışının sıkıntısını en fazla biz çekiyoruz. Demin, şu sıralardan bir değerli milletvekili arkadaşım "siz uzattınız ama bu görüşmeleri" dedi. Uzatacağız değerli arkadaşlarım, görüşlerimizi söyleyeceğiz. Sizi halk seçti, bizi de halk seçti; size halk görev verdi, bize de halk görev verdi. Görüşlerimizi dile getireceğiz, yanlış yapılmasını önlemek için sonuna kadar elimizdeki imkânları kullanacağız. Eğer diyalogdan yana iseniz, bu tür müdahalelerin de yapılmaması, uzattığımızdan şikâyet edilmemesi gerekiyor.

Belki, sizlerin, hükümetten gelen her tasarıyı hiç tartışmadan geçirmek gibi bir alışkanlığınız, bir Meclis çalışması anlayışınız olabilir; ama, biz Cumhuriyet Halk Partililer, böyle bir anlayışı hiçbir zaman benimsemedik, kendi hükümetimizden bile gelse, tasarıları sonuna kadar tartışmak ve değerlendirmek alışkanlığındayız. O nedenle, belki aramızda bir yöntem farkı var.

İmam-hatip okulları meselesine gelince. İmam-hatip okullarının cumhuriyetin ilk yıllarında eğitim sistemimizin içerisinde yerini aldığı doğrudur.

HAMİT TAŞÇI (Ordu)İmam-hatip okulları sistemde yok, imam-hatip liseleri var.

OYA ARASLI (Devamla)... ama, bunların kuruluş amacı, imam ve hatip yetiştirmektir, dini bilen din görevlisi yetiştirmektir; dinin siyasallaşmasını önlemek için açılmış olan okullardır, vatandaşa dinini uygun öğretecek, doğru öğretecek elemanların yetiştirilmesi için açılmış okullardır, yoksa, din kökenli meslek sahibi yetiştirmek için açılmış okullar değildir, eğitimde dini ve dinî olmayan ikileşmesini yaratmak için açılmış okullar değildir; ama, biraz tarih bilenlerin, biraz siyasetin geçmişini okuyanların hemen fark edebileceği gibi, maalesef, bu okullar, dinî siyasete alet etmek isteyen siyasetçiler tarafından, eğitim sistemimizde dinî ve dinî olmayan ayırımı yaratmak için bir sebep olarak algılanmaya başlanılmıştır ve amacını aşan bir biçimde çalıştırılmıştır. Bunu hepimiz biliyoruz.

Kimsenin imama karşı olduğu yok, kimsenin dinî değerlere saygısızlık ettiği yok. Hepimiz aynı toplumun insanlarıyız, hepimiz çoğunluğu Müslüman olan bu toplumda, İslam dinine inananlara da, başka dinlere mensup olanlara da saygı gösteririz. Herkes birbirinin dinine, dinî inancına saygılıdır ve ben, en azından kendi Partimin, kimsenin dinine ve dinî değerlerine saygısızlık arayışı içerisinde olmadığını biliyorum, bunun gönül huzuru ve rahatlığı içerisindeyim; ama, hepimizin bir konuda fevkalade dikkatli olmamız lazım; burası, eğitim sistemimizin ve laik düzenimizin zayıf karnıdır.

Dini siyasete alet etmek isteyenleri, bundan önce olduğu gibi -şikâyet etti arkadaşlarımız; bundan önceki dönemlerde yozlaştırma bağlamında yaşanmış olanlardan biz de şikâyetçiyiz- önlemek hepimizin görevidir. Bunu önlemek için, dini siyasallaşmaktan, birtakım okulları arkabahçe görünümünde olmaktan çıkarmaktan ve laik sistemimizi güvenceye bağlamaktan kaçınmayalım. Bu okulların, bu tür yanlış amaçlar için kullanılmasını önleyelim. Bu okullar, kimsenin siyasî arkabahçesi olarak görülmesin, laik devlet düzenimizde olmaması gereken bir dinî ve dinî olmayan eğitim ikileşmesini yaratmak için kullanılmasın. Bütün çabamız bu.

Kimsenin imamlığa, hatipliğe düşmanlığı yok, kimsenin imama düşmanlığı yok, kimsenin dindar insana da düşmanlığı yok. Herkes, her yere, inançlarıyla birlikte gelebilir; ama, bir laik devlet yapısı ve çatısı altında olduğunu unutmadan. Bütün gayretimiz bunun içindir ve sizi, böyle bir girişe kapı açıldığı için, uyarmak ihtiyacını duyduğumuzdan burada uyarıyoruz.

Arkadaşlarımız bahsettiler; "bu Anayasa eskiden de vardı, şimdi mi aykırı oluyor" dediler. Bir şeyin Anayasaya aykırı olduğunu iddia etmek imkânınız olduğu zaman, onu Anayasa Mahkemesinin önüne götürürsünüz; ama, bir husus yasayla düzenlenmemişse, onu Anayasa Mahkemesinin önüne iptal için götürmek imkânınız yoktur. İlk defa şimdi düzenlendiği için, bu tehlikeye dikkatinizi çekmek istedim ve laik devletle ne ilgisi olduğunu burada anlatmak için, bir ders vermek gerekiyor; ama, bu dersi hukuk fakültesinde okuyanların almış olacağını düşünüyorum ve kimilerine bir defa bunları derste görmüş olmak yeter, kimileri için birkaç kere tekrarlamak gerekir; o itiyatta olanlar, hukuk fakültesindeki kitapları açıp bir kere daha okurlarsa, bu eksiği giderirler ve ne alakası olduğunu görürler diyorum.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl)Hocam, çok ayıp oluyor...

AHMET YENİ (Samsun)28 Martta millet dersi verdi...

OYA ARASLI (Devamla)Değerli arkadaşlarım, burada, bir söz sarf ediliyor, devamlı olarak sarf edilmeye başlandı; "biz, halktan oy aldık." Evet, halktan oy aldınız, bir de vaatte bulundunuz, bu puanları eşitleştirmek, öyle bir ölçüt düzeyine getirmek için; ama, bu vaadi yerine getirmek için, eğitim sistemimizi yozlaştıracak, üniversiteyi bu vaade kurban edecek birtakım düzenlemelerle işe başlamak yanlıştır, bunu ifade etmek istiyorum. Sizi, böyle bir yanlıştan kurtarmayı amaçlıyoruz. Eğer, vaadinizi tutmak için böyle bir düzenlemeyi toplumun önüne koyarsanız, bunun, beraberinde birtakım yanlışlar getireceğini ifade etmek istiyorum. Vaatlerinizi tutun; ama, Anayasa çerçevesinde yerine getiremeyeceğiniz vaatlerde de bulunmayın. Eğer bulunmuşsanız da, Anayasayı hiçe sayarak, eğitim düzenini tersine çevirerek bu vaadinizi tutmaya kalkışmayın; çünkü, bu, toplumu zarara sokarak tutulan bir vaat olur.

Bir başka hususa daha değinmek istiyorum. Çoğunluk olmak, her zaman millî irade olmak demek değildir, hatta hiçbir zaman, demek değildir. Muhalefet de millî iradeyi ifade etmek için oyla seçilerek Mecliste yer alır. Şunu unutmayın: Bu Meclis, millî idareyi telaffuz etmek ve egemenliği kullanmak bakımından tek yetkili değildir, o 1961'den önceydi, tek yetkiliydi ve Türkiye bundan dolayı birtakım sıkıntılar yaşadığı için, 1961'den başlayarak çoğulcu düzene geçtik; yani, egemenliğin kullanımını, Anayasanın gösterdiği yetkili organlar arasında paylaştırdık. YÖK Başkanı Sayın Erdoğan Teziç'in ifade ettiği gerçek budur. Türkiye Büyük Millet Meclisi, egemenliği kullanan Anayasanın gösterdiği yetkili bir organdır; ama, Anayasa Mahkemesi de, kullandığı iktidarın kökünü yine Anayasadan almaktadır; Sayın Teziç'in ifade ettiği budur. Arkadaşlarımız, hukuk fakültesinden mezun olup da şu anda anayasa hukuku profesörlüğü yapanların hocası olan Erdoğan Teziç'in bu sözleriyle neyi ifade ettiğini çok iyi anladı; ama, benim, Sayın Hocamın sözlerinin yanlış yorumlanmasına gönlüm elvermediği için, bir kere daha bu hususu sizlerin dikkatine sunmakta yarar gördüm.

Değerli arkadaşlarım, son adımlar. Bakın, size yanlışlarını göstermeye çalıştık, nerelere kadar götürülebileceğini ifade etmeye çalıştık. Bu tasarıyı, Komisyon tekrar şekillendirmek üzere geri alabilir, hükümet geri alabilir, komisyona geri çekilebilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

158 konuşma daha · 12 Mayıs 2004

158 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook