23.03.2005 tarihli ve 5319 sayılı bazı kanun ve khk lerde değişiklik yapılmasına dair kanun ve cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss: 868)- torba kanun-
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 87. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Nisan 2005 · 1.056 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oya Araslı (CHP), 21 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 23.03.2005 TARİHLİ VE 5319 SAYILI BAZI KANUN VE KHK LERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS: 868)- TORBA KANUN-); konuşma 1.056 kelime.
Oya Araslı (CHP, Ankara). “23.03.2005 tarihli ve 5319 sayılı bazı kanun ve khk lerde değişiklik yapılmasına dair kanun ve cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss: 868)- torba kanun-”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2005-04-21-23-03-2005-tarihli-ve-5319-sayili-bazi-kanun-ve-khk-lerde-degisiklik-y (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OYA ARASLI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
23.3.2005 tarihli ve 5319 sayılı Kanunun Sayın Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi nedeniyle görüşmekte olduğumuz 33 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere söz almış bulunuyorum ve tekrar, sizleri, sözlerime başlamadan önce, saygıyla selamlıyorum.
23.3.2005 tarihli ve 5319 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde yapılmış olan düzenlemeyle, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne, Genel Müdürlüğün işletiminde bulunan havaalanlarını, işletme dönemleri sonunda yap-işlet-devret yöntemiyle yaptırılarak işletimi özel sektöre verilen tesisleri, hizmetin bütünlüğü yönünden gerekli gördüğü diğer tesisleri ihale yoluyla kiralayarak üçüncü şahıslara işlettirebilmesi için yetki verilmiş ve havaalanları ile tesislerin işletme haklarının kiralama yoluyla üçüncü kişilere devredilebilmesine olanak sağlanmıştır. Bu düzenleme bakımından, havaalanları ile tesislerin işletme haklarının devrinin, kanunun ilk görüşmesinde de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu sözcülerinin belirttiği gibi, özelleştirme kavramının kapsamına girdiğinde kuşku yoktur. Bu durum, özelleştirme uygulamalarının düzenlenmesine ilişkin 24.11.1994 tarih ve 4046 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (a) fıkrasının (f) bendi ile 15 inci maddesinin incelenmesinden de açıkça anlaşılmaktadır.
Anayasamızın 47 nci maddesine 4446 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkra gereğince, özelleştirmelerde, özelleştirme usul ve esaslarının yasada gösterilmesi gerekmektedir. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, kamu iktisadî teşebbüslerinin uyacakları ihale usul ve esaslarına ilişkin bir düzenleme yoktur. Özelleştirmelerde uyulacak esas ve usullerle ilgili bir genel düzenleme 4046 sayılı Kanunla yapılmıştır; ancak, 5319 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde 4046 sayılı Kanuna herhangi gönderme bulunmadığı için, olayda bu kanunun uygulanması da mümkün görünmemektedir. Bu durumda, 33 üncü maddeyle yapılan düzenlemede, havaalanları ve tesislerin işletilmesinin kiralanarak özel sektöre bırakılmasında uygulanacak ihalenin yöntem ve ilkelerinin, bedel saptama yönteminin, devirlerde devir süresinin ve personelin özlük haklarının belirlenmesi, tamamen yürütmeye ve yürütme organının takdirine bırakılmış bir husustur.
Anayasamızın 7 ve 8 inci maddelerine bakıldığı zaman, yürütmenin aslî düzenleme yapma yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin yasama organına ait olduğu görülmektedir; yani, yürütme, ancak yasama organının aslî düzenlemeyi yaptığı, esasları belirleyip çerçeveyi çizdiği bir alanda yürütme işlemleri aracılığıyla kural koyabilmektedir. Bu nedenle, 33 üncü maddeyle getirilmiş olan düzenleme, yürütmeye aslî düzenleme yapma yetkisi bıraktığı için, Anayasanın 7 ve 8 inci maddelerine aykırıdır. Ayrıca, hiçbir organ, hiçbir kimse kaynağını Anayasadan almayan bir yetki kullanamayacağı için ve bu yetki Anayasadan kökenlenmediği için, yine, 33 üncü maddede yapılmış olan düzenleme, Anayasanın 6 ncı maddesiyle de çelişmektedir.
Ayrıca, özelleştirmeyle ilgili esas ve usullerin kanunda gösterilmesi Anayasanın 47 nci maddesi gereği olduğu ve önümüzdeki 33 üncü maddede, 5319 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde yapılan düzenlemede bu esas ve usuller gösterilmediği için, bu düzenleme, Anayasanın 47 nci maddesine de aykırı bir görünüm taşımıştır.
Kanunun ilk görüşmesinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu sözcülerinin düzenlemelerin Anayasaya aykırı olduğuna ilişkin uyarıları dikkate alınmamış, her zaman olduğu gibi Adalet ve Kalkınma Partisi çoğunluğunca dikkate alınmamış ve neticede, yasa, bir defa daha görüşülmek üzere, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine iade edilmiştir.
Bugün önümüze getirilen 33 üncü maddede, Plan ve Bütçe Komisyonunca, Sayın Cumhurbaşkanının işaret ettiği doğrultuda yeni düzenlemeler yapılmaya çalışıldığı görülmektedir. Keşke bu düzenlemeler bu aşamada değil, kanunun ilk görüşmesi aşamasında yaptığımız uyarılar üzerine yapılabilseydi ve biz, bir kere daha bunu görüşme durumunda kalmasaydık, vakit israf etmeseydik, yasama organı çalışmalarının verimliliğine katkıda bulunmuş olsaydık; ama, bu, maalesef, yapılmamıştır ve ikinci kez yasayı görüşmek durumundayız.
Tabiî, yapılan düzenleme bazı hususlar bakımından tartışmaya açıktır. Bu hususlar, bu işletmelerde, özel sektöre devri yapılacak veya kiralanacak işletmelerde çalışacak personelin özlük hakları bakımından kendisini göstermektedir. Yapılan düzenlemenin, sadece, pozisyon durumunu korumaya müsait olduğu; ama, onun dışında, özlük hakları bakımından yeteri kadar koruma sağlamadığı konusunda eleştiriler ve kuşkular hâlâ devam etmektedir. Bunları da belirtmeyi bir görev biliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmelerin bu aşamasında bazı hususlar üzerinde durmakta yarar görüyorum. Aslında, burada düzenlenen bir özelleştirme olayıdır; ama, Cumhuriyet Halk Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisinin ve bundan önceki partilerin yapmış olduğu özelleştirme olaylarının başarılı olmadığı görüşündedir. Kamunun pek çok malı, pek çok hizmeti özelleştirilmiştir; ama, bunlar, sadece ve sadece, hizmetin pahalanmasından ve birtakım kamu mallarının el değiştirip özel sektöre geçmesinden başka herhangi bir amaca hizmet etmemiştir. Özelleştirmelerin, ayrıca, gerçek değerini bulup, yapılıp yapılmadığı konusunda da çok büyük tartışmalar vardır.
Bu konuda, Adalet ve Kalkınma Partisinin özelleştirmeye ilişkin görüşü ile Cumhuriyet Halk Partisinin özelleştirmeye ilişkin görüşü arasında çok büyük bir fark vardır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, özelleştirmeyi, biz, salt bir amaç olarak görmüyoruz. Bizim için özelleştirme bir araçtır. Eğer, kamunun yararına daha fazla hizmet söz konusu ise, ancak özelleştirme o zaman mümkün olabilir. Ancak, çok zorunlu durumlarda, özelleştirilecek işletme kamu hizmetini yerine getirmekten uzaklaşmışsa, kâr amacı beklentisiyle açılmış ama kâr getiremiyorsa, ancak bu durumlarda veya artık hizmet üretemez duruma gelmiş ise, ancak o durumlarda bizim için özelleştirme bir araç olarak başvurulabilecek bir yoldur; ama, görüyoruz ki, Adalet ve Kalkınma Partisi için, özelleştirme, başlıbaşına bir amaç, başlıbaşına bir hedeftir. Buraya getirilen kanunların büyük bir çoğunluğu özelleştirme amaçlıdır ve hizmeti özelleştirme, kamunun mallarını özelleştirme amacını taşımaktadır. Bugüne kadar özelleştirmeyle ilgili yapılmış olan düzenlemeler, verilmiş olan yetkiler, maalesef, düş kırıklığı uyandıracak biçimde kurulmuştur. Korkarız ki, burada, Devlet Hava Meydanları İşletmesiyle ilgili verilecek olan özelleştirme yetkisi de, bu düş kırıklıklarına yenilerini eklemek üzere kullanılacaktır. Bu konuda, maalesef, daha önce yapılmış olan düzenlemeler, bizim güvenimizin sarsılmasına neden olmuştur. Bunu burada ifade etmek istiyorum.
Ayrıca, özelleştirme, belli bazı hususlar gözetilerek yapılır. Yabancı sermayeyi ne ölçüde kabul edeceksiniz? Yabancı ve Türk sermayesinin tekelleşmesine karşı ne gibi önlemleri alacaksınız? Çalışanların haklarını ne ölçüde koruyacaksınız? Getirilen düzenlemede bu bakımdan da doyurucu bir yanıt bulmak imkânına sahip değiliz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANToparlayın lütfen.
OYA ARASLI (Devamla)Bu nedenle, gene, gerçek değeri olmayan karşılıklar karşılığında kamunun malları ve hizmetleri özelleştirilmesin, çalışanların hakları güvencesiz kalmasın amacıyla, başarısız özelleştirmeler yapılmasın amacıyla, biz, bu düzenleme karşısında olumsuz bir tavır takındığımızı ifade etmek istiyoruz.
Kaldı ki, bu yasanın tümünde de Anayasaya aykırılıklar vardır, yerindelik açısından katılmadığımız hususlar vardır. Bu bağlamda, bir daha tartışılmadan tümü oylamaya sunulacağı için, bu yasanın tümü hakkında olumsuz görüşlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığını da, bu vesileyle, Cumhuriyet Halk Partisi adına ifade etmek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi, yerli yersiz özelleştirmelerin karşısındadır; mutlaka, kamunun yararı gözetilerek özelleştirme yapılmasından yanadır; özelleştirmenin ancak bir araç olarak kullanılması görüşündedir; özelleştirmelerde özellikle çalışanların haklarının korunmasından yanadır ve eğer bu koşullara uyulmadan, eğer tekelleşmeyle ilgili önlemler alınmadan, eğer gerçek karşılığı bulunarak özelleştirme yapılmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmadan özelleştirme gerçekleştirilecek olursa, bunun karşısında da, sonuna kadar, kamunun hakkını korumaya kararlıdır. Bu özelleştirmeleri çok dikkatle takip edeceğimizi ve bu ulusun kuruşunun heder edilmemesine bütün gücümüzle çalışacağımızı, bu vesileyle bir defa daha ifade etmek istiyorum.
Sizleri saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 21 Nisan 2005