2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 27. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Aralık 2025 · 526 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Özlem Zengin (AK Parti), 9 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 526 kelime.
Özlem Zengin (AK Parti, İstanbul). “2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ozlem-zengin-2025-12-09-2026-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2024-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=139509
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Sayın Başkanım, bakın, dün Sayın Genel Başkan altmış değil doksan dakika konuştu. Bu doksan dakika içerisinde...
VELİ AĞBABA (Malatya)Anlaşma öyle, anlaşma.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Anlaşma öyle değildi; o, ayrı bir konu.
VELİ AĞBABA (Malatya)Anlaşma öyle.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Anlaşma zinhar öyle değil.
VELİ AĞBABA (Malatya)Abdulhamit Bey'e sor.
ÖZLEM ZENGİN (İstanbul)Ben kime soracağımı gayet iyi bilirim. Bir susarsanız sevineceğim artık. Yani her şeyi de sizden öğrenecek değiliz.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, Anayasa Mahkemesi -hakeza devam ediyoruz- Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Ceza İnfaz Kurumları, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Başkanlığı ve Türk Akreditasyon Kurumunun, hepsinin bütçelerini bugün onaylayacağız.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, burada asli muhatapları olduğu için Sayın Bakanlar biraz sonra kendilerine sorulan sorulara cevap vereceklerdir ama ben de birkaç şeyi ifade etmek istiyorum. Kendimiz de uzun yıllar, tabii, yargının içinde iştigal eden insanlarız. O sebeple, yaptığımız bütün konuşmalarda "yargı" dediğimiz, hayatımızın her alanını kuşatan o fıtri duyguyu zedelemeden bu konuşmaları yapmak lazım. Ben Türkiye'de geçmişte yaşadığımız bütün o sıkıntılı anlar da dâhil olmak üzere her daim hukuka itimat ettim çünkü adalet vicdani bir duygudur, fıtri bir duygudur. O sebeple, muhakkak ki eğer bir yanlış varsa buradan bir yerde dönülür. Türkiye'de gerçekten işini iyi yapan hâkimler var, savcılar var ve onları bir bütün olarak böylesine kötülemeyi, aşağılamayı, hayatımız için böyle önemli olan bir müesseseyi değersizleştirmeyi Türkiye'ye ve adalet kurumuna büyük bir haksızlık olarak görüyorum, bunun muhakkak altını çizmek istiyorum.
Çokça tekrar edilen bir şey var, bugün de dün de konuşmalarda vardı, masumiyet karinesi üzerine kullanılan ifadeler vardı. Şunu ifade etmek istiyorum: Hiç kimse suçu kesinleşinceye kadar asla hükümlü ilan edilemez ama bu, var olan iddianamelerin üzerine konuşmaya engel değildir. Bunlar bir iddianame olarak içerisinde var olanlar elbette ki konuşulabilir. Bunlar konuşulurken de içinde adı geçenlerin de kişisel hakları, hukuku korunarak bunlar yapılır.
Şimdi, buradan dış politikamızla alakalı da şunu ifade etmek istiyorum: Değerli arkadaşlarım, Türkiye son yıllarda bambaşka bir dış politika uyguladığı için bugün geldiği önemli bir alana ulaşmış oldu. Türkiye kendi kendine arzu ettiği için Filistin'de, Ukrayna'da gidip kendisi ara bulucu olmuyor, kendisi çözümün parçası olmuyor; kendisine bir talep geldiği için bu oluyor. Eğer büyüyen bir Türkiye görmek istiyorsanız bunun en önemli zemini, en önemli göstergesi dış politikadır diye düşünüyorum ve dış politikada da hem Sayın Bakana hem de bunun en önemli yüzü olan Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Meşruiyetten bahsettiniz. Sayın Cumhurbaşkanımız -çok yeni- en son grup toplantımızda şunu altını bir kez daha çizerek söyledi, buradan da tekrar etmek istiyorum: AK PARTİ ve Sayın Cumhurbaşkanımız bütün meşruiyetini sadece ve sadece milletimizden almaktadır, başka hiçbir şeyden değil. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Çünkü biz biliyoruz ki sandıktan rey almadan buraya gelinemez. Her seçim kazandığımız için bugün Türkiye Büyük Millet Meclisindeyiz, Sayın Cumhurbaşkanımız neredeyse 30 milyona yaklaşan bir oy aldığı için bugün Türkiye'yi yönetiyor. O sebeple, bu kavramları çarpıtmayı çok anlamsız bulduğumu bir defa daha ifade etmek istiyorum.
Doğrusu, tekrar bir tartışma açmak istemiyorum ama bu "Kebap yaptınız." meselesi; o gün hepimiz buradaydık, kebap falan değil, hepimiz hastanedeydik, hatırlatmak istiyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
75 konuşma daha · 9 Aralık 2025