İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 51. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)

Ramazan Kerim Özkan

Burdur Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 51. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Ocak 2005 · 1.292 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ramazan Kerim Özkan (CHP), 13 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 1.292 kelime.

Ramazan Kerim Özkan (CHP, Burdur). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ramazan-kerim-ozkan-22-2005-01-13-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kapatılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 8 inci maddesiyle ilgili olarak görüşlerimi bildirmek üzere, Grubum ve şahsım adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlarım.

Bu arada, bugün sabah Ankara Garında meydana gelen tren kazasında hayatlarını kaybeden tren şefi Mehmet Yelkenbırak'a ve personel Sinan Işık'a Allah'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dilerim; yaralılarımıza da acil şifalar temenni ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1984 yılında kurulan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, ne yazık ki, bugün -her ne kadar yetki devri deseniz de- kapatılmak istenmektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinin, icraata başladığı ilk günden itibaren planlı ve programlı olarak yürüttüğü kaldırma, yok etme, devretme, kapatma çalışmalarından biri daha, maalesef, bugün, sergilenmektedir. Birkaç gün önce, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devrini içeren kanun tasarısını kabul ettik. Şimdi de, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmasını görüşüyoruz. Bu görüşmeleri de, şu anda ekranları başında izleyen milyonlarca yurttaşımız endişe ve hayretle izlemektedir ve kim bilir, bunların ardından ne tür düzenlemeler yapılacak, bizlerin kurum veya kuruluşlarına ne zaman sıra gelecek diye kaygıyla beklemektedir.

Bakın, Burdur'da kapatılan ve kaybedilen bazı değerlerimizi hatırlatmak isterim. Burdur'dan, Isparta, İstanbul, İzmir ve Ankara'ya yapılan tren seferleri kaldırıldı. Burdur Şeker Fabrikasına ait Bucak, Ağlasun, Hacılar, Kemer, Eğneç gibi pancar kantarlarımız kapatıldı. Pancar şefliklerimiz kaldırıldı.

Değerli arkadaşlarım, bu ülkede pancar deyince sadece şeker düşünülüyor. Pancar, ekim dikim çavuşluğuyla başlar -Türkiye'nin en büyük istihdam kaynağı pancar sektörüdür- çapalamayla devam eder, sulamayla sürdürülür; sökmesi, kantara taşınması, posası, küspesi, melası, başlı başına bir sektör, Türkiyemizin en köklü sektörü. Bunu gözardı ettiğiniz için üzüntülerimi belirtiyorum. Yine, Burdur'da, Altınyayla, Karamanlı, Kemer, Çeltikçi İlçelerimizdeki adliyelerimiz kapatıldı, bazı banka şubelerimiz kapatıldı; sıra, Burdur Köy Hizmetlerine geldi.

Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinin, sözümona yeni düzenlemeler getireceğim diye çıkarılan bu kanunları, yok edilen, yerle bir edilen ve ülkeyi yıllarca içinden çıkılamayacak idarî krizlere sürükleyecek bu düzenlemeleri, sanıyorum bundan sonra iktidara gelecek üç beş hükümet dahi zor düzeltecektir. Yaptığınız fazla bir şey yok; ama, mevcut düzenleri bozmakta, karmaşa içine sokmakta yaptığınız şeyleri inkâr etmek mümkün değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, içimiz sızlayarak, Türkiye'nin en önde gelen şanlı kurumlardan birisinin daha ipini çekmek üzere olduğumuzu üzülerek belirtmek isterim. Bugün, 48 000'e yakın personeli, 19 bölge müdürlüğü, 12 araştırma enstitüsü, 2 eğitim merkezi müdürlüğü ve 3 proje müdürlüğü ve sahip olduğu 17 000 makinesiyle sayısız hizmetler vermiş olan devasa bir kurumu tarihin karanlık sayfaları arasına gömmek üzeresiniz.

Birazdan bu kanun tasarısı oylanacak ve sizlerin oylarıyla bu koskoca kurum yerle bir olacak; tıpkı bundan önce de yok ettiğiniz, etkisiz bıraktığınız diğer kurumlar gibi. Ve eminim ki, birçoğunuz, neymiş şu Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, şimdiye kadar neler yapmış ya da her türlü imkâna sahip miymiş ya da neleri yapmamış diye merak edip de ilgilenmediniz bile. Şimdi vakit çok geç olmadan, bari, verilen bir arada odalarınıza gidip bir 10 dakika araştırın. 300 000 kilometre köy yolunun ve 80 000 içmesuyu ünitesinin hangi kurum tarafından yapıldığını ve 15 000 000 köylümüze hizmet veren kurumun hangisi olduğunu öğrenin. 10 000'e yakın köy, 12 000 konut ve 6 000 tarımsal işletmede yapılmış iskân çalışmaları hakkında bilgi edinin. Gerek proje müdürlüklerince gerekse de araştırma enstitülerince yapılmış binlerce çalışmayı görün. Bu yasayla birlikte bütün bu çalışmaların heba olacağını hesaplayın.

Yine, bu yasayla aileleriyle birlikte mağdur edeceğiniz en az 250 000 vatandaşımızı düşünün. Bu yasayla birlikte Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün hizmetlerinden yararlanamayacak olan milyonlarca köylümüzün, çiftçimizin durumunu bir kez daha düşünün.

Değerli arkadaşlarım, ülkemizde ilk defa olarak biyogaz üretimine ait değerli çalışmaları yapan kurum, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüdür. 1986 yılında tüm akademik çalışmalar ve fizibilite çalışmaları tamamlanmasına rağmen ve biyogaz tesisi kurmak isteyen hayvancılık işletmelerinin yoğun taleplerine rağmen, hükümetlerin ilgisizliği nedeniyle bugün işlerlik kazandırılmamış ve kurumsal bir faaliyet yapılamamıştır. Bunun gibi birçok çalışmadan söz etmek mümkündür.

Burada hantal olan yapı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yapısı mıdır, yoksa, hantal olan, devlet işleyişi midir?..

Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, her kar yağdığında, yolların her kapandığında, kırsal kesimde yaşayan milyonlarca köylümüzün tek umudu olmuştur.

Köylerde üç isim hep hafızalardadır; bunlardan biri greyder şoförüdür, biri veteriner hekimdir, biri -orman köyü ise- ormancıdır. Birçok okul çocuğumuz Köy Hizmetlerinin açtığı yollardan okullarına gitmiş, birçok hastamız bu sayede hastanelere ulaşarak şifa bulmuş, birçok kadınımız, yine bu yollardan hastanelere ulaşarak doğum yapmıştır.

Bugüne kadar 300 000 kilometreye yakın köy yolunu açan, önder, genç çiftçileri yetiştiren, doğal arıtma tesisleri, havuzlar, sulama kanalları yapan, yine yeraltı sularımızın değerlendirilmesi için çok değerli çalışmalar yapan, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü değil midir?!

Böyle bir kurumu kapattığınızda ve tüm yetkilerini belediye ve özel idarelere devrettiğinizde, bu hizmetlerin aksamadan ve geliştirilerek yürütülebileceğini, gerçekten, düşünüyor musunuz?

Bugün, İstanbul'da üç dört saatlik bir kar yağışı, tüm yaşantıyı günlerce felce uğratmaktadır. Yerel yönetim bunda bile başarılı olamazken, bir de Köy Hizmetlerinin görevlerini nasıl yürütecektir? Bu sorumluluğu nasıl yerel yönetime vereceksiniz?

Kendi kurumlarında bugüne kadar her türlü özveriyle çalışan kurum personelinin, şimdi, bir başka kurumun bünyesinde sığıntı bir çalışan olarak aynı özverili çalışmaları sürdürebileceğini düşünüyor musunuz?

Ülkemizde, toprak muhafazası, arazi toplulaştırılması, arazi düzeltme hizmetleri, göçmen ve göçebelerin iskânı, heyelan ve erozyonla mücadele konularında tek yetkili ve tek bilgili kuruluş Köy Hizmetleridir; Genel Müdürlük de bir ihtisas birimidir; bunu görmezlikten gelemeyiz.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun tasarısı yasalaştıktan sonra, seçim bölgelerinizde aksayan hizmetlerden dolayı vatandaşın tepki ve şikâyetlerini nasıl göğüsleyebileceğinizi iyi düşünün. Belki de, tarihî bir karar vererek koskoca bir kurumsal yapıyı yerle bir etmek üzeresiniz. Bunun vicdanî sorumluluğunu üstlenebilecek misiniz? Gelin, bu kanun tasarısını reddedelim. Bu kurumsal yapıyı bozmayalım. Sonra, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü nasıl daha verimli çalıştırılabilir, neler yapılabilir; onları hep birlikte tartışalım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümeti, bugüne kadar işçinin, memurun, köylünün, çiftçinin ve milyonlarca işsizimizin dertlerine çare bulmak yerine, bugün darboğazda olan tarım ve hayvancılığımızın sorunlarına çözüm bulmak yerine, Başbakanlıkça hazırlanan bu kanun tasarısıyla mevcut durumu iyileştirmeyi düşünmüyor; daha da komplike bir hale getiren bu tasarıyı gündeme getiriyor.

Sayın milletvekilleri, lütfen, sağduyulu olalım ve bu kanun tasarısına "hayır" diyelim. Aksi halde, devletin en iyi işleyen çarklarından birisini daha kırmış olacağız. Gelin, bu yanlıştan vazgeçelim. Neden vazgeçelim diyorum; köylümüz, yerinden yönetimi ve hizmeti zaten ayağında alıyordu. Şöyle ki: Değerli arkadaşlarım, ben, Antalya İlinde, Korkuteli İlçesi adına beş yıl il genel meclisi üyeliği yaptım. İl genel meclisi üyeleri, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, bölge müdürlüğünün, il müdürlüğünün mesai arkadaşı gibi çalışırlar. Köy Hizmetleri çalışanları, kadroları, ekipleri, bilgileri, deneyimleri, ödenekleriyle köye ve köylümüze, yıllardır, cansiparane bir şekilde hizmet etmektedirler. Onlar, ulaştırmada, içmesuyunda, köprüde, iskânda, tarımda, konutta, teknolojik araştırmalarda ve çevre sektöründe daima hizmet üretmişlerdir. Bakın, mevcut sistemde, il genel meclisi üyeleri daimî encümenleriyle vali başkanlığında, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, bölge ve il müdürlükleriyle neler yapıyorlardı: Yol yapımı, bakımı ve onarım çalışmalarını yapıyorlardı; köprü ve sanat yapılarını yapıyorlardı; arıtma ve kanalizasyon çalışmalarını yapıyorlardı; göçmen ve göçebelerle ilgili sorunları, onlar için yer kamulaştırmalarını, tarımsal iskânlarını yapıyorlardı; tarım arazisi tesviyelerini yapıyorlardı, tarım arazisi drenajlarını yapıyorlardı, tarım arazisi sulamalarını yapıyorlardı; yine, tarım arazisi toplulaştırmalarını yapıyorlardı, toprak muhafaza çalışmalarını yapıyorlardı, tarım topraklarının korunmalarını sağlıyorlardı, yeraltı su kaynaklarının, değerlendirilmek üzere, sondaj çalışmalarını yürütüyorlardı; bütün bu sektör çalışanlarında gerek duyulan doneler için araştırma çalışmalarını, erozyon ve heyelan çalışmalarını, hatta duble yol çalışmalarında görev yapıyorlardı ve başarıyorlardı. Onun için, bu başarıya sahip çıkalım. Gelin, bu yanlışlıktan vazgeçelim diyorum. İşi arapsaçına çevirmeyelim. Bizim Burdur yöresinde bir atasözü vardır: "Ahmak oğlu verir malı veresiye/ kafesteki kuşu salıverir gelesiye." Gelin, kafesteki kuşu salmayalım. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu maddede 'bu kanunun geçici 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası yayımı tarihinde, diğer hükümleri 1.3.2005 tarihinde yürürlüğe girer" denilse de, gelin, bu kanunu geri çekelim.

Biliyorum, siz yine bildiğinizi yapacaksınız. Durum böyle olunca, ben, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Sayın Bakana, şimdiye kadar yaptıkları hizmetten dolayı, Genel Müdürüne, mühendislerine, makine operatörlerine, şoförlerine, işçilerine kadar tüm çalışanlarına, hizmet alan Türk köylüsünün minnet ve şükranlarını sunuyorum. Bugüne kadar yapılan özverili çalışmalarınıza da şahsım adına teşekkür ediyorum.

Bu vesileyle, tüm ulusumun, sizlerin ve Burdurlu hemşerilerimin yaklaşan kurban bayramını candan kutluyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

51 konuşma daha · 13 Ocak 2005

51 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook