Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Ocak 2005 · 353 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Akdağ (AK Parti), 6 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 353 kelime.
Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2005-01-06-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl-12 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Sağlığın, kuşkusuz ki, bir koordinasyon çatısı altında toplanması, önümüzdeki günlerde daha nitelikli bir hizmeti getirecektir. Bu hususta genel sağlık sigortasının gelmesi de sistemi tamamlayan önemli bir unsur olacaktır.
Değerli milletvekili arkadaşlarıma burada özellikle şunu ifade etmek istiyorum: Hakikaten, bugün -bunu daha önce de ifade ettim- hiç kimsenin elinde sihirli bir değnek yok. Yapısal değişiklikleri, dönüşümle ilgili değişiklikleri çağın gerektirdiği biçimde yapmak ve yaptıklarınızı da ısrarla takip etmek zorundasınız. Zamana ihtiyacımız olduğu açıktır. Onyılların ihmalini, belki bir yarım asrın ihmalini ortadan kaldırıcı, rehabilite edici, yaraları sarıcı bir program sürdürüyoruz; halkımız adına bunu sürdürmeye devam edeceğiz.
SSK özel yasayla kurulmuş bir kamu tüzelkişiliğidir -bunu, bugün, birçok kere konuştuk- ve dolayısıyla, malları da devlet malı hükmündedir.
Avrupa Birliği ülkelerinde, sağlık hizmeti veren hastaneler çeşitli şekillerde yapılandırılabiliyor; ama, büyük bir çoğunluğunda, bu hastaneler yerel yönetimlere aittir; Avrupa Birliği ülkelerinin önemli bir kısmında, özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde bu işleri tamamen yerel yönetimler organize etmektedir.
Aile hekimliği konusu, kuşkusuz ki, verilecek hizmeti bütün vatandaşlarımıza ulaştırmakta bizim en önemli araçlarımızdan olacaktır.
Sayın Meral, işçi ve işverenin sigorta primi olarak ödediği primlerden bahsetti ve bu oranların indirilip indirilmeyeceğini sordu. Bu hususta, şu anda, kesin bir şey söylemeye mezun değilim. Yani, bu oranlar, mutlaka, genel sağlık sigortası çalışması çerçevesinde, uygun ölçüde belirlenecektir; ama, yürütme itibariyle bu işin birinci derecede sorumlu kişisi ben olmadığım için, müsaadenizle, buna, kesin bir rakam söylemeyeyim.
"İlaçta vatandaştan alınan paylar kesilecek mi" dediler. Hayır, kesilmeyecek. Bütün dünya ülkelerinde, bu çeşit katkı payları ödenmektedir ve ödenmesi de gerekir; çünkü, katkı payları ödenmezse, bu sefer ilaç sarfiyatı çok büyük rakamlara ulaşmaktadır. Dolayısıyla, aslında, şunu da özellikle ifade etmek isterim ki, Türkiye'de ilaç konusundaki kesintiler, birçok ülkeye kıyasla son derece düşük oranlardadır. Halkımızın satın alma gücüyle de kıyaslandığında böyle olması gerektiğini ben de rahatça ifade ediyorum. Şimdi, ülke ismi söylemeyeceğim; ama, birçok ülkede yüzde 40'lara, yüzde 60'lara varan katkı payı ödemeleri var. Bildiğiniz gibi, bizde, çalışanlardan yüzde 20, emeklilerden yüzde 10 oranında -ayakta tedavi gören hastalar için- katkı payı ödenmektedir. Sürekli ilaç kullananlar, kronik hastalar ise bu katkı paylarını hiç ödememektedirler, yatan hastalarda da herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.
Çok teşekkür ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
78 konuşma daha · 6 Ocak 2005