Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Ocak 2005 · 508 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Akdağ (AK Parti), 6 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 508 kelime.
Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2005-01-06-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl-8 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.
Bu sağlık kuruluşlarının devralınmasıyla, kuşkusuz ki, ülkemizdeki sağlık envanteri daha iyi yönetilecektir. Bu hususta, zaten, bu Meclis çatısı altında herhangi bir arkadaşımın önemli bir kuşkusu olduğuna inanmıyorum; çünkü, değerli Anamuhalefet Partisi de, en azından, hastanelerin yönetiminin veya sağlık kuruluşlarının yönetiminin bir elden olması gerektiğini birçok kere ifade etti.
Kurum tabipliklerinin standartları aile hekimliği hizmetlerini içermeyecek biçimde belirlenecektir. Bugün, kurum tabiplikleri, daha çok, hasta muayene eden veya birtakım sevk işlemlerini düzenleyen, bazı raporları düzenleyen kuruluşlar şeklindedir. Dolayısıyla, aile hekimliği hizmetlerini kurum hekimliklerinin üzerinden almayı düşünüyoruz.
Bu anlamda, TEDAŞ'taki veya başka yerlerdeki fazla cihazların, daha doğrusu, kısmen atıl kapasitede çalıştırılan cihazların da daha verimli çalıştırılması mümkün olacaktır.
Hekimlerimizin önümüzdeki yıllarda daha fazla hastayla, daha doğrusu, hastalar açısından daha fazla müracaatla karşılaşacakları muhakkaktır. Ülkemizde, sağlık bilinci arttıkça, bu sayı artmaktadır. Yaptığımız çalışmalar, sağlık harcamalarıyla ilgili hesaplamalar, bugün için, bir vatandaşımızın, yılda dört sayısının biraz daha üzerinde bir ortalamayla hekime müracaat ettiğini göstermektedir.
Üzülerek söylemeliyim ki, ülkemiz, hekim sayısı bakımından, Dünya Sağlık Örgütünün Avrupa Bölgesindeki 52 ülkenin içerisinde sonuncudur. Bunu, daha önce, bir sayın konuşmacı da "Türkiye'de hekim sayısını artırmak gerekir" şeklindeki benim ifademi şaşkınlıkla karşıladığını söylemişti. Değerli arkadaşımız, mutlaka bu rakamları yeterince bilmiyordur veya bilse bile, bu husustaki talep artışını yeterince gözlemleyememiş durumdadır. Evet, Türkiye'de daha fazla hekime ihtiyacımız var; ama, bunu, tıp fakültelerinin kapasitelerini artırarak, altyapılarını güçlendirerek, öğretim üye sayılarını güçlendirerek, belki, imkânlar çerçevesinde yeni tıp fakülteleri açarak gerçekleştirmek zorundayız; yoksa, tıp fakültelerini olumsuz bir biçimde yükleyerek, elbette, bu hususta başarılı olamayız.
Sayın Bayındır'ın soruları içerisinde "Sağlıkta Dönüşüm Programının birinci adımı hastanelerin devri ise, ikinci, üçüncü, dördüncü adımlar ne olacaktır" şeklinde bir ifade var. Birinci adımı bu hastanelerin devri değildi. Birinci adımı, aile hekimliğidir. Biliyorsunuz, Aile Hekimliği Yasa Tasarısını birlikte çıkarmıştık. İkinci adımını, şu anda, bütün sağlık kuruluşlarının bir elden yönetilmesini ortaya koyan bu yasa tasarısı oluşturmaktadır. Üçüncü adımı da, genel sağlık sigortası oluşturacaktır. Hastanelerin varlığı, genel sağlık sigortası için bir engel değildir; ama, dikkatinizi bir hususa çekmek isterim.
Değerli arkadaşlar, bu hastaneler SSK'da iken, yarın SSK genel sağlık sigortasının çatısı altına girince, o zaman da bir başka sıkıntı ortaya çıkacak. Dolayısıyla, bu, bütüncül bir planın bir parçası şeklindedir.
Ortak kullanım protokolündeki hastalar için, SSK'nın bize ödediği parayı, daha önce bir soruyu cevaplarken ifade etmiştim. Yaklaşık olarak 750 trilyon Türk Lirası civarında bir para tahsil etmiş durumdayız 33 000 000 hasta için; ama, bir miktar alacağımız da var. Tahakkuk ettirdiğimiz meblağ 1 katrilyon civarındadır ki, bu miktar, hakikaten, çok büyük bir miktar değildir.
Sayın Yazıcıoğlu, Diyarbakır'daki hastaneyi bitirdikten sonra, mutlaka, bu envanter çerçevesinde gerekenleri yapmış olacağız.
Sayın Karademir'in sorusuna cevaben şunu özellikle söylemek istiyorum: Hastanelerin veya diğer sağlık kuruluşlarının mahallinden yönetilecek olması, mahallî yönetimlerin bu hususta daha çok söz sahibi olacak olması, özelleştirme anlamına gelmez. Hiç böyle bir ifademiz yok bizim. Bunu siz kendiniz söylüyorsunuz, kendiniz yorumluyorsunuz, istediğiniz gibi de bu yorumu genişletiyorsunuz. Bu hususta bizim alnımız her zaman açıktır. Benim hiçbir yakınımın sağlıkla ilgili, bu anlamda, herhangi bir yatırımı olmamıştır. Hem de biraz iddialı konuşacağım; bundan sonra da olmayacaktır bütün Bakanlığım boyunca. Bundan hiç endişeniz olmasın.
Çok teşekkür ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
78 konuşma daha · 6 Ocak 2005