Süt ve süt üreticilerinin sorunları hk
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 94. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Mayıs 2005 · 797 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Akdağ (AK Parti), 4 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SÜT VE SÜT ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK); konuşma 797 kelime.
Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “Süt ve süt üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2005-05-04-sut-ve-sut-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Aksaray Milletvekilimiz Sayın Ahmet Yaşar'ın, ülkemizde süt üretimi ve özellikle de bunun tüketilmesi konusundaki değerli konuşması için, konuyu dikkatlere sunan değerlendirmesi için kendisine teşekkür ediyorum.
Gerçekten, Avrupa Birliği üyeliği sürecinin hızlandığı şu son dönemlerde, hayvancılık sektörü, özellikle de süt ve süt ürünleri sektörü, en kritik bir sektör olması sebebiyle, ülkemizde hayatî bir öneme sahiptir. Kuşkusuz ki, süt sığırcılığı, bu önemiyle, insan beslenmesinde hayatî protein kaynakları olan süt ve süt ürünlerini oluşturması açısından ayrı bir öneme sahiptir. Aynı zamanda, ekonomimizin temel dinamikleri arasında olan gıda sanayimizin gelişmesi, kırsalda yaşayan milyonlarca insanın geçim kaynağı olması, et ve deri üretiminde temel kaynak teşkil etmesi itibariyle de süt sığırcılığının önemi olduğu açıktır. Hepimiz biliyoruz ki, insanların fiziksel ve zihinsel gelişimi, sağlığı açısından da süt çok önemli bir gıdadır ve hayvan varlığımızla sağlayabildiğimiz süt üretiminin 10 000 000 ton olduğunu ülkemizde görmekteyiz. Aslında, nüfusumuz dikkate alındığında, bu üretim değeriyle sağlayabildiğimiz beslenme düzeyi, özellikle hayvansal protein açısından, ülkemiz için yeterli bir düzey değildir. İçme sütü şeklinde, kişi başına, Türkiye'de 24 litre civarında süt tüketilmektedir. Oysa, gelişmiş ülkelerde bu miktarın 100 litrenin üzerine çıktığını biliyoruz ve bu 24 litre sütün de 8 litresi işlenmiş veya paketlenmiş süt şeklindedir ve Türkiye'de tüketilen bütün içecekler arasında, üzülerek ifade etmemiz gerekir ki, sütün payı yüzde 9'dur. Çay, su ve özellikle gazlı içeceklerden sonra sütün 4 üncü sırayı aldığını görmekteyiz.
Değerli milletvekilleri, hakikaten, insan sağlığı açısından önemi dikkate alınınca, süt tüketimini ülkemizde mutlaka artırmak zorundayız. Biraz önce değerli milletvekilimiz Sayın Ahmet Yaşar da ifade ettiler;. ülkemizde süt üretimi son yıllarda artış göstermektedir. Oysa, tüketim, bununla paralel biçimde artan bir özellik gösteremiyor. Aslında, bu, sütün piyasada satış fiyatıyla da pek ilgili görülmemektedir; çünkü, bu kadar değerli bir besin olmasına rağmen, biraz önce bahsettiğim gibi, gazlı içecekler ve benzeri birçok içecek, aslında, ülkemizde sütten daha yüksek fiyatlarla satılmaktadır. O halde, toplumca, süt tüketimini mutlaka kendimiz için, kendi sağlığımız için, çocuklarımızın sağlığı için önümüzdeki yıllarda, önümüzdeki günlerde artırmak durumundayız. Ülkemizde hayvan sayısı azalmasına rağmen, süt üretimi son yıllarda artmıştır; çünkü, ıslah çalışmaları sonucunda kültür ırkı ve melez hayvan sayısındaki artış, bu arada teşvikler ve diğer girdi kullanımındaki artışlardan dolayı süt üretiminde artış vardır.
Değerli milletvekilleri, süt üretimiyle ilgili olarak bazı problemler var; bunlardan önemlilerini kısaca ifade etmek istiyorum. Kabayem üretimimizin yetersizliği sebebiyle maliyetler yüksek kalmaktadır. Çiğ süt arzında kalite ve zaman zaman sağlık sorunları görülebilmektedir. Süt maliyetleri ile satış fiyatları arasında istikrarsızlık görülebilmektedir. Ayrıca, biraz önce de ifade ettiğim gibi, iç tüketimde süt arzı arttığı zaman yetersizlik ortaya çıkmaktadır. Sorunların çözümüne yönelik olarak, Hükümetimiz ve Tarım Bakanlığımız, hayvancılık sektöründe yeni bir açılım ve değişim politikaları belirleyerek gelecek on yılın hedef ve stratejilerini belirlemiş durumdadır. Bu çerçevede, süt üretiminin artırılmasının hedeflenmesi doğrultusunda, verilen teşviklerle, 2005 yılı başından itibaren ülkemizde süt üretimi artmış durumdadır.
Süt sektörünün sorunlarına ilişkin olarak Tarım Bakanlığımızın çalışmaları arasında aşağıdaki hususlar ön sırada bulunmaktadır.
Müdahale fiyatının oluşturulması ve müdahale alımlarının yapılması, sanayiin teşviki ve yönlendirilmesi ve tüketimin artırılmasına yönelik kampanyalar. Ben, bu son hususun özellikle çok önemli olduğu kanaatindeyim; çünkü, herhangi bir ürünün piyasada arzı sırasında fiyat istikrarının sağlanması, o ürünün belirli bir fiyatla değerine satılabilmesi için mutlaka bu arzı karşılayacak talebin oluşması gerekmektedir. Bunun için, okullarda çocuklarımıza süt verilmesi, yaşlılar, hamileler ve çocuk sütleri açısından yapılacak çalışmalar, sosyal amaçlı yardım kampanyaları ve iletişim çalışmalarıyla toplumca süt tüketiminin artırılması, kanaatimce, meselenin en önemli noktalarındandır.
Süt teşvikleriyle ilgili olarak, hayvancılık konusunda yapılan teşviklerimizin içerisinde, litreye 7,5 kuruş ile 3 kuruş arasında değişen çeşitli teşvikler şu anda Hükümetimizce yapılmaktadır. Ayrıca, sağım hijyeni ve süt kalitesini artırıcı bazı desteklerimiz var. Özellikle, kendi özkaynaklarıyla işletmesine sabit süt sağım ünitesi kurarak ve soğutma tankı koyarak sanayie aktarılacak sütte belirli bir kalite ve hijyeni sağlayacak üreticilere, yatırım miktarının şu anda yüzde 40'ını Hükümetimiz destek olarak ödemektedir.
Yem bitkilerinin yeterli olması açısından da -bildiğiniz gibi, maliyetlerin yüzde 70'ini hayvancılıkta yem bitkileri oluşturuyor- yem bitkisi üretimi yapmak üzere başvuran üreticilere, nakliye ve ilaç bedeli hariç, çokyıllık yem bitkileri ekilişinde, birinci yıl yatırım giderleri ve uygun görülen işletme giderlerinin, ekiliş alanlarıyla uyumlu satın alınan alet ve ekipmanlar da dahil olmak üzere, proje bedellerinin yüzde 40'ı, tek yıllık yem bitkilerinde ise yüzde 30'u doğrudan ödenmektedir şu anda. Ayrıca, sertifikalı yem bitkileri için de yüzde 25 oranında doğrudan ödeme yapılmaktadır.
Bu çerçevede, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için yüzde 40 indirimli kredi kullanımı da şu anda sağlanmış durumdadır. Ayrıca, işletme kredilerinde vadeler 18 aya, yatırım kredilerinde ise 5 yıla yükseltilmiştir.
Değerli milletvekilleri, konu, hassasiyeti bakımından Hükümetimizce önemle takip edilmekte ve sektör temsilcileriyle sürekli olarak çözüm arayışları da sürdürülmektedir. Sektörün sorunlarının çözümüne yönelik yapılan çalışmalar yanında, Türk hayvancılığının Avrupa Birliğine uyumu konusunda da çalışmalar başlatılmış ve bu husus da dikkatle takip edilmektedir.
Ben, Aksaray Milletvekilimiz Sayın Ahmet Yaşar'a, değerli milletvekillerimizin ve kamuoyunun dikkatini konuya çektiği için tekrar teşekkür ediyor; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 4 Mayıs 2005