209 sayılı sağlık bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile esenlendirme (rehabilitasyon) tesislerine verilecek döner sermaya hakkında (s.s1101)
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Mart 2006 · 720 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Akdağ (AK Parti), 7 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 209 SAYILI SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞLI SAĞLIK KURUMLARI İLE ESENLENDİRME (REHABİLİTASYON) TESİSLERİNE VERİLECEK DÖNER SERMAYA HAKKINDA (S.S1101)); konuşma 720 kelime.
Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “209 sayılı sağlık bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile esenlendirme (rehabilitasyon) tesislerine verilecek döner sermaya hakkında (s.s1101)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 7 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2006-03-07-209-sayili-saglik-bakanligina-bagli-saglik-kurumlari-ile-esenlendirme-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.
Değerli Milletvekilimiz Sayın Arslan'a cevaben Yüce Meclisimize açıkça ifade etmek isterim ki, biz hiçbir şeyi tamamen tozpembe olarak görmüyoruz ve göstermiyoruz. Sağlık sistemimizin birtakım problemleri vardır; dün vardı, bugün var, yarın da olacak. Ama, üç yıl, üçbuçuk yıl içerisinde nereden nereye geldiğimiz önemlidir, ne kadar mesafe aldığımız önemlidir, sağlıkta dönüşüm programının vatandaşımızın sağlık hizmetine erişimini ne şekilde kolaylaştırmaya başladığı önemlidir, ne şekilde kolaylaştırdığı önemlidir.
Değerli milletvekillerim, şunu açıkça belirtmem gerekir: 2002 yılında, ülkemizde, Sosyal Sigortalara bağlı sağlık kuruluşları ile Sağlık Bakanlığımıza bağlı sağlık kuruluşlarında yılda muayene edilebilen hasta sayısı 165 000 000'du. Bu sayı, 2005 yılında, yani devrin gerçekleştiği yılda 270 000 000 olmuştur. Dile kolay!
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Hasta sayısı mı artmış Sayın Bakan?
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Devamla)Bir sayın milletvekili oradan bir soru daha sordu "hasta sayısı mı artmış?.." Bu, aslında, güzel bir soru. Hasta sayısı, elbette artmadı; ama, hastalar, hastane kapılarında bekleşiyorlardı, randevu alamıyorlardı ve birçok rahatsızlıkları için de, doğrudan eczaneye giderek, hem de ceplerinden para ödeyerek, bir şekilde kendilerini tedavi etmeye çalışıyorlardı veya hastalıkları iyice kronikleşip ağır bir duruma gelinceye kadar da, belki hastanenin kapısına, sağlık sisteminin kapısına gitmemeyi tercih ediyorlardı. Hâlâ, ülkemizin bazı bölgelerinde, kalabalıklar var, fiziksel yetersizliklerimiz var. Israrla anlatmaya çalıştığımız gibi -ilk defa bizim dönemimizde, bu, kamuoyuna bu şekilde ifade ediliyor- hekim yetersizliğinden doğan problemler var; ama, çok büyük mesafeler aldık.
Değerli milletvekillerim, uyguladığımız politikalar sonucudur ki, Türkiye'de, uzman hekimlerimizin, 2002 yılında, fulltime çalışma oranları yüzde 11'ken, bugün yüzde 54'e çıkmıştır. Bunlar da, sağlık kuruluşlarımızdaki kapasiteleri artırmaktadır.
Sayın Kılıçdaroğlu "Dışkapı Hastanesinde kaç başhekim yardımcısı vardı; şimdi kaç başhekim yardımcısı var" diye soruyor. Dışkapı Hastanesinde, biz devraldığımız zaman 33 başhekim yardımcısı vardı, şu anda da 35 başhekim yardımcısı var. Sayın Kılıçdaroğlu'nun, aslında, sorusundan şu sonucu çıkarmak lazım: Hakikaten, bu kadar büyük sayıda başhekim yardımcısıyla bir hastane yönetilmez. Bunun için, Atama ve Nakil Yönetmeliğimizde yaptığımız değişikliklerle birlikte, yeni personel dağılım cetvelleri yaptık. Şimdi, standart kadro yönetmeliğimizi de değiştiriyoruz ve bu yönetmelik çerçevesinde, başhekim yardımcıları, hastane müdür yardımcılarının sayısını, bütün sağlık kuruluşlarımızda azaltacağız. Ne yazıktır ki, bu 33 sayısı için de, 35 sayısı için de, standart kadrolar şu anda müsait. Dolayısıyla, buradan 1 kişiyi görevden aldığınızda, mahkemeyle geriye dönüyor Sayın Milletvekilim. Onun için, bunu değiştirmek durumundayız. Son derece haklısınız.
Yeşilkartı birçok vatandaşımızın alamadığından Sayın Milletvekilimiz bahsettiler. Aslında, Türkiye'de 10 000 000 vatandaşımız yeşilkartlıdır. Biliyorsunuz, yeşilkart, yoksulluk derecesi belli bir seviyenin altında olan vatandaşlarımız için veriliyor, belli bir denge tutturulmaya çalışılıyor. Bu dengeyi tutturamazsanız, bu sefer de, kamu bütçesi, gerçekten, her önüne gelene yeşilkart dağıtırsa, bunun da sonu gelmez Değerli Milletvekilim. Şu anda 10 000 000'un üzerinde vatandaşımızın yeşilkartı var.
Yeşilyurt Hastanesiyle ilgili, bu güvenlik problemleriyle ilgili meseleyi değerlendireceğim, incelettireceğim ve gerekeni yapacağım. Alakanız için teşekkür ediyorum.
Ege Üniversitesine sevk yapılmıyorsa veya başka bir yere, orada idarî bir problem var demektir. Bunu engelleyen hiçbir mevzuat yok; buna da bakacağız.
Karşıyaka Devlet Hastanesindeki yoğunluk için de, İzmir İlimizde de diğer illerimizde olduğu gibi, yeni sağlık yatırımları ortaya koyarak bunları azaltmaya çalışıyoruz.
Sayın Hamzaçebi'nin "1,1 katrilyon niçin terkin ediliyor" sorusuna cevaben şunu ifade edeyim: Sayın Hamzaçebi, aslında, biliyorsunuz, bu terkinin önemli bölümü SSK'dan olan borçlar içindir ve Bağ-Kurdan olan borçlar içindir ve bu borçları da, bu açıkları da, yine, kamu hazinemiz kapamaktadır. Dolayısıyla, bir tarafta kamunun hastaneleri var, öbür taraftan kamu hazinesinin açıklarını kapadığı kamu sağlık sigortacılığı var. Burada bir dengeyi tutturmak lazım. Gerçekten, bu rakamların terkin edilmesiyle, hastanelerimizin hizmetleri açısından bir aksama meydana gelmeyecektir. Onun için, kamunun kendi dengeleri içerisinde, kendi bütçe dengeleri içerisinde bu kabil uygulamalar yapması, kanaatimce, tabiî karşılanmalıdır.
Bir de Rize İliyle ilgili olarak göz sağlığı hizmetlerinden bahsedildi. Şu anda Rize İlimizde toplam 500 göz uzmanımız var ve bunlar hizmetlerine devam ediyorlar.
Sayın Başkanım, bir hususa daha işaret ederek konuşmamı bitiriyorum.
Birçok konuşmacı arkadaşımız, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki hekim ihtiyacının bizim politikalarımızla karşılanamadığından bahsetti.
Değerli milletvekillerim, göreve geldiğimizde, hemen göreve geldiğimiz günleri takiben 1 Ocak 2003 tarihinde, doğu ve güneydoğu illerimizde toplam 1 807 uzman hekim vardı, şu anda bu illerimizde 2 390 uzman hekim var. Yine, göreve geldiğimizde, bu illerimizde 4 077 pratisyen hekim vardı, şu anda 4 283 pratisyen hekim var. Yani, gerilememişiz; bu hususta da ciddî bir gelişme başlamış; ancak, aradaki açık o kadar büyük ve Türkiye'deki hekim açığı büyüklüğü dolayısıyla dengesizlik o kadar büyük ki, yeni tedbirler almak, bu tedbirlerle yola devam etmek gerekiyor.
Hepinize saygılarımı sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 7 Mart 2006