209 sayılı sağlık bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile esenlendirme (rehabilitasyon) tesislerine verilecek döner sermaya hakkında (s.s1101)
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Mart 2006 · 624 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Akdağ (AK Parti), 7 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 209 SAYILI SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞLI SAĞLIK KURUMLARI İLE ESENLENDİRME (REHABİLİTASYON) TESİSLERİNE VERİLECEK DÖNER SERMAYA HAKKINDA (S.S1101)); konuşma 624 kelime.
Recep Akdağ (AK Parti, Erzurum). “209 sayılı sağlık bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile esenlendirme (rehabilitasyon) tesislerine verilecek döner sermaya hakkında (s.s1101)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 7 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-akdag-22-2006-03-07-209-sayili-saglik-bakanligina-bagli-saglik-kurumlari-ile-esenlendirme-6 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum)Sayın Başkanım, Sayın Koçyiğit, sorusunda "yeşilkart için şartlar nelerdir; bu şartlara uymadan yeşilkart alanlar veya talep edenler hususunda neler yapılıyor" dedi.
Yeşil Kart Kanununda, her bir birey için, asgarî ücretin -aylık gelir olarak asgarî ücretin- üçte 1'i ve daha düşük bir aylık gelire sahipse, yeşilkart verileceği belirtiliyor. Bu işle ilgili komisyonlar -ilçelerimizde ve valiliklerimizde- bu şartları gözeterek yeşilkart veriyorlar veya gerekirse de yeşilkartları iptal ediyorlar.
Bu anlamda, 10 000 000 civarında -daha önce de ifade etmiştim- şu anda yeşilkartlı var; ama, süreç içerisinde, yaklaşık 3 000 000 yeşilkartlının yeşilkartlılık işlemi sonlandırıldı ve bu arada yeni yeşilkartlılar da oldu. Sayı veremeyeceğim; ama, tabiî, yüzlerce, belki binlerce kişi için veya bu kartları bu kişilere veren görevliler hakkında çeşitli soruşturmalar yapılıyor ve gerekenler de yapılıyor.
Sayın Tandoğdu, dönemimizde, 13 354 hekim mezun olmuştur tıp fakültelerinden. Bu süre içerisinde, sadece asistan olarak tıp fakültelerine ve eğitim hastanelerine geçen sayıyı söylersem, olayın ne durumda olduğunu daha iyi anlayacaksınız. 17 043 kişi asistan olmuştur.
Biz, Türkiye'de, maalesef, pratisyen hekim sayısını son yıllarda hiç artıramıyoruz. Her yıl mezun olan yaklaşık 4 000-4 500 kişi varken, 2 500 civarında da hekimimiz sistemden çıkmaktadır. Bunların içinde emekli olanlar var, hayatını kaybedenler var. Dolayısıyla, sisteme zaten 2 000 kişi civarında yeni hekim girme şansı olmaktadır, mutlak anlamda. Bu, artan nüfusu bile karşılamıyor. Gelin, siz, şu sevdadan vazgeçin: Bunu, bu konuya muhalefet eden bütün çevrelere söylüyorum. Türkiye'de hekim yetersizliği var. Geçmişte birtakım yanlış bilgilendirmelerle, sizler veya muhalefet safındaki başka kişiler, hatta Tabipler Birliği, Türkiye'de hatta bazı fakülteler, bu fakültelerin yöneticileri Türkiye'de hekimin fazla olduğunu söylemiş olabilirler. Bu Meclis kürsüsünden grup başkanvekillerinizden birisi, "Türkiye'de hekim enflasyonu vardır" demiş de olabilir; ama, bunlar yanlış. Bu yanlıştan ne kadar erken dönersek, ülkenin geleceğine o kadar hayırlı bir iş yapmış oluruz. Türkiye'de mezun olan hekimler, sistem içerisinde hekim sayısını artırmaya, maalesef, yetmiyorlar. Daha önce de ifade ettim; Türkiye'de mutlak anlamda bir hekim yetersizliği var.
Bu SSK ve Bağ-Kurlu hastaların mesai saatleri dışında özel hastanelerden hizmet alamamalarından bahsettiniz. Doğrusu, ben, Çalışma Bakanlığımızın ilgili genel müdürlüklerinin sözleşmeleri hangi ölçüler içinde yaptığını bilmiyorum. Yani, mesai sonrası müracaatlar için de sözleşmelerinde bu hastalara bakma mecburiyeti her kuruluş için var mı bilmiyorum. Bu meseleyi ilgili genel müdürlüklerle, Sayın Bakanımızla görüşeceğim; ama, bu talebin varlığı bile, aslında, nasıl bu konuda ilerlediğimizi gösteriyor. Dün bundan hiç bahsedemiyorduk; SSK'lıların veya Bağ-Kurluların, özel sektörden bu anlamda geniş çapta yararlanmasından hiç bahsetmiyorduk. Belki, SSK çok az sayıda anlaşmayla bu hizmeti alıyordu; ama, demek ki, şimdi belli bir mesafe almışız. Kanaatimce, mesai sonrasında da hizmet almaları gerekir; ama, şunu ifade edelim: Kamu hastanelerimiz, işçilerimize, onların yakınlarına, emeklilerine zaten 24 saat açıktır, biliyorsunuz. Geçmişte sadece SSK hastaneleri açıktı; bugün, bütün kamu hastaneleri açıktır.
Diş hekimliği konusunda, ağız ve diş sağlığı konusunda çok büyük mesafe aldık, hâlâ mesafe almamız gerektiğini de kabul ediyorum. Bu yıl, yine, diş hekimi istihdamına öncelik vererek, önemli sayıda diş hekimi istihdam edeceğiz kamuya. Çok sayıda ağız ve diş sağlığı merkezi kurduk, hastanelerin kapasitelerini artırdık, bu husustaki kapasiteyi artırmaya devam edeceğiz. Son derece haklısınız; ülkemizde, hakikaten bu konuda büyük ihtiyaç var.
Malatya Devlet Hastanesinin binalarının eski tarihli olduğundan bahsetti Sayın Sarıbaş.
Sayın Sarıbaş, hakikaten, Türkiye'de yarım kalmış o kadar çok sağlık yatırımı var ki yeni yatırıma başlamakta zorluk çekiyoruz; ama, yeni bir kanunla, yeni bir finansman modeliyle Anadolu'da birçok ilimizde yeni hastaneler yapma yolunda da bir programımız var, bu anlamda Malatya'yı da değerlendireceğiz.
Sayın Işık, Konya Karatay için de aynı şeyi söyleyebilirim. Kamu-özel ortaklığıyla ilgili olarak yaptığımız kanundan sonra şimdi Bakanlar Kurulu kararını oluşturuyoruz. Sektörle görüştük, tüzelkişilik anlamında Müteahhitler Birliğinin görüşlerini aldık, diğer kurumlarla birçok görüşmeler yaptık. Yakın bir gelecekte, Bakanlar Kurulu kararımızı oluşturarak bu projelerimizi hayata geçirmek üzere fizibilite çalışmalarına başlayacağız. Yüzde 65'i tamamlanan binamız için 10 000 000 YTL ayırmışız. İnşallah imkânımız olur, devamını da getiririz.
Yüce Meclisinize teşekkür ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 7 Mart 2006