İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 121. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

4.5.2005 tarihli ve 5344 sayılı türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kan.değ.yap.dair kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.918 )

Recep Garip

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 121. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Haziran 2005 · 503 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Garip (AK Parti), 29 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 4.5.2005 TARİHLİ VE 5344 SAYILI TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KAN.DEĞ.YAP.DAİR KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS.918 )); konuşma 503 kelime.

Recep Garip (AK Parti, Adana). “4.5.2005 tarihli ve 5344 sayılı türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kan.değ.yap.dair kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.918 )”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2005-06-29-4-5-2005-tarihli-ve-5344-sayili-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-k-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 5344 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla ilgili şahsım adına söz aldım; hepinizi, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun, 278 sayılı Kanunda belirtilen görevlerinin bazılarını hatırlatarak sözlerime girmek istiyorum.

Müspet bilimler alanında, temel ve uygulamalı araştırma yapmak, yaptırmak, yapmayı özendirmek.

İkincisi; Türkiye'nin bilim ve teknoloji politikalarının belirlenmesinde hükümete yardımcı olmak.

Üçüncüsü; bilimsel araştırmaların teknolojik yeniliklere süratle dönüştürülebilmesi için yöntemler geliştirmek. Yani -daha evrensel- Türkiye bilim insanlarını evrenselleştirmek.

Özel sektörün teknoloji araştırma ve geliştirmeye etkin ve ağırlıklı olarak katılımını sağlayacak programlar yapmak.

Türk sanayiinin, üniversite ve araştırma kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği yapmasını sağlayacak programlar geliştirmek. Bu işbirliğinin somut hale dönüşebileceği fizikî ortamlar oluşturmak, yaratmak.

Son madde, bilimadamı ve araştırmacıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmeleri için imkânlar sağlamak, bu amaçlarla ödüller vermek. Öğrenim ve öğretim sonrasında üstün başarıyla kendisini gösteren gençleri izleyerek, onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek, bu amaçla burslar vermek, yarışmalar düzenlemek ve yayınlar yapmak, onların projelerinin hayata geçirilmesi için imkânlar tanımak.

Değerli dostlar, eğer, burada TÜBİTAK'la ilgili ifadelerimize dönecek olursak, yani, Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki gelişme sürecinde, düne kadar siyasallaşmayan bilim dünyası, bundan sonra, özellikle AK Parti İktidarı döneminde hiçbir şekilde siyasallaşmaz. Dün daha çok siyasallaşmıştır kurumlar; ama, bugün, bu konudaki istikrarlı gidiş, bunun önüne geçmiştir. Türkiye Bilim Kurulunun daha evrensel olması amaçlanmaktadır. TÜBİTAK'ın, kamburlarından arındırılması için, aslında, bu düzenlemeler yapılıyor.

Özellikle daha önceki maddelerde konuşma yapan arkadaşlarımın ifadelerinde hayretle karşıladığım bir ifade var. Özellikle daha önce de bu konuda ifadelerimi belirtmiştim. Ele geçirmekten bahsedildiği özellikle vurgulanıyor. Özellikle Gazalcı bu konuyu sık sık yapıyor ve esefle, hayretle kendisine bakıyorum. Oysa, kendisini severim; birlikte oturduğumuz, konuştuğumuz... Komisyon çalışmalarında da son derece verimli çalışmalar yaptık. Bir konunun ele geçirilmesi, bir şeyin ele geçirilmesi benim hayretimi mucip ediyor. Cephe savaşı verilmiyor; cephede ele geçirme vardır, işgal vardır. Buna, lügatlara baktığınız zaman da "ele geçirme", iki nokta üst üste koyduğunuzda, "işgal etmek" anlamına gelir. Ele geçirmek, gerçekten, bu ülkenin kendi öz değerleriyle beslenmiş olan kurumların daha evrensel olmasını sağlamaktır; ele geçirmek bu anlamda yorumlanmaz. Sayın Gazalcı, bu ifadelerin bundan sonra kullanılmamasında yarar görmekteyim.

Yani, sahiplenmek, bir kurumu sahiplenmek, bir kurumun daha evrensel, daha bilim yuvası haline gelmesini, uluslararası nitelikte başarılara, ödüllere imza konulmasını, Türkiye'nin yüzünü ak edebilecek bilim ve teknik dergilerinin, sadece, Türkiye'nin içindeki bir dergi niteliğinin üstünde, uluslararası nitelik arz edebilecek bir bilim ve teknik dergimiz söz konusu değil, yarışmalar söz konusu değil. Bu konuda daha evrensel bakılmasının doğru olduğunu düşünüyorum.

Kimin malı kimden kaçırılıyor? Bu ülkenin malını hep birlikte muhafaza etmekteyiz, daha evrensel olması için de dokuları çok ciddî noktada gözden geçirmekteyiz.

Türkçemizi doğru kullanalım, güzel Türkçemizi daha özgün kullanalım, daha anlaşılır kullanalım. Türk insanının ciddî noktada anlayabileceği, onların beyinlerinde, gelecekteki nesillerimizin bizleri iyi anlayabileceği, anabileceği nitelikte daha evrensel imajları ortaya koyalım; yani, düne kadar siyasallaşmayan kurumları, bugün AK Parti İktidarı mı siyasallaştırıyor; yoksa, bizden önceki dönemlerde çok daha fazla mı siyasallaşmıştı; bunu, ciddî noktada araştırdığımız zaman görürüz. Daha önceki oturumlarda konuştuğumuz şeyleri tekrar etmemek için, açıkçası, bu kadarla yetiniyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 29 Haziran 2005

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook