İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 118. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Memurlar ve diğer kamu görevlerinin bazı disiplin cezalarının affı hakkında (s.s 952)

Recep Garip

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Haziran 2006 · 327 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Recep Garip (AK Parti), 21 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLERİNİN BAZI DİSİPLİN CEZALARININ AFFI HAKKINDA (S.S 952)); konuşma 327 kelime.

Recep Garip (AK Parti, Adana). “Memurlar ve diğer kamu görevlerinin bazı disiplin cezalarının affı hakkında (s.s 952)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2006-06-21-memurlar-ve-diger-kamu-gorevlerinin-bazi-disiplin-cezalarinin-affi-hak (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 952 sıra sayılı sicil affıyla ilgili 2 nci madde üzerinde söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz bu yasa, genel anlamda, daha önceleri de yapılmış olan, özellikle, 25 Aralık 1985 yılında 3249 sayılı bir Yasayla af yasası gerçekleştirilmiş. Daha sonraki dönemde 18 Haziran 1992, 3817 sayılı ve 28 Ağustos 1999 yılında 4455 sayılı Yasayla memur sicil affı gerçekleştirilmiş. Elbetteki, af getirirken, mutlak surette dengeyi muhafaza etmek, mutlaka çalışanla çalışmayanın farkına varmak, hizmet edenle etmeyenin farkına varmak, devlete ihanet edenle etmeyen arasındaki mutlak surette farklara dikkat etmekte fayda var.

Ancak, bütün bunlara rağmen, devlet büyüktür ve âlicenaptır; mutlak surette, memurları üzerinde yapması gereken tasarrufu da kendisi içerisinde yapar. İşte, bugünkü yapmış olduğumuz çalışmada da böyle bir yöntem izlenmektedir. Ceza ve ödül mutlak surette vardır ve gerçektir. Çalışanlarla çalışmayanları, bilenlerle bilmeyenleri birbirinden mutlak surette ayırmamız gerektiği için, o anlamda, yanlışlık yapmıştır, hata yapmıştır, suç işlemiştir. Bunu kendi kişisel ortamlarımızda görmemiz, aile ortamlarımızda da görmemiz mümkün. Evlatlarımız zaman zaman hata yaparlar ve baba olarak, anne olarak kimi zamanlarda da affederiz. Devlet de böyle bir affı gerçekleştirmektedir. O anlamda, yapılması düşünülen ve düzenlenen bu yasada bir kez daha kendi memurumuzun, hata yapmış olanların affedilebilecek olanların affedilmesi konusunda, yeniden topluma kazandırılması, kurumlara kazandırılması, devlete hayırlı hizmetler yapması konusunda bir teşvik anlayışını sağlamaktadır. Dolayısıyla, kimi zaman cezayı verirken usulsüzlük yapılmışsa, bu usulsüzlüklerin ortadan kaldırılması düşünülmüştür. Parasal herhangi bir hak verilmemektedir.

Bütün bunlar doğrultusunda yapılmış olan bu çalışmanın hayırlı olması dileklerimizi iletmemiz gerekiyor; ancak, daha önce konuşan Atilla Kart kardeşimin bir ifadesi var. Ben çok fazla bu ifadeye katılmıyorum; çünkü, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin başından itibaren yapılanmasında asla parti devleti olmak gibi bir anlayış söz konusu değildir. Olsa olsa, bunu, ilk dönemlerdeki gereklilikler, şartlar nedeniyle söylemek mümkün; ama, daha sonraki dönemlerde, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin süreçlerinde asla herhangi bir hükümetin böyle parti hükümeti şeklinde olmasını anlayış olarak tasvip etmemiz mümkün değil. Bunun bu şekilde ifadelendirilmesini de doğru bulmadığımı belirtmek istiyorum.

Yasanın hayırlar getirmesini diliyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

95 konuşma daha · 21 Haziran 2006

95 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook